ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
26 sonuç · toplam 61 · “Mantık” · 1/2
01Mantık
1. Konuşma, düşünce, söz. Bir adamın mantığı düzgün olursa, diğer amelleri de düzgün olur. Fakat bir kimsenin mantığı bozuk olursa, diğer amelleri de bozuk olur. (Yahyâ bin Ebî Kesir) Müslüman mantıklı hareket eder. Çünkü o kendi fikrine gö…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Mesele-i gamiza
غا مضه) dr Çözümü güç, anlaşılması son derece zor mesele. 2. tas. Ayân-ı sâbitenin yok olma hali üzere baki olması ile birlikte, bunların Suretlerinde Hakk'ın zahir ismiyle tecelli etmesi, Bu husus keşf ve zevkle bilinir, akıl ve mantıkla a…
Sevda
Sevgi, aşk, çılgınca sevgi. tas, İlahi aşk. Yürekte siyah bir nokta vardır; buna habbetu'l-kalp, sevdaii'l-kalp, suveydâü”-kalb, dâne-i dil gibi isimler verilir. Kalbin en değerli yeri burasıdır. Canın canıdır. “Canımın içi” sözüyle buna iş…
Simurg
Otuz kuş, Anka, tas. İnsan-ı kâmil, Attarin Mantiku’t- Tayr'ında kuşların Padişahı; Hüdhüd kılavuzluğunda yola çıkan kuşların yedi vadiyi geçtikten sonra ulaştıkları Padişah; Allah. Bkz. Anka.
fıtrıyyât
Akim yaradılıştan sahip olduğu doğruluğu kesin fikirler ve zarurî öncülleri anlatmak için kullanılan felsefe ve mantık terimi.
delâlet
Sözlük anlamı “Kılavuzluk etme, yol gösterme.” olan bu söz, “Zihnin bir şey hakkında bilinenden başka bir bilgiye ulaşmasL” anlamında fıkıh ve mantık terimidir. Bu manada ilk bilgiye “delil” (bk. bu madde), ikinci bilgiye ise “medlûl” (bk.…
Makdûr
Kudretin konusu olan şey. Kelâm ilminde bir kudret sıfatının etkisinin yöneldiği mümkün fiil veya varlık için kullanılan terimdir. Allah’ın kudreti bağlamında makdûr, yaratılması veya meydana getirilmesi aklen mümkün olan şeyi ifade eder; m…
hüküm, -kmü
hüküm, -kmü a. (^ [Ar.] Sözlük anlamı, “Düzeltmek, düzenlemek, karar vermek.” olan bu söz, kelâm, mantık ve fıkıh bilimlerinde yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yargılama, karar verme.” anlamında otuz iki yerde geçen…
yakîniyyât
Doğruluğu kesin olan önermeