Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

189 sonuç · toplam 189 · “nizâm” · 5/8

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ateist

Dehrî, dinsiz. Kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak (ateist olmak) tır. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ateistler, Allahü teâlâya inanmazlar. "Her şey tabîat kânunları ile vâr oluyor. Bir yaratıcı yoktur. Dehr yâni zaman ilerledikçe, her…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah’a Dayan

Sufiyye arasında söylenen bu atasözü, herhangi bir işe doğru dürüst başlanınca, sağlam bir gönülle, başarı elde edeceğine inanarak, o işin üstüne düşülmesini öğütler. Aynı zamanda insanlara güvenerek, bir topluluğa dayanma başaramayacağı iş…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağlatan Gülmez

Kötülük yapanın, sonunda yaptığının cezasını mutlaka çekeceğini ve bunun İlâhî adaletin sonucu olduğunu bildiren bir atasözüdür. Bu söz, aynı zamanda gidişin zulm ile değil, adalet ile mümkün olduğunu, zulmün sonunun hüsranlık şeklinde tece…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Söyleyen Bilmez

Vahdet sırrına vâkıf olan kişi bu sırrı söylemez. Şayet söylerse, bireysel zevkî bir tecrübe mahsûlü (sübjektif) olması dolayısıyla, o tecrübeyi zevk etmekten (tadmaktan) mahrum kalan kişi, anlatılanı anlamaz. Şeyh Sadi Şirâzi bu konuda şöy…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mülk Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış yedinci sûresi. Mülk sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Otuz âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Mülk kelimesinden dolayı, sûreye, Sûret-ül-Mülk denilmiştir. Ayrıca Tebâreke, Münciye, Mâni'a, Vâ…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütekellim (el-Mütekellim)

1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuz zamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansız…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nûrânî

Nûrlu, ışıklı, parlak, münevver. Alev iki kısımdır. Biri zulmânî (karanlık) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmıştır. İnsanlar toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ bu maddeleri, organik…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hilkat

1. Yaratılış, yaratılma. Üzerinde yatıp kalktığınız, yiyip içtiğiniz, gezip dolaştığınız, gülüp oynadığınız, dertlerinize devâ, korkulara, sıcağa-soğuğa, açlığa-susuzluğa, yırtıcı ve zehirli hayvanlar ile düşmanların hücumlarına karşı koyac…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnetullah

Allahü teâlânın koyduğu kânunu, nizâmı, âdeti. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Fakat azâbımızı gördükleri zaman îmânları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Kullar hakkındaki cârî olagelen sünnetullah budur. İşte kâfi…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâzır Ve Nâzır

Bulunucu, mevcut olucu ve gören. Allahü teâlâ, her zamanda ve her yerde hâzır ve nâzırdır derler. Halbuki Allahü teâlâ zamanlı ve mekanlı değildir. O halde bu söz görünüşü üzere kalmaz, mecaz olur. Yâni zamansız ve mekansız, hiçbir yerde ol…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İkbâl

1. Yönelme. Tasavvuf bilgilerinden maksad, kendini zorlamadan, uğraşmadan, her an Allahü teâlâya ikbâldir. Her an O'nu hatırlamaktır. (Ubeydullah-ı Ahrâr) 2. Kıymet verme, iyi karşılama, hürmet gösterme. Evlâdım! Orhan'ım! Allahü teâlânın e…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlâhiyyât

İnanılacak şeylerden bahseden kelâm ilminin; Allahü teâlânın varlığı, zâtı, sıfatları ve fiillerinden (işlerinden) bahseden bölümü. Kelâm kitaplarının ilâhiyyât bahislerinde Allahü teâlânın varlığını isbat için bildirilen delillerden birisi…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Balım Taşı

Kırşehir dolaylarında çıkan ve kendisinden oyularak vazo, masa, sürahi vs. gibi eşyalar yapılan balgamî tür taşa, Alevîler ve Bektaşîler “Balım Taşı” derler. Onlara göre bu taş, Balım Sultan’ın kerâmetiyle çıkmıştır. Teslim Taşı, Palheng gi…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena Fi’l-Aşk

Arapça, aşkta fânî olmak manasındadır. Vücûd-ı mutlak, aynı zamanda kemâl-i mutlak, cemâl-i mutlak ve hayr-ı mutlaktır. Cemâl, aşkı doğurur ve cemâl aşksız olamaz. Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel, mutlak güzelden bir parçadır. Bu sebepl…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Habs-İ Dem

Kan anlamına gelen dem Farsça, habs kelimesi ise Arapça’dır: Nefesi alıp içeride tutmak, ânı, zamanı korumak, bir bakıma durdurmak, hep aynı ânı yaşamak. Nefy-ü İsbât zikrinde, sâlik, bir derin soluk alır, 21 Kelime-i Tevhidi zihnî olarak a…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hacım Sultan Makamı

Bektaşî deyimidir. Meydan’daki makamlardan biridir. Hacım Sultan Makamı’na aynı zamanda, “Meydan Taşı” da denir. Her makamda niyazda bulunulduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Nasib alan tâlib, kılavuzunun delaletiyle bu makamın ne olduğun…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La Mekân âlemi

Bî ve la, ilki Farsça, öteki Arapça … siz,… sız, yok vs. gibi anlamları ihtiva eder. Bu durumda la mekan ve bî mekân sözleri; yersiz, yurtsuz gibi anlamlara gelir. La mekân âlemi de, yersizlik âlemi demektir. Mekan, var olan şeydir. Bir şey…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mecle’l-Esmai’l-Fi’liyye

Fiilî isimlerin ortaya çıkış yeri anlamında, Arapça bir zincirleme izafet terkibi. Âlemin cüzleri olan kevnî mertebelerdir. Burası aynı zamanda eserler ve fillerin eserleri olan kevnî mertebelerdir.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefy Ü İsbat

Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ocak-Ocakzâde

Türkçe-Farsça. Ocak oğlu demektir. Ocak; içinde odun, kömür yakılan, dumanı üstteki bacadan çıkan özel ateş yakma yerine denir. Mecazi olarak, kuruluş boy-soy, kök, dirlik, düzenlik manalarına gelir. Bu, aynı zamanda bir Bektaşî tabiridir.…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmesin

Yapılan hayrın sırf Allah için yapılması gerektiğini ve bundan başka bir gaye güdülmemesi icâbettiğini bildiren bir atasözü. Yaptığın hayrı ve sana yapılan kötülüğü unut, esprisi içinde bu atasözü, aynı zamanda, yardım yapılanın kişiliğini…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâhib

Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yyabancı

Türkçe, tanımadık kimse anlamına gelen, aynı zamanda Japonca’da aynı manada olmak üzere bulunan bir kelime. Başka tarikattan olanlara veya tasavvufla alâkası olmayan avam kesimine, yabancı denir. Aynı tasavvuf okulu mensuplarına “ihvan” (ka…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Papa

Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri. Atalar atası mânâsına gelen papa, Roma'da bulunur. Îsâ aleyhisselâmın dînini yaymak için seçtiği on iki havârîden mürted olan (dinden çıkan) Yehûda (Judas) ilk papa ol…

↗