ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
274 sonuç · toplam 274 · “arız” · 7/12
01Müsâfeha
İki müslümanın, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirine değdirerek el sıkışması. İki erkek veya iki kadın müslüman karşılaştıkları zaman, müsâfeha ederlerse, ayrılmadan önce, günâhları mağfiret olun…
Hâccü'l-Harameyn
Hac farîzasını yaptıktan sonra Medîne'ye gelip kabr-i saâdeti de ziyâret eden hacı. Çün rûz-ı ezel kısmet olmuş bize devlet Takdîre rızâ vermeyesin buna sebeb ne Hâccü'l-haremeynim diye dâvâlar çekersin Ya saltanat-ı dünyâ için bunca talep…
Mütekellim (el-Mütekellim)
1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuz zamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansız…
Nass
1.Âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler. Çoğulu nüsûs'tur. Ehl-i sünnet âlimleri nassları zâhirleri üzere almışlardır. Yâni açık olan mânâlarını vermişlerdir. Zarûret olmadıkça nassları te'vil etmemişler (yorumlamamışlar), bu mânâları değişt…
Nesh
Emir ve yasaklarla ilgili şer'î (dînî) bir hükmün, ondan sonra gelen şer'î bir delîl (hüküm) ile kaldırılması, yürürlülük zamânının sona erdiğinin haber verilmesi, açıklanması. Hükmü kaldırılan delîle, nâsih; kaldırılan hükme mensûh denir.…
Hubb-I Riyâset
Makam ve mevki sevgisi. Hubb-ı riyâsetin insana yapacağı zarar, iki aç kurdun, bir koyun sürüsüne girdiği zaman, yaptıkları zarardan daha çoktur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Hubb-ı riyâset insanlarda üç şeyden hâsıl olur. Birincisi, nefsin arzûl…
Sâlik-İ Meczûb
Tasavvufta cezbesi yâni hak yola çekilmesi sülûkünden sonra olan sâlik. Tasavvuf yolunun sâlikleri (yolcuları), ikiye ayrılır: Ya mürîd olurlar yâhut murâd olurlar. Murâd olanlara müjdeler olsun! Cezbe ve muhabbet yolundan, bunları durmadan…
Secde âyetleri
Okunduklarında veya işitildiğinde secde yapılan, Kur'ân-ı kerîmdeki on dört secde âyet-i kerîmesi. Bunlar: A'râf: 206, Ra'd: 15, Nahl: 50, İsrâ: 109, Meryem: 58, Hac: 18, Furkân: 60, Neml: 25, Secde: 15, Sa'd: 24, Fussilet: 37, Necm: 62, İn…
Şân
1. Hâl, durum. Eshâbımın ismini işitince, susunuz. Şânlarına yakışmayan sözleri söylemeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Savâik-ül-Muhrika) Allahü teâlâdan râzı olandan, Allahü teâlâ da râzıdır. Kazâya rızâ, evliyânın şânındandır. (Fakîrullah) Haramlar…
Havâyic-İ Asliyye
İhtiyaç eşyâları. Temel ihtiyâçlar. Bir kimsenin yiyecek giyecek ve ev gibi ihtiyaç duyduğu lüzumlu maddeler ve evde kullanılan eşyâ ve âletler, hizmetçiler, binecek vâsıtası, meslek kitapları (din kitapları) ve ödeyeceği borçları. Zekât iç…
Hırs
Bir şeye aşırı düşkünlük, şiddetli istek. İki aç kurt bir koyun sürüsüne girdiği zaman yaptıkları zarardan, mal ve şöhret hırsının insana yapacağı zarar daha çoktur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Âdemoğlu helâk olsa, ihtiyârlasa bile, onda hırs ve…
İctibâ Yolu
Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için peygamberlerin aleyhimüsselâm ve seçilmiş evliyâların yolu. Mürid değil, murâdlar ve mahbûblar yolu. Sevilenleri, çabuk ilerletme yolu. İctibâ yolunda riyâzetler çekmek (nefsin isteklerini yapmamak), k…
İrşâd
Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymaya, her zaman Allahü teâlâyı anmaya, O'nu unutmamaya, kalbde O'ndan başkasının sevgisine yer vermemeye çağırmak,…
İrtidâd
Dinden çıkma. Müslüman iken, İslâm dînini terk etme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı ( iyi ) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin ( Cehennem'…
İsmâil Aleyhisselâm
Yemen'den gelip Mekke ve civârına yerleşen Cürhüm kabîlesine gönderilen peygamber. Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Peygamber efendimizin dedelerindendir. Cürhüm kabîlesine peygamber olarak gönderildi. İbrâhim aleyhisselâmın oğl…
İsyân
Karşı gelme, baş kaldırma, âsî olma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Fakat Allahü teâlâ size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinize zînet yapmıştır. Küfrü, fıskı ve isyânı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar…
Abdu’z-Zâhir
ez-Zâhir, varlığını ve birliğini belgeleyen bir çok delilin bulunması açısından aşikâr olan anlamındadır. Hayır ve tâatlarla ortaya çıkıp, sonunda, Allah’ın kendisine, ez-Zâhir ismini açtığı kuldur. O’nu ez- Zahir olarak tanır. O’nun zâhiri…
Anka
Halk arasında, ismi olup, cismi bulunmayan mitolojik bir kuşa verilen isimdir. Misli az bulunan şeyler hakkında da kullanılır. Mutasavvıflar bunu, vücutta taayyünü olmayan, yalnız zihinde suret bulan heyula diye tarif ederler. Eski edebiyat…
Bir Hırka Bir Lokma
Çok azla yetinmeyi, fakra surî olarak da bağlanmayı ifade eder. Hindistan’da Sühreverdîliğin bazı kolları, zenginliğe, varlıklı olmaya, kalpte fakr duygusunu korumak şartıyla karşı çıkmamış, hatta savunmuşlardır. Aynı görüşte olan diğer tas…
Çar Darb
Farsça-Arapça. Dört vuruş demektir. Kalenderîler ve abdallar, başlarında biten bütün kılları usturaya vurdukları için, yapılan traş işlemine bu ad verilmiştir. Başta bulunan kıllar dört çeşittir: 1. Saç, 2. Kaş, 3. Bıyık, 4. Sakal. Kalender…
Çark-Çarh
Farsça. Yaka, gök, talih, okyayı, yer, devam eden, süren gibi manaları ihtiva eder. Mevlevîler sağ ayağa çarh, sol yağa da direk derler. Semâ sırasında, direk adı verilen sol ayağa dayanılarak, sağ ayak döndürüldüğü için bu adın verildiği k…
Havariyyun
Her devirde sadece bir tane havari olur. Hz. Peygamber (s) zamanındaki havari, Zübeyr b. el-Avvâm (r)’dır.
Hazarat-I Hams
Arapça, beş hazret demektir. Kudret ve onun temsilcileri yerinde kullanılır. Bu, Allah’tan zuhur ve sudur eden varlıkların geçirdikleri beş âlemdir. Bu beş âlem şunlardır: 1. Mutlak Gayb hazreti. ilim hazreti alemindeki âyân-ı sabite, burad…
Kavvâl
Arapça, çok söz söyleyen, manasına bir kelime. Sûfiyye meclislerinde, kavvâl adı verilen kişiler, bugünün mevlidhanlarını bir parça andırır tarzda derin, tasavvuf! ve felsefî şiirleri okuyarak, topluluğu heyecana, tefekküre ve vecde getirir…