ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
77 sonuç · toplam 77 · “Kenâr” · 2/4
01tûl-i emel
Ol JjL) [Ar.] Bitme tükenmek bilmeyen bir hır içinde hiç ölmeyecekmiş gib dünya işine kendini vermes âhiret inancını bir kenara b rakması anlamında kullanıla bir terim, “kasr-ı emel” (.bk. b madde) karşıtı
leri tedvîn
Hadis bilimin ve de, ezberlenen veya önceden bir ika) kenara kaydedilen hadisler ster sonradan toplama ve yazma. § tam. tedvînü’l-hadîs a n ve Dağınık durum öntedvir 646 larda bulunan hadislerin bir te araya getirilmesi işi
Mücâdele
Karşısındakinin câhilliğini veya haksızlığını ortaya koymak ve kendisinin akıl, fazîlet ve şeref bakımından üstün olduğunu isbât etmek için iki kişinin bir şey üzerinde tartışması. Haksız olduğu hâlde mücâdeleden vazgeçen kimseye Allahü teâ…
Zivâc
Arapça, evlilik demektir. Sûfiler evlilik konusunda Hz. Resûlallah (s)’ı izlenmiştir, ilk devrin bazı sûfilerinin marjinal tavrı bir kenara bırakılırsa, tasavvuf tarihinde bekar sûfi tipi fazla gözükmez. Hatta bir kısım velilerin, evlilikte…
İskatu’t-Tedbir
Arapça, tedbiri terketmek anlamındadır. Kulun nefsine değil, Allah’ın güzel tedbirine dayanması. Kim Allah’a tevekkül ederse, bu ona yeter. Zira Allah, yarattıklarının tedbirini üzerine almıştır. Tedbir; kulun tembel olmasını, bir kenara çe…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Kerâhet Vakitleri
Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir.…
Bahrî Bilâ Şâti’
2.2.1. Bahrî Bilâ Şâti’ Bahrî bilâ şâti’ (ئ طاش الب يرحب) Serrâc’ın esirinin tasavvuf ıstılâhlarına cesinde ‘Sır’ Kavramı ve Marmaravî’nin ‘Keşfü’l-Esrâr’ İsimli Risâlesi”, Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 3, 2000, ss. 2…
İştibâk-Ün-Nücûm
Güneş battıktan sonra, yıldızların çoğunun görünmesi, yâni güneşin arka kenârının, şer'î ufuk altına on derece irtifâ'a (yüksekliğe) inmesi. Akşam namazını, vaktin evvelinde kılmak sünnettir. İştibâk-ün-nücûm vaktinden sonraya bırakmak hara…
Bağdad Gülü
Kadirî tarikatı tâbirlerindendir. Şeyhlerin başlarına giydikleri tacın üzerinde, içice üç daireden oluşan ve gülü andıran yuvarlak parçaya, Bağdad Gülü denirdi. Genel olarak güller, bir daire onsekize bölünmek ve altışar altışar ipekle birb…
Ermiyâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hârûn aleyhisselâmın neslindendir. Mûsâ aleyhisselâmın dîninin hükümlerini bildirmekle vazîfelendirilmişti. Peygamber olan Şa'yâ aleyhisselâmın şehîd edilmesinden sonra, isyânları ve azgınlıkları…
Yûnus Aleyhisselâm
Musul yakınındaki Nineve (Ninova) ahâlisine gönderilen peygamber. Babasının ismi Metâ'dır. Yûnus aleyhisselâm Âsûr Devleti'nin başşehri ve önemli bir ticâret merkezi olan Nineve şehrinde doğdu. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu k…
Finâ
Şehir kenarı, büyük mezarlıklar (fabrika, mektep, kışlalar) ve kasabadakilerin harman yapmak, hayvan koşturmak, eğlenmek için devamlı kullandıkları yerler. Finâ ve kasabadakilerin kullandıkları deniz ve göl kısımları şehirden sayılır. Sefer…
Münâkaşa
Çekişme, tartışma. Kimse ile münâkaşa etmeyen, haklı olsa bile, dili ile kimseyi incitmeyen müslümanın, Cennet'e gireceğini size söz veriyorum. Şaka yapmak, yanındakileri güldürmek için olsa bile, yalan söylemeyenin Cennet'e gireceğini size…
Müsâfir (misâfir)
Yolcu. Senenin kısa günlerinde, insan veya deve yürüyüşü ile üç günde gidilecek yere gitmeyi niyet ederek, bulunduğu yerin kenar evlerinin dışına çıkan kimse. (Bkz. Seferî, Seferîlik) Allah'a ve âhiret gününe îmân eden müsâfire ikrâm etsin.…
Nakş-İ Kadem-İ Nebî
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek ayaklarının taş üzerindeki izi. Osmanlı pâdişâhlarından Sultan Birinci Abdülhamîd Han'ın kabri İstanbul Sirkeci'de, Dördüncü Vakf Hanı karşısında köşedeki türbededir. Oğlu dördüncü M…
Hüsn-İ Zan
1. Kulların Allahü teâlâdan rahmetini ummaları. Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, Allahü teâlâ kendisine hüsn-i zan ederek yapılan duâyı elbette kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Kıyâmet günü, Allahü teâlâ bir…
Seferîlik
Senenin kısa günlerinde insan veya deve yürüyüşü ile üç günde gidilecek yere gitmeye niyet ederek bulunduğu yerin kenar evlerinin dışına çıkmak. (Bkz. Müsâfir, Sefer)
Havz
Sıvı maddelerin toplandığı yer, büyük su birikintisi, göl. Bir gün Mevlânâ Celâleddîn Rûmî havz kenarındaydı. Yanında kitaplar vardı. Şems-i Tebrîzî gelip kitapları sordu. "Sen bunları anlamazsın." dedi. Şems-i Tebrîzî kitapları suya attı.…
İsfirâr-I Şems Vakti
Güneşin sararması vakti. Tozsuz, dumansız, berrak bir havada güneş ışığının geldiği yerlerin veya kendisinin bakacak kadar sararmaya başlamasından (güneşin alt kenarının görünen ufuktan bir mızrak boyu yükseklikte olduğu vakitten) güneş bat…
İşâ-İ Evvel
Yatsının ilk vakti. Batıdaki mer'î (görünen) ufuk hattı üzerinde, kırmızılığın kaybolması ile başlayan vakit. Güneşin üst kenarının ufk-ı mer'î altında, on yedi derece yüksekliğe indiği vakit. Yatsı namazının vakti, İmâmeyn'e (İmâm-ı Ebû Yû…
İşâ-İ Rabbânî
Hıristiyanların, dinlerinin temel inançlarından biri gibi kabûl ettikleri akşam yemeğinde güyâ Îsâ aleyhisselâmın etini yiyip, kanını içerek onunla birleşeceklerine ve böylece günâhlarının döküleceğine inanmaları. Îsâ aleyhisselâmın tebliğ…
Destâr-I Şerif
Farsça-Arapça. Şerefli sarık demektir. Mevlevîlerin başlarına giydikleri, sikke üzerine sarılan sarık hakkında kullanılır bir tabirdir. Sarık, sikke giyenlerin arif olanlarına bir imtiyaz (ayrıcalık) olarak verilirdi. Destâr, Çelebî Efendi’…
Ehl-İ Kal
Arapça, lafçılar, demektir, işin özünden ve esprisinden uzak, kıyısında, kenarında dolaşan kişiler. Bunlar söylediklerini yaşamayan, hakikata ulaşmamış kişilerdir.