ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
17 sonuç · toplam 21 · “Rûmân” · 1/1
01Rûmân
Ölü, kabre konduğu zaman, kendisine gelen melek. İbn-i Mes'ûd'dan (radıyallahu.anh) rivâyet olundu ki: Yâ Resûlallah! Ölü kabre konduğu vakit ilk karşılaşacağı şey nedir diye soruldu. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: "E…
Zikir
veya Zikr Anmak, hatırlamak, yâd etmek. 2. tas. a Allah'ı anmak ve hatırlamak; onu unutmamak ve gaflet halinde olmamak. b Allah kelimesini veya lâilahe illallah cümlesini söylemek ve tekrarlamak, İlkine lafza-i celal zikri, ikincisine kelim…
karine
(üj» [Ar.] “Maksada doğrudan doğruya ulaştırmayıp yalnızca işaret eden, sözün gelişinden, akışından anlaşılan durum.” anlamında kelâm terimi.
hızlân
Buyruklarmı yerine getirmeyen kullardan Allah’ın yardımmı ve mağfiretini h kesmesi ve bu kullarını kendi hâllerine terk etmesi anlamında kullanılan kelâm terimi; “nusret, tevfîk, lütuf’ karşıtı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de üç ayette geçmekted…
habîs
“Değersiz ve bayağı olmasından dolayı hoşa gitmeyen somut veya soyut varlık ya da durum.” an lamında olan bu terim, insan tabiatmın hoşlanmadığı, aklın ve dinin benimsemediği nesneler ve değerler için kullanılmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de yanlış…
Abdalân
Abdallar. Farsça çoğul biçimindeki kelime, tasavvuf literatüründe abdâl adı verilen velîler topluluğunu ifade eder. Abdalân-ı Rûm Anadolu’nun İslâmlaşması ve Osmanlı kuruluş çevresiyle ilişkilendirilen gezgin derviş ve eren zümreleri için k…
avf
İnsanm Allah nezdindeki durumu ve o noktada hissettiği korku ve endişeleri ifade etmek için kullanılan terim. “havf’ sözü, Allah’ın suç işleyenleri cezalandırma yöntemlerinden biri olarak “Nisâ suresi” nde ifade edilmekte, özellikle de “All…
hâviye
“Derin çuku uçurum.” anlamındaki bu sö cehennem için kullaılan terim lerden biridir
Halile-Zen
Zil çalan manasına Arapça-Farsça bir terkip. Halîle, avuçtan büyük, iç tarafı biraz çukur olan ve bu çukur yerdeki kayışa el geçirilerek, bir el hafifçe aşağı çekilmek suretiyle, iki el birbirine çarpılıp, tempo tutulan zillere denir. Halîl…
Balım Taşı
Kırşehir dolaylarında çıkan ve kendisinden oyularak vazo, masa, sürahi vs. gibi eşyalar yapılan balgamî tür taşa, Alevîler ve Bektaşîler “Balım Taşı” derler. Onlara göre bu taş, Balım Sultan’ın kerâmetiyle çıkmıştır. Teslim Taşı, Palheng gi…
Çar Alâmet
Farsça-Arapça. Çar, çehâr’dan bozulmuş olup dört manasına gelir. Alâmet, işaret, iz, nişan, sembol gibi manaları ihtiva eder. Bu şekilde çar alâmet, dört işaret demektir. Bektaşîlerde, halife olan kişiye, deriden dikilmiş, iç tarafında bir…
Çengi
Çeng, harbe benzer bir müzik aletidir. Kavisli ağaca takılı, bağırsaktan yapılmış yirmi üç telden meydana gelir. Bu müzik âletinin kökeni Doğu’dur. Bu âleti çalana çengi denir. Mevlevi mutasavvıflarından bestekâr Yusuf Dede, bu enstrümanı ç…
Kudüm
Tekke musikisi enstrümanlarından biri de, kudûm’dür. Gövdesi bakır veya pirinçten yapılmış olup, yanyana iki tane birden olarak kullanılır. Kudüm çanağı, eskiden dut ağacından yapılırmış. Birisinin üzerine deve, diğerininkine de merkep deri…
Yuf Borusu
Yuf olsun veya yuh olsun tabirleri, yazıklar olsun anlamındadır. Yuf borusuna, nefir adı da verilir. Boynuzdan yapılma boru şeklindeki enstrüman. Bunu daha ziyade gezgin dervişler taşırlardı. “Yuf borusu çalmak” ifadesi, birinin, artık hiçb…
Ma'nâ (mânâ)
Lafızdan (sözden) anlaşılan, kastedilen şey. Mânâ asl olup, kelime ve lafız (söz) kalıbları içerisinde ifâde olunurlar. Kelimeler ve lafızlar, bu mânâların ortaya çıkmasında vâsıtadırlar. Mânânın çok çeşitleri vardır. Meselâ, lugat (sözlük)…
Ahiyân-ı Rûm
Anadolu ahîleri. Âşıkpaşazâde’nin Osmanlı kuruluş çevresinde saydığı toplumsal-dinî zümrelerden biridir. Şehir esnafı, zanaatkârlar, zaviyeler ve misafir ağırlama hizmetleri çevresinde teşkilatlanan ahîler; meslek ahlâkı, dayanışma ve fütüv…
Ehl-i Rûm
Anadolu halkı veya Anadolu’da yaşayanlar. Tarihî metinlerde “Rûm” coğrafyası döneme göre Bizans ülkesini yahut Anadolu’yu ifade eder.