Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

288 sonuç · toplam 288 · “Hayr” · 7/12

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Salsâl

Pişmemiş kuru çamur... Pişmiş gibi kurumuş çamur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Andolsun ki, biz insanı hame-i mesnûndan ( balçık çamurundan ), salsâlden yarattık (Hicr sûresi: 26) Âdem aleyhisselâm yeryüzünde yaratılan i…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sedd-İ Zülkarneyn

Kur'ân-ı kerîmde Zülkarneyn adıyla bildirilen peygamber veya evliyâ olan mübârek bir zâtın, Ye'cûc ve Me'cûc için yaptırdığı sed. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede Sedd-i Zülkarneyn ile ilgili meâlen şöyle buyurdu: ( Zülkarneyn ) Sonra yine bir…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hak (el-Hakk)

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: ...Allah, Hak'dır. (Müş…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Server-İ âlem

Âlemin efendisi, en üstünü Muhammed aleyhisselâm. Server-i âlem (sallallahü aleyhi ve sellem) bizim bilmediğimiz bir hayat ile şimdi hayattadır. Cesed-i şerîfi (mübârek bedeni) aslâ çürümez. Kabrinde bir melek durup ümmetinin okudukları sal…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ali Sırrı

Arapça. Buna “arı sırrı” da denir. Aleviler ve tasavvuf ehli arasında kullanılan bu terim, arının kovan kurması, bal yapması ve yaşayışı bakımından, insanı hayrette bırakan bir düzene uyması dolayısıyla söylenmiştir. Arının sırrına nasıl ak…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hârikulâde

Olağanüstü. İnsan gücünün üzerinde, insanı hayrette bırakan âdet dışı şaşılacak iş. İnsanların bütün hareketleri, işleri, Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi içinde (bir sebeple) meydana gelmektedir. Allahü teâlâ sevdiği kullarına ikrâm ve en…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şer

Dînin ve aklın zararlı gördüğü şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki; Zerre kadar hayır (iyilik) yapan onun mükâfâtını; Zerre kadar şer yapan da onun karşılığını, cezâsını görecektir. (Zilzâl sûresi: 7,8) Kalbe iki yönden baskı gelir. Bi…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hasenât

Allahü teâlânın beğendiği işler, iyilikler. Hasenenin çokluk şekli. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Hasenât, günahları yok eder. (Hûd sûresi: 115) Sıcak su, buzu erittiği gibi, iyi huy da hatâları eritir. Sirke balı bozduğu…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Havâtır

İnsanın kalbine gelen düşünceler. (Bkz. Hâtır) Havâtır, bâzan Allahü teâlânın insanın kalbinde meydana getirdiği şeyler olur. Bunlara hak, doğru havâtır denir. Bâzan melekler vâsıtasıyla gelir. Buna ilhâm denir. Bâzan, şeytan onları insanın…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şeref

Yükseklik, büyüklük, yüksek mertebe. İnsanlar arasında geçerli ve makbûl olma. Cenâb-ı Hakk'a itâat ve yüksek hizmeti ile çok ihsâna mazhâr olma, iftihâr. İnsanların en akıllısı ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Islâh

1. Terbiye etmek, iyi hâle getirmek. Herhangi bir kimseyi ıslâh etmeye çalışmak, ona İslâmiyet'i bildirmekle olur. (İmâm-ı Rabbânî) Kulun ıslâhı kalbinin ıslâhına, bozukluğu da kalbinin bozukluğuna bağlıdır. (Muhammed Ma'sûm-ı Fârûkî) Kim k…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

îcâz

Az söz ile pürüzsüz ve kusursuz olarak çok mânâ ifâde etme. Muhammed aleyhisselâm; " Bu Kur'ân, Allah kelâmıdır, inanmıyorsanız bir âyeti kadar siz de söyleyiniz. Söyleyemezsiniz " buyurdu. O kadar düşman oldukları, el ele verip uğraştıklar…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İfsâd

