ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
5 sonuç · “Eşbah”
01ŞEMS-İ TEBRÎZÎ HAZRETLERİ
ŞEMS-İ TEBRÎZÎ HAZRETLERİ Misbâhu’l-eşbâh, miftâhu’l-ervâh, müşkil-güşâ-yı erbâb-ı tahkîk idi. İsm-i âlîleri, Hudâdâd b. Muhammed b. Ali b. Melikiddâd’dır. Tebrîzlidir. Sözleri mücmel ve mufaddal "Sen dâimâ gönle yakın olmuşsun, mâzursun. Gam nedir hiç öğrenmemişsin mâzursun. Ben, sensiz bin gece kan içinde idim, sen ise bir gece bile öyle olmamışsın,…
Zeynüddin İbn Nüceym el-Mısrî
Zeynüddin İbn Nüceym el-Mısrî (926/1520–970/1563), Kahire'de yetişen; el-Bahru'r-râik ve el-Eşbâh ve'n-Nezâir başta olmak üzere Hanefî fıkhının temel eserlerini yazan âlimdir.
Eşbah
| شبا م) Sebeh Ceset, cüsse, cisim, şahıs, karaltı anlamına gelen Şebah'ın çoğulu. tas. Âlem-i eşbah veya cihan-ı eşbâh. Mücerret varlıklarla maddi varlıklar arasındaki bir âlem (sr).
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 768–775
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hazır bulunan cemaatin: — İyi biliriz!.. İyidir inşâ'allah!.. cevabından sonra tezkiye eden sözlerine devam eder: — Bu güzel şehadetinizi, yarın mahşer gününde ve huzur-i Rabbil-âl