Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

5 sonuç · “âzife

01
Şahsiyet

Esircizâde Şeyh Hüseyin Efendi

Esircizâde Şeyh Hüseyin Efendi (ö. 1694), Abdülahad Nûrî'ye intisap edip Midilli'de hilâfet vazifesi üstlenen; İstanbul'a döndükten sonra yaklaşık kırk yıl tekke hizmetinde bulunarak Mehmed Ağa Zâviyesi postuna geçen Halvetî-Sivâsî şeyhidir.

02
Şahsiyet

Hüseyin Azmî Dede

Hüseyin Azmî Dede (1815 – 1892); XIX. yüzyıl Mevlevî şeyhi ve müellif. Dokuz yaşında başladığı meşihat vazifesini ömrünün sonuna kadar sürdürmüş ; kelâm, fıkıh, tasavvuf ve dinler tarihi sahalarında eser vermiştir. Sâz u Terâneye Dâir risâlesinde mûsikinin cevazını savunur.

03
Şahsiyet

Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin)

Nûreddin Cerrâhî (İstanbul – 9 Zilhicce 1133/1 Ekim 1721); Halvetiyye-Ramazâniyye'nin Cerrâhiyye kolunun pîri . Mısır kadılığına giderken vedalaşmak için uğradığı tekkede intisap edip vazifeden vazgeçmiş; Karagümrük'te adına kurulan âsitânede on sekiz yıl irşad etmiştir.

04
Şahsiyet

Şeyh Âşık Mûsâ Efendi

Âşık Mûsâ Efendi (ö. 1567), Ahur köyünden; Mısır seferine katıldıktan sonra İbrâhim Gülşenî’den irşad vazifesi alıp Edirne Şahmelik Zâviyesi’nde hizmet eden Gülşenî şeyhidir.

05
Sözlük

âzife

Sözlüklerde, “Yaklaşan, yakın olan, vuku bulan” anlamında olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette yer almaktadır. Birincisi, “Mü'min suresi” nde “yevmü’lâzife” (yaklaşan gün) dir ve müfessirlerce kıyamet günü veya ölümün yaklaştığı gün ve günahkârların cehenneme gireceği gün olarak yorumlanmıştır. İkincisi, “Necm suresi” nde “ezifeti’l-âzife” (kıyamet günü oldukça yaklaşmıştır) dir ve kıyametin kopacağı gün işaret edilmiştir.