Bozmak, fitne, karışıklık çıkarmak, bozgunculuk yapmak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ ifsâd edenleri sevmez. (Mâide sûresi: 64) Sarı sabır maddesi balı ifsâd ettiği gibi, kızgınlık da îmânı bozar. (Hadîs-i şer…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İmâm-I Ahmed Bin Hanbel

Ehl-i sünnetin (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanların) amelde dört hak mezhebinden biri olan Hanbelî mezhebinin reîsi. Künyesi, Ebû Abdullah'tır. 780 (H. 164)'de Bağdâd'da doğdu. 855 (H. 241) senesinde bir Cumâ günü Bağdâd…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’r-Razzâk

er-Razzâk, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren demektir. Allah’ın rızkını genişlettiği kula, Abdu’r-Razzâk denir. Allah, kullarına, onun vasıtasıyla tesir eder. (Yani, Abdu’r-Razzâk özelliğini taşıyan kulu vasıtasıyla, razzâklığın…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Vâlî

el-Vâlî, kâinata hakim olup onu yöneten, demektir. el-Vâlî isminin tecellî ettiği zuhuru ile, kendisini insanlara vâlî kıldığı kula, Abdu’l-Vâlî denir, ilâhî siyâsetle o, kendisine ve başkasına valilik yapar. Kullar arasında, Allah’ın adale…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl

Arapça men’, hacr ve nehy manasınadır, insandaki idrak kabiliyetine verilen addır. İslam’da dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak için insanda akıl ve ergenlik şarttır. Eskilerin tarifiyle akıl, zatında maddeden mücerred, fiilinde…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çile-İ Ma’kuse

Farsça ters çile demektir. Derviş kendini ayaktan tavana bağlayarak tepesi aşağı çile çıkarır ve buna çile-i ma’kûse denirdi. Ebu Said Ebûl-Hayr’m bu şekilde çile çıkardığı kaydedilir. Buna Salât-ı maklûb da denir. Rivayetlere göre Harut ve…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena Fi’l-Aşk

Arapça, aşkta fânî olmak manasındadır. Vücûd-ı mutlak, aynı zamanda kemâl-i mutlak, cemâl-i mutlak ve hayr-ı mutlaktır. Cemâl, aşkı doğurur ve cemâl aşksız olamaz. Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel, mutlak güzelden bir parçadır. Bu sebepl…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hayırlara Karşı

Yolculuğa çıkan, giden kimse için kullanılan bir dua.HAYRET (veya

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka-İ Sufiyye

Arapça, sûfiyye hırkası demektir. Müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği şey (şeyler) için kullanılan bir tabirdir. Bu, hırka veya taç gibi bir alâmet olurdu. Hırka giymek, tarikata girişi, mürşidle irtibatı sağlamayı ifade eder.…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kapıdan Geçmek

Tasavvuf’î planda, murakabe özelliğini kazanmayı ifâde eder. Mevleviler bu duruma, kapıdan geçmek derler. Bu, çilesini bitirenlerin veya başka dergahtan gelip hücreye çıkacakların, veyahut çilekeş olmayıp da, fazileti ve olgunluğu bulunması…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Matbah-I Şerif

Arapça, şerefli mutfak demektir. Bu tâbir, özellikle Mevlevîler’e aittir. Mevlevî tekkelerinde, bir dervişin ilk terbiye yeri mutfaktı. Konya’da “Âsitâne” adıyla da anılan merkez dergâhta iki önemli mekân vardı. 1- Yemeklerin piştiği mutfak…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müşrifü’d-Damâır

Arapça, iç halleri bilen, anlayan kişi demektir. Allah, bir kuluna el-Batın ismiyle tecelli eder, o da, bu tecelli ile, insanların kalblerindeki hallere vakıf olur. Ebu Sa’id Ebu’l-Hayr bu zümredendi.

↗