ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
105 sonuç · toplam 105 · “Kase” · 3/5
01Tâ Arşa Varınca
Bu atasözü “Biz, dilediğimizi dereceler (vererek) yükseltiriz, böylece her ilim sahibinin üzerinde bir bilen vardır”, (Yusuf/76) âyetinin bir başka şekilde ifade edilişidir. Aynı şekilde, her güç ve kuvvet sahibinin üzerinde, bir güç ve kud…
Kasîde-İ Bürde
İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi. Bu kasîdeyi rüyâsında Peygamber efendimize okuduğu ve Peygamber efendimiz de ona bürdesini yân…
Halka-İ Tevhid
Arapça, tevhid halkası demektir. Dergâhlarda, sufilerin zikir töreninde oluşturdukları daireye, tevhid halkası denir. Halka kelimesi “halaka” şeklinde de okunur.Nice inkâr olunur halka-i tevhid-i azîz Âşık ol yerde olur dilber ile hem ağuşS…
Kalb Toparlanması
Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere bağlanmaktan kurtulması. Kalbi toparlayabilmek için, Allahü teâlâdan başka her şeyi unutmak lâzımdır. Öyle unutmalıdır ki, bir şeyi düşünmek için, kendisini zorlasa düşünemez olmalıdır. (Muhammed Bâki-bi…
Setr
2.3.12. Setr Setr (ر تسلا), Kelâbâzî ve Kuşeyrî’nin ıstılâhlar arasında yer verdikleri bir kavramdır.734 Sözlükte “örtmek, gizlemek, kapamak ve saklamak” anlamlarına gelen735 setr, tasavvufta sâliki rabbinden ayıran her şeyi kapsamaktadır.…
Bâtıla Eyvallah Dedem
Tasavvuf! yolda, razı oluş, yani teslim oluş vazgeçilmez, esasî bir şarttır. Bu “eyvallah” sözüyle ifâde edilir. Ancak bu teslimiyet, miskinlik mânâsında değildir. Buradaki bâtıl kelimesi ile, gerçeğe, islam’a, tasavvuf yoluna aykırı olan,…
Tallâhi
Allahü teâlânın ism-i şerîfinin başına "te" harfi getirilerek yapılan yemin sözü. (Bkz. Yemîn) Yemîn ya harf ile veya kelime ile olur. Allahü teâlânın isminin başında (be, te, ve) harflerinden biri söylenip, ismin sonu esre okunursa yâni bi…
Tevkîl
1. Vekîl tâyin etme. Kadına, kendini boşamak için seni vekil ettim demek. (Bkz. Vekîl) İslâmiyet'te erkeğin talak (boşama) hakkını başkasına bırakması üç türlü olur: 1) Tefvîd: Erkeğin zevcesine (hanımına); "Kendini sen boşa" diyerek talağı…
Vilâyet (velâyet)
Evliyâlık, velîlik makâmı, Allahü teâlâya yakın olma, gafletten uzak bulunma. Vilâyetin hâsıl olması için, hârikaların, kerâmetlerin meydana gelmesi lâzım değildir. Din âlimlerinin hârikalar göstermesi lâzım olmadığı gibi, evliyânın da hâri…
Yahyâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Zekeriyyâ aleyhisselâmın oğludur. Annesinin ismi Elîsa olup, hazret-i Meryem'in kızkardeşi ve İmrân'ın kızı idi. Dâvûd aleyhisselâmın neslinden olan Yahyâ aleyhisselâm, hazret-i Meryem'in teyzesi…
Yûşâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına, Mûsâ aleyhisselâmın vefâtından sonra gönderilen peygamber. Mûsâ aleyhisselâmın yeğeni ve vekîli idi. İsmi Yeşû olup hıristiyanlar Yeşû diyorlar. Annesi Mûsâ aleyhisselâmın kız kardeşidir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâl…
Zarûriyyât-I Din
İnanılacak ve yapılacak işlerle ilgili, âlim ve câhil herkesin bilmesi lâzım olan din bilgileri. Her şeyden önce zarûriyyât-ı dîni öğrenmek lâzımdır. Bunları bırakıp, başka şeylerle uğraşmak, kıymetli ömrü faydasız şeylere harcamak olur. Ha…
Nafaka
İnsanın yaşayabilmesi için, yiyecek, giyecek ve ev gibi lâzım olan şeyler. Herhangi bir müslüman kendi ehline (âilesine) , Allahü teâlânın rızâsını umarak infâk (zarûrî ihtiyâçlarını te'mîn) ederse, bu nafaka onun için sadaka olur. (Hadîs-i…
Ödünç Vermek
Çarşıda misli yâni benzeri bulunan her şeyi, belirsiz bir zaman sonra, misli geri verilmek üzere verme. (Bkz. Karz-ı Hasen) Bir müslümana Allah rızâsı için ödünç veren kimseye, her gün için sadaka sevâbı verilir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâ…
Ömre (umre)
Hac zamânı olan beş günden yâni Arefe ve Kurban bayramının dört gününden başka, senenin her günü ihrâma girip Kâbe'yi tavâf etmek, Safâ ile Merve arasında sa'y yapmak ve saç kazımak veya kesmek. (Bkz. Umre)
Nezr-İ Muayyen
Hastam iyi olursa, Allah için şu kadar sadaka vermek ve sevâbını falan velîye bağışlamak adağım olsun diye bir şarta bağlanarak yapılan adak. İstenilen şart meydana gelince, nezri yerine getirmek lâzım olur. Nezr-i muayyen, şart edilen şeye…
Nesî
Yer değiştirmek, geri bırakmak; Eşhur-ül-hurum (haram aylar) denilen ayları değiştirmek, geri almak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Nesî, küfürde ziyâde olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helâl sayarlar. Başka sene ise, bu…
Halîlullah
Allahü teâlânın dostu mânâsına İbrâhim aleyhisselâmın lakabı. Halîlürrahmân da denir. İbrâhim aleyhisselâm Halîlullah'tır. Çünkü, bunun kalbinde, Allah sevgisinden başka hiçbir mahlûkun (yaratılmışın) sevgisi yoktu. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî…
Hubb-Isivâ
Allahü teâlâdan başka şeylerin sevgisi. (Bkz. Mâsivâ) Olup nâdim elim çektim hevâdan, Pâk ettim kalbimi hubb-ı sivâdan. Yüzüm dergâhına döndüm ilâhî, Kapundan etme red, bu pür günâhı. (Muhammed bin Receb)
Hakîkat-İ Câmia
Toplayıcı hakîkat. Tasavvufta kalb. İnsan, âlem-i kebîrde yâni insan dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, mahlûkların en kıymetlisi olduğu gibi, hakîkat-ı câmia olan kalb de Âlem-i sagîrdeki yâni insanda bulunan her şeyi kendin…
Sevk-İ Tabiî
İstek dışı hareket. İç güdü. Canlıların hayâtiyetini ve nesillerini devâm ettirmek için, Hak teâlâ tarafından kendilerine verilen kuvvet. Aklı olan kimse, sevk-i tabiîleri, İslâmiyet'in emrettiği, izin verdiği gibi kullanır ve günah olmaz.…
Seyr-İ Murâdî
Murâdların, seçilmişlerin Allahü teâlânın lutf ve ihsânı ile çekilerek kavuştukları yol. Tasavvuf yoluna girip ilerlemek, yol gösteren rehberi sevmeğe bağlıdır. Seyr-i murâdî ile ve kuvvetle çekilerek vilâyetin (evliyâlığın) yüksek derecele…
Sôfî (sûfî)
Tasavvuf ehli. Kalbini gafletten (Allahü teâlâyı unutmaktan) ve mâsivâya (Allahü teâlâdan başka şeylere) bağlamaktan koruyan, nefsini Allahü teâlâya itâate kavuşturan, pâk ve temiz bir kalbe sâhip olan kimse, velî derviş. Sûfînin kalbinde h…
Sünnet-İ Seniyye
Övülen, medh edilen sünnet; İslâm dîni. Resûlullah'ın yolu. Seâdete (kurtuluşa) ermek için; sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden (dinde sonradan çıkan yeniliklerden, reformlardan) kaçınmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî) Mest üzerine mesh…