Ara
Menü
ذ

Bahrî Bilâ Şâti’

Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları

Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

2.2.1. Bahrî Bilâ Şâti’ Bahrî bilâ şâti’ (ئ طاش الب يرحب) Serrâc’ın esirinin tasavvuf ıstılâhlarına cesinde ‘Sır’ Kavramı ve Marmaravî’nin ‘Keşfü’l-Esrâr’ İsimli Risâlesi”, Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 3, 2000, ss. 225-262. 970 Örn. Bakara, 2/235, 274; Ra’d, 13/22; İbrâhim, 14/31; Nahl, 16/75; Fâtır, 35/29; Enâm, 6/3; Tevbe, 9/73. Bkz. Abdülbâkî, el-Mu‘. 971 Hûd, 11/31. Bkz. Herevî.

972 Mukatil b.

Süleyman, Tefsîr, II, 280; Taberî, Tefsîr, XII, 387; Vâhidî, el-Vecîz, s.

519.

dair bölümünde ele aldığı bir tabirdir.973 Bahrî bilâ şâti’, cümle olarak “benim denizim kıyısızdır” anlamına gelmekte olup sınırsız ve sonsuz olmayı ifade etmektedir.

Tasavvufta uçsuz bucaksızlığı ve çokluğu ifade eden bir tabir olarak kullanılmaktadır.

Bu kavram Allahu Teâlâ’nın kendisi için kullandığı şu ifadelerden ilham alınarak teşekkül etmiştir:.

ادً دَ مَ هِ لِ ثْمِ بِ انَئْجِ وْ لَوَ يبِّرَ تُ امَ لِ كَ دَ فَ نْتَ نْ أَ لَ بْقَ رُ حْ بَلْا دَ فِ نَلَ يبِّرَ تِ امَ لِ كَ لِ ادً ادَ مِ رُ حْ بَلْا نَ اكَ وْ لَ لْ قُ “De ki: ‘Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.’”974 Bu âyette Allahu Teâlâ’nın ilminin ve sözlerinin sınırsız olması anlatılırken denizlerin büyüklüğüne kıyaslanmış olmasından hareketle “bahrî bilâ şâti’/denizim kıyısızdır” sözü sıkça kullanılan bir tabir haline gelmiştir.

Bu bağlamda özellikle sâlikin zikir, yakarış ve münâcât hallerinin bitmemesi ve devamlılığını ifade etmek için de bahrî bilâ şâti’ ifadesi kullanılmıştır.

Bu tabiri dile getirenlerden biri de E bû Bekir eş-Şiblî’dir (ö.

334/946).

Şiblî bir gün meclisteki sohbetinin ardından “Sizin vaktiniz sınırlıdır. Benim vaktimin ise iki kenarı yoktur.

Benim denizim kıyısızdır.” diyerek Allah’ın kendisine bu hususta özel bir kabiliyet bahşetmiş olduğunu vurgulamıştır.975 Bahrî bilâ şâti’ tabiri genel anlamda her olay ve durum için kullanılabilecek genel bir tabir olarak düşünüldüğünde muhteva itibariyle Kur’an kaynaklı bir ifade olarak yorumlanabilecektir.

Fakat tasavvufta “sâlikin zikir ve mücâhede hallerinin bitmez tükenmez bir yapıya sahip olduğu” şeklinde özel bir mânâya hasredildiğinde ise âyetin zâhirinden uzaklaşılacağı açıktır.

Sözlüğe dön