ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
707 sonuç · toplam 3917 · “sa'd” · 1/30
01sa'd
“Kutluluk, uğu anlamında bu söz başka kelim ve terkiplerle yeni terimler olu turur, nahs (bk. bu madde) ka şıtı. § tam
Sa'diyye
(L^^ [Ar.] İslâmî tarikatlerinden 12. yüzyılda ortaya çıkan, Sadeddin el-Cebâvî (öl. 575 / 1180) ye nispet edilen ve Şam merkez olmak üzere Hamâ, Humus, Halep, Akkâ, Nablus, Sayda bölgesinde kurulan, sonra Anadolu’ya yayılan ve İstanbul’a k…
sa'du-llah
“A lah’ın mübarek kıldığı (ki se).” anlamında bu söz, gen likle erkek adı olarak kul nılmaktadır
sa'dü’d-dîn
“D nin uğuru.” anlamında söz, erkek adı olarak kul nılmaktadır
Sa‘d-ı ekber
“Büyük uğur” anlamında klasik astrolojide Müşteri gezegenine verilen ad. Uğur nispeti tarihî astroloji inancıdır.
Sa‘d-ı asgar
“Küçük uğur” adı verilen astrolojik gösterge. Eski yıldız ilminde bazı gök cisimlerinin uğurlu tesir tasnifiyle ilişkilendirilir; bilimsel astronomi kavramı değildir.
Sâdât-ı Nehrî
Nehrî veya Şemdînî şeyhleri diye anılan Seyyid Tâhâ Hakkârî ailesi ve bu ailenin Nehrî Tekkesi'ndeki irşad halkası.
Kutbü’l-irşâd
İnsanları mânevî yolda eğitme ve yönlendirme yetkisinin en yüksek derecesini temsil ettiği kabul edilen velî. Terim, irşad hizmetinin merkezinde bulunduğuna inanılan kâmil mürşidi ifade eder; tarihî bir idarî makamdan ziyade tasavvufî velây…
Sada
i. ar. Pas. tas. Nefsin kötülüklerinden hasıl olan karanlık ve maddi suretler sebebiyle kalbin üzerinde meydana gelen ince perde ki, hakikatlerin kabulüne ve tecelli nurlarının alınmasına engel olur. Bu pas, kirlilik seviyesine ve mahrumiye…
Sadaka
(«8 (صد Sevap kazanmak ve karşılığını Allah'tan beklemek maksadıyla yapılan bağış, yardım (cr). Sadâkat (5 4-2) i. ar. Cefa ve safada, lütuf ve kâhirde kalbin aynı durumda bulunmasi. Her halükârda Hakk'a aynı derecede bağlı kalma; Hakk'a ve…
Sâdât
Seyyidler; efendiler ve büyükler. Seyyid kelimesinin çoğuludur. Tarikat dilinde bir silsilenin büyük şeyhleri için “sâdât-ı kirâm” denebilir. Bu kullanım her zaman Hz. Peygamber soyundan gelme iddiası taşımaz; nesep bağlamı ayrıca belirtili…
Sadr
Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…
Bee BUS Bile Şâd-Şâdi
Neşe, Sevinç. tas. Kabz ha. fe b linden sonra sâlikin bast haline geçmesi (sr), ae b Çalış gam-ginleri şâd etmeye şâd olmak istersen Be ee Sevindir kalb-i nasi gamdan âzâd olmak istersen ie ie Esad M. Pasa ue ne Bue Gönül yapmak habibim Ka'…
elif lâm mim sad
elif lâm mim sad a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de “A'râf sure si” nin başında bulunan ve < kendi adlarıyla okunan harfler 1. (bk. hurûf-ı mukatta’a). a
sâdık
“Söz ve vadinde doğru olan ve her sözünü yerine getiren.” anlamında AUah’m sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “En'âm suresi” nde çokluk biçimiyle “sâdıkûn” (sadık olanlarız) diye geçmektedir.
müsâdere
GjjLm) [Ar.] fik. İslâm hukukunda, devlet tarafından hâzineye gelir kaydedilmek m veya bir süre için koruma altma almmak üzere ceza verilmesi ya da tedbir olarak bir mala el konulması.
fıtır sadakası
fıtır sadakası a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin vacip olam bu terim ile karşılanmıştır.
nafile sadaka
nafile sadaka a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin farz olanları zekât olarak adlandırılmış, vacip olanı ise “fitır sadakası” olarak adlandırılmıştır. Bunların dışında kalan ve yapanm büyük sevap kazanaca…
kâf hâ yâ ayn sad
kâf hâ yâ ayn sad a. “Meryem suresi” nin başmda bulunan ve tek tek okunan harfler.
amennâ ve saddaknâ
amennâ ve saddaknâ a. [Ar.] Genellikle Kur’ân-ı Kerîm veya ayetler okunduktan sonra söylenen “Sadaka-llahu’lazîm” ibaresi için “İnandık ve tasdik ettik.” anlamında kullanılan bir söz.
hâtır-ı nâşâd
Kalbe gelen manevî hitap
şakk-ı sadr
İslâm inanca göre, Hz. Peygamber’i göğsünün melekler tarafmda açılıp kalbinin bezenmesi içi kullanılan terim
haber-i sâdık
” (bk. bu madde) ] denilmiştir. khaber-i sâdık a. (jjL» ^ a Gerçeklik ile uyum içinde li olan bilgi anlamında kelâm e terimi. yı
âlem-i kevn ü fesâd
Yedinci gökten yeryüzüne kadar uzanan âlem