ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
430 sonuç · toplam 430 · “Nebî” · 9/18
01Ortodoks
Hıristiyanlık mezheblerinden. Ortodoks mezhebinin rûhânî (dînî) lideri patrik olup, merkezi İstanbul Fener'deki patrikhânedir. Roma İmparatoru Konstantin üç yüz on senesinde hıristiyanlığa izin verdi. Kendi de hıristiyan oldu. İstanbul şehr…
Nazm
Kelimeleri inci gibi yanyana dizmek. Kur'ân-ı kerîmin kelimeleri Arabîdir. Fakat bu kelimeleri yanyana nazmeden Allahü teâlâdır. Bu kelimeler insan nazmı değildir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlâ tarafından mübârek kalbine bildirilen şey…
Nebe' Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş sekizinci sûresi. Nebe' sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet haberlerini ihtivâ ettiği için sûreye bu mânâya gelen Sûret-ün-Nebe' denilmiştir. Amme kelimesi ile başladığı için…
Neciyyullah
Allahü teâlâ tarafından tûfandan kurtarılan mânâsına Nûh aleyhisselâmın lakabı. Tufândan önce, Allahü teâlânın emri ile bütün ehlî, vahşî ve yırtıcı hayvanlar hazret-i Nûh'un huzûrunda toplandı. Bunların toplanmasıyla çok büyük izdihâm, kal…
Nûrânî
Nûrlu, ışıklı, parlak, münevver. Alev iki kısımdır. Biri zulmânî (karanlık) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmıştır. İnsanlar toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ bu maddeleri, organik…
Hadîs-İ Garîb
Yalnız bir kişinin bildirdiği sahîh hadîs. Yahut, aradaki râvîlerden (nakledenlerden) birine, bir hadîs âliminin muhâlefet ettiği hadîs. Saûd, ateşten bir dağdır. Bu dağda ebedî (sonsuz) olarak, kâfire yetmiş sene çıkış ve o kadar sene de i…
Hisse
Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı. Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar müslüman, bâliğ kimseler, ortak olarak satın alıp kesebilirler. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişini…
Hucurât Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk dokuzuncu sûresi. Hucurât sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On sekiz âyet-i kerîmedir. Dördüncü âyet-i kerîmede geçen Hucurât kelimesinden dolayı sûreye bu isim verilmiştir. Sûrede, bir kısım ahlâk kuralları ile Peyg…
Hums (humus)
Beşte bir; ganîmetten, mâdenlerden ve bulunan defînelerden beytülmâl denen devlet hazînesine ayrılan beşte bir hisse. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Eğer Allah'a îmân etmiş ve hak ile bâtılın ayrıldığı günde ( Bedr savaşın…
Sebe' Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz dördüncü sûresi. Sebe' sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli dört âyet-i kerîmedir. On beşinci âyet-i kerîmede geçen Yemen'de yaşayan kabîlenin adı olan Sebe' kelimesinden dolayı, Sûret-üs-Sebe' denilmiştir. Sûrede;…
Sedd-İ Zülkarneyn
Kur'ân-ı kerîmde Zülkarneyn adıyla bildirilen peygamber veya evliyâ olan mübârek bir zâtın, Ye'cûc ve Me'cûc için yaptırdığı sed. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede Sedd-i Zülkarneyn ile ilgili meâlen şöyle buyurdu: ( Zülkarneyn ) Sonra yine bir…
Hak (el-Hakk)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: ...Allah, Hak'dır. (Müş…
Sünnetullah
Allahü teâlânın koyduğu kânunu, nizâmı, âdeti. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Fakat azâbımızı gördükleri zaman îmânları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Kullar hakkındaki cârî olagelen sünnetullah budur. İşte kâfi…
Hârûn Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîm'de adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Selâm, Mûsâ ve Hârûn üzerine olsun. (Saffât sûresi: 120) (Mûsâ aleyhisselâma peygamberliği bildirilince) dedi ki: "Ve kardeşim Hârûn ise, lisânen…
Hevâ
Nefsin arzu ve istekleri. Nefsini hevâsına tâbi kılıp şehevî arzularının peşinde ömrünü tükettikten sonra Allahü teâlâdan Cennet isteyen ahmaktır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Nefsin arzû ve isteklerine hevâ denmesi, kimde bulunursa onu Cehennem'e…
Şerh-İ Sadr
1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…
Şûrâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk ikinci sûresi. Şûrâ sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli üç âyet-i kerîmedir. Otuz sekizinci âyetinde geçen Şûrâ kelimesinden dolayı, Sûret-üş-Şûrâ denilmiştir. Sûrede; Allahü teâlânın kudret ve azameti, müşrikleri…
Ismarlama
Bir san'at sâhibine bir şeyi târif ederek istediği şekilde yaptırmak. (Bkz. İstisnâ')
İlm-İ âlet
Ulûm-i âliyye denilen sekiz yüksek din bilgisini öğrenebilmek için lâzım olan yardımcı ilimlerdir. Bunlara ulûm-i ibtidâiyye, başlangıç ilimleri de denir. Ulûm-i âliyye şunlardır:Tefsîr, usûl-i kelâm, kelâm, usûl-i hadîs, ilm-i hadîs, usûl-…
îmân-I İcmâlî
Kısaca inanmak, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Allahü teâlâdan ne bildirmiş ise, hepsine inandım, demek. Mü'min olmak için, inanılacak şeyleri ayrı ayrı bilmek lâzım değildir. Bunlara, îmân-ı icmâlî ile îmân etmek, inanma…
İstavroz
Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç. (Bkz. Haç) İSTİÂZE: Sığınmak, Kur'ân-ı kerîmi başından veya herhangi bir yerinden okumaya başlarken, şeytanın vesvesesinden (insanın kalbine attığı şüphe ve ter…
İsyân
Karşı gelme, baş kaldırma, âsî olma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Fakat Allahü teâlâ size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinize zînet yapmıştır. Küfrü, fıskı ve isyânı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar…
Abdu’l-Hâdî
el-Hâdî, yol gösteren, murada erdiren demektir. el-Hâdî isminin tecellî ettiği kişi. Allah, sıdk ile Hak’dan konuşarak emrettiklerini halka onun vasıtası ile tebliğ edip, onlara hidâyet edici kılar. Ona, Nebi’ye asaletle, tabi olanlarına ve…
Abdu’l-Hakem
el-Hakem, son hükmü veren anlamındadır. Abdu’l-Hakem, kullara, Allah’ın hükmüyle hükmeder. Kur’an’da on üç yerde geçer.ABDU’L-HAKîM: el-Hakîm, bütün emirleri ve işleri yerli yerinde olan demektir. Allah’ın, eşyadaki hikmet noktalarını göste…