ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
15 sonuç · toplam 37 · “Vekâlet” · 1/1
01Vekâlet
Bir kimsenin, bir veya birçok işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması yâni başkasına iş havâlesi. Vekil edene sâhib veya müvekkil, vekâlet verilip yerine geçirilene vekîl denir. (Bkz. Vekîl) Vekâlet, îcâb ve kabûl ile olur. Yâni müv…
hâtem-i vekâlet
304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn
Niyâbet
Vekâlet, hilafet. tas. a Hakk'ın nâibi, Hakk'ın halifesi. b Hakk'ın, kulun naibi olması. Kulun Hakk'ı nâip kılması (sm). Bkz. Hilafet.
yed-i niyabet
yed-i niyabet a. (cub a) huk. Başkasmm malını ona vekâleten elinde bulunduran kimse.
nisyân
“Bir şeyi ka )] yıtsız olarak unutmak veya bir cü, görevi bilinçli olarak terk etmek. ” nci anlamında olan bu terim, de, Kur’ân-ı Kerîm’de türevleriyle en birlikte kırk beş ayette Allah ve miş insan için söz konusu edilmekte; tedir. Allah’ı…
hat, -ttı
îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abb…
na'îm
“Yüksek derecem’in de huzur, refah ve mutluluk.” annci lammda “cennet” (bk. bu madnde de) için kullanılan adlardan biri. ihez nakd a. [Ar.] Hadisleri sağlamur lık ve zayıflık bakımmdan ayınp güvenilirlik derecelerini tespit laretme işi. ise…
nahs
G^j) [Ar.] Sözlük anlam “Uğursuzluk.” olan bir ter “sa'd” (bk. bu madde) karşıtı. 521 nakîbü’l-eşrâf ha nâ'ib a. [Ar.] İslâm devletleol rinde, hükümdar, vali, kadı gibi iyi devletin ileri gelen kademelelık rinde vekillik veya yardımcılık aç…
mühür, -hrü
[< f.müh “İmza, damga, kaşe veya yet iktidar.” anlamlarına gelen söz, bazı kelime ve terkiple yeni terimler oluşturmuştur. 499 mükâtebe lük § tam. mühr-i hümâyûn a. kol Padişahlarm mutöz, lak vekilliğini gösteren ve üzel sadrazamlara verile…
de niyâbet
fik. Hukukî vli konularda, başkası adma veya ye hesabma iş görmeyi, dinî konuan larda ise yine başkası adma bazı ile ibadetleri yerine getirmeyi ifade nir. eden fıkıh terimi; eşanlamlısı re “vekâlet” (bk. bu madde). 2. Şi'a h-i toplumunda,…
Umûmî Vekil
Yerine geçirilen kimseye mutlak halde istediğini yap diyerek verilen vekâlet. Vekil sâhibinden izin almadıkça veya umûmî vekil olmadıkça, başkasını kendine vekil yapamaz. Yalnız, zekât vermek için olan vekîl, izinsiz olarak başkasını, o da…
Tezvîc
Evlendirme, kocaya verme. Kadını, kendisi veya vekîli yâhut velîsi (babası, dedesi, sonra erkek kardeşi, amcası ...) tezvîc eder. (Saîdeddîn Fergânî, M. Zihni Efendi) Erkek velîleri bulunmayan yetimleri, Hanefî mezhebinde anaları tezvîc ede…
Nâib
1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…
İmâmet-İ Kübrâ
Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) vekâleten bütün müslümanlara imamlık ederek İslâmiyet'in emirlerinin tatbik edilmesine nezâret edip, İslâmiyet'e ve müslümanlara karşı yapılan her türlü müdâhaleye (saldırı ve sataşmaya) cevap verm…
Taç Giydirilmek
Şeyhler tarafından müridlere törenle taç giydirilme töreni. Tasavvuf yolunda ilerleyip, olgunlaşan ve bu şekilde irşâd seviyesine gelenlere, şeyh tarafından taç giydirilir, ellerine de mühürlü bir “icazetname” veya “hilâfetnâme” verilir ki,…