ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
160 sonuç · toplam 160 · “muhabbet” · 4/7
01Halâl (helâl)
Yasak edilmiş olmayan, yâhut yasak edilmiş ise de, İslâmiyet'in özr, mâni ve mecbûriyet saydığı sebeblerden birisi ile yasaklığı kaldırılmış olan şeyler. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey mü'minler! Allahü teâlânın size he…
Sihr (sihir)
Tabiat kuvvetleri, fizik, kimyâ ve biyoloji kânunları dışında gizli sebebler kullanarak, garip şeyleri yapmayı sağlayan iş, büyü. (Bkz. Büyü) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Mûsâ aleyhisselâma inanan sihirbâzlar Fir'avn'a…
Sôfiyye-İ Aliyye
Tasavvuf büyükleri. Sôfiyye-i aliyyenin tasavvufa âit sözleri, mübârek kalblerine ve temiz ruhlarına akıp gelmekle anladıkları mârifetler (bilgiler)dir. (İmâm-ı Rabbânî) Ahkâm-ı şer'iyye (İslâmiyet'in hükümleri) ile tam bezenmek, ibâdetleri…
Sultân-Ül-Ulemâ
İzzeddîn bin Abdüsselâm ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası gibi birçok İslâm âlimine, derin ve geniş ilimleri ve İslâm'a hizmetleri sebebiyle verilen lakab (isim). Bir kimse, bir günâh işleyip, tövbe etmeden Sultân-ül-ulemâ Behâeddîn-i…
Şerh-İ Sadr
1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…
Akyazılı
Esas adı ibrahim-i Sani olan bir Bektaşi liderinin lâkabıdır. Otman Baha’nın (öl. 883/1478) müridleri ve bektaşilerce kutub olarak kabul edilir. Romanya ve Balçık’taki tekkesi, hem Hıristiyanlar, hem de Bektaşîlerce ziyaret edilmektedir.Anc…
Cezb
Arapça kendine çekmek anlamına gelir. Allah’ın kulunu kendi hazretine çekmesi.Cezbu’l-Ervah : Ruhların çekilişi demektir. Münacat, muhataba, sırların müşahedesi ve kalplerin yücelmesi vs. gibi inayet ve tevfikten ibarettir. Harraz bu konuda…
Mahabbet
Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan e…
Mücâlese
Arapça, birlikte oturmak demektir. Kişi sevdiği kişi veya kişilerle oturur sohbet yapar, muhabbet eder. Karşı görüşten olanlarla beraber bulunmak, ruhu kör eder. Zıtları görmek, zevkten mahrum bırakır, insanlarla muamelede orta yolu tutturm…
Serdi
Farsça’da soğukluk demektir. Muhabbet makamının sonunda nefs soğur. Bunun mukabili olan germî (sıcaklık) ilahî aşk hararetine kapılma ve bunun sonucu olarak, cezbelenme, coşku halini ifade eder.
Şepper-Şüpeyr
Arapça’da Hasan ve Hüseyin anlamlarını ihtiva eden Süryanice iki kelime. Bu isimler Hz. Harun’un iki oğlunun adı olup, Hz. Peygamber (s) tarafından, Hz. Ali (r)’nin oğullarına verilmiştir.Şüpeyrü Şepper, mürşid ü rehber, Sundular kevser Elh…
Yelim
Bir işi üç defa yapmaya denir. Bektaşîler, muhabbet dedikleri içki toplantısında, önce, mezesiz olmak üzere üç kadeh dem yani rakı içerler. İçki dağıtıcısı (saki) kadehi önce baba’ya sunar. Baba bunu bir dikişte içer, kadehi dağıtıcıya veri…
Vüd
Arapça, sevgi demektir. Muhabbet mertebelerin-dendir. Kalbin heyecanı, sevgiye bitişmesi, Allah’ü Teâlâ’nın bu mastardan türemiş, “Vedûd” diye güzel bir ismi vardır.
Mahbûb
Muhabbet edilen. Sevilen, sevgili. Muhammed Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem mahbûb-i Rabbülâlemîndir. Allahü teâlânın sevgilisidir. (İmâm-ı Kastalânî) Sevgiliden gelen her şey mahbûbdur. (İmâm-ı Rabbânî)
Mahbûbiyyet
Sevgili olmak. Peygamber efendimize tâbi olmanın en yüksek derecesi mahbûbiyyet ve ma'şûkiyyet (çok sevilen olmak) kemâlâtına (üstünlüklerine) sâhib olmaktır ki, bu, Allahü teâlânın çok sevdiklerine mahsûstur. Bunun ele geçmesi için muhabbe…
Mahlûkât
Yaratılanlar, Allahü teâlânın yarattığı şeyler. Mahlûkâta muhabbet etme, zîrâ onlara muhabbet, Hakk'a ulaşmaya mânidir. (İmâm-ı Gazâlî)
Nizâmeddin Evliyâ Dergâhı, Delhi
Yeni Delhi · Hindistan · Mürşidinin kabrinin yakınına defnedildi; kaynak, şeyhinin ve kendisinin türbelerinin Delhi'nin en önemli ziyaret yerleri olduğunu kaydeder. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın müridi…
Müminpûr (Müminâbâd)
Patiali civarı · Hindistan · 651'de (1253) doğduğu, babası Seyfeddin Mahmûd'a iktâ edilen kasaba; Moğol esaretinden kurtulduktan sonra 1287'ye kadar burada oturdu. Konumu yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin…
Kerh, Bağdat
Bağdat · Irak · Doğduğu ve nisbesini aldığı mahalle; İbn Teymiyye buradan hiç çıkmadığını ileri sürmüş, kaynak ise çıktığının kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Aynı mahalle Serî es-Sakatî'nin de doğum yeridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Ke…
Kûfe
Kûfe · Irak · Ebü'l-Abbas İbnü's-Semmâk'in vaazını dinleyip zühde yöneldiği şehir; mürşidi Dâvûd et-Tâî'nin de şehridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhab…
Delhi
Delhi · Hindistan · Saray şairi unvanını aldığı, mushafdarlık yaptığı ve yedi sultan devrini gördüğü başşehir; iki defa taşradan yakınlarının hasretiyle buraya döndü. İlişkili kişi dosyası Emîr Hüsrev-i Dihlevî : Nizâmeddin Evliyâ'nın mürid…
Yûsuf Hakîkî Türbesi (Şeyh Hamîd Mahallesi)
Aksaray · Türkiye · Türbesi Aksaray’ın Şeyh Hamîd mahallesindedir; aynı mahallede babası Şeyh Hamîd-i Velî adına bir cami ve hankah bulunur. Kesin konum kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Baba Yûsuf…
Bektaşî Âsitânesi (Pîr Evi)
Hacıbektaş · Türkiye · Bektaşîlik muhabbetiyle Hacıbektaş'taki bu âsitâneye gidip dört yıl kadar orada ikamet etti; Dimetokalı Seyyid Kara Ali Baba'nın postnişinliği zamanında bir ara dedebabalık yaptıysa da Bektaşîler'in bir kısmı onun şey…
Kerh-i Bâceddâ (Sâmerrâ civarı)
Sâmerrâ · Irak · Yâkūt'un kaydettiği alternatif menşe yerlerinden biri. Konum Sâmerrâ'ya göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyl…