ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
4980 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 3/208
01Halîfe-i İslâm
İslâm toplumunun siyasî önderi için kullanılan tarihî unvan. Yetki ve meşruiyet anlayışı dönemlere ve devletlere göre değişmiştir.
halîl
“Cana yakın, samimî el (dost) ” anlamında olan bu söz, -ı bazı kelimelerle tamlama biçie minde dinî terimler oluşturmuşe tur. t” r § tam. halîlu’l-lâh a. Gül u Jık) Allah’ın yakın dostu ane” lammda Hz. İbrahim için kullanılan bir ad. Kur’ân…
halîfe-i zamân
Tasavvuf ehli arasında yaygın “mürşid-i kâmil” (bk. bu madde)
halîfe-i Müslimîn
Müslüman âleminin halifesi
hâl-i ihtizâr
^ı JL.) Can çekişme durumu, ölüm hâli
Halîfe-İ Râşide
İnsanlara, İslâm dînini anlatma vazîfesini Peygamber efendimiz gibi yapan ve âyet-i kerîmelerde veya hadîs-i şerîflerde halîfe olacağı işâret olunan halîfe. Buna, Halîfe-i âdile de denir. (Bkz. Hulefâ-i Râşidîn)
Halîfe-İ Câbire
Halîfeliği kuvvet zoru ile ele geçiren.
Halvet-Gâh
Arapça-Farsça bir ifade. Halvet yapılan yer demektir. Halvet-hane tabiriyle aynı anlama gelir. Halvetin uygulandığı küçük dar hücreye halvet-gâh veya halvet-hâne denir.Genc-i halvethanesinde ilm ü irfan münzevî Kûşe-i babında ikbâl ü seadet…
Halvetiye
Şeyh Ebu Abdullah Siracüddin Ömer b. Şeyh Ekmelüddin Lahcî (ö. 1349 veya 1397) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okuludur. Bu zat, halvet uygulamasına çok önem verirdi. Hatta, herkesten uzak kalmak üzere, içi boş, büyük bir çınar ağacına gir…
Hal’u’l-âdât
Arapça, âdetlerden, alışkanlıklardan sıyrılmak, kurtulmak mânasını ifâde eder. Kulun, tabiat ve âdetlerinin icabettirdiği özellikleri terkederek, Hakk’ın emrine uyup, kulluğu gerçekleştirmesidir.
Hallâciyye
Hüseyin b. Mansûr el-Hallâc (ö. 922)’m görüşlerini kabul edenlerce, XIII. yüzyılda yapay zincirle kurulmuş bir tasavvuf okulu.
Halku’l-Cedîd
Arapça, yeni yaratılış manasınadır. Kaşanî’ye göre bu tabir, Nefesü’r-Rahmân’dan olan varlığın, kendi zâtı ile varolmayan mümkine ulaşmasıdır. Yine Rahman’ın nefesinden olan, varlığın, sürekli biçimde mümkînler üzerine, her ân yeni bir yara…
Halka-İ Zikir
Arapça, zikir halkası demektir. Çeşitli zikirleri topluca icra ederlerken, dervişlerin meydana getirdikleri, tek veya içice bir kaç daireden oluşur.el-
Halka-İ Tevhid
Arapça, tevhid halkası demektir. Dergâhlarda, sufilerin zikir töreninde oluşturdukları daireye, tevhid halkası denir. Halka kelimesi “halaka” şeklinde de okunur.Nice inkâr olunur halka-i tevhid-i azîz Âşık ol yerde olur dilber ile hem ağuşS…
Hâlisiyye
Kadirî tasavvuf okulu kollarından biridir. Kurucusu, Ziyâüddin Abdurrahman Hâlisü’t-Talebânî (1 797-1 858-9)’dir. Kadiriyye usulüne yenilik getiren bu zat, manevî olgunlaşmada zikir olarak, sadece “Allah” ve “La ilahe illallah”‘ı esas alara…
Halile-Zen
Zil çalan manasına Arapça-Farsça bir terkip. Halîle, avuçtan büyük, iç tarafı biraz çukur olan ve bu çukur yerdeki kayışa el geçirilerek, bir el hafifçe aşağı çekilmek suretiyle, iki el birbirine çarpılıp, tempo tutulan zillere denir. Halîl…
Halife Hücresi
Mevlevî tâbiridir. Konya’daki merkez dergâhta, nevniyâzlarla seyr ü sülûku tâlim ile görevli halifenin, matbah (mutfak) içindeki özel odasına verilen ad.
Halife Dede
Mevlevi tâbiridir. Bir derviş, matbaha yeni çıkınca, halife dede ona yolunu tarif ederdi.
Haleviyye
Necmeddin Kübrâ’nın kurduğu Kübreviyye kollarından biri.
Hâletiyye
Dede ibrahim Gülşenî’nin kurduğu Gülşenî şubelerinden birinin adıdır. Gülşeniyye’nin diğer bir kolu da, Sezâiyye’dir.
Halebiyye
Şeyh Ahmed Bedevî Tantavî’nin kurduğu Bedeviyye’nin kollarından biri. Kurucusuna nisbetle bu ad verilmiştir. Bedeviyye’nin diğer şubeleri şunlardır: Şennâviyye, Metbûliyye, Beyyûmiyye, Merzûkiyye, Sutûhiyye, Alevâniyye.
Hâl-I Siyah
Farsça, ben, siyah ben demektir. Hakiki vahdet noktası ki, gizli olduğu için bu adla anılmıştır. Gayb âlemi. Hakk’ın mutlak gaybı ve bilinemeyen hüviyeti. Günah karanlığı. Ben, bir nokta olup, o da Allah’ın sembolüdür.
Halîlullah
Allahü teâlânın dostu mânâsına İbrâhim aleyhisselâmın lakabı. Halîlürrahmân da denir. İbrâhim aleyhisselâm Halîlullah'tır. Çünkü, bunun kalbinde, Allah sevgisinden başka hiçbir mahlûkun (yaratılmışın) sevgisi yoktu. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî…
Hâl Ehli
Hâli tavrı güzel olan gönül sâhibi kişi. Velî zat. (Bkz. Evliyâ) Almayı, vermekten daha tatlı gören hal ehli olamaz. (Ebû Medyen Mağribî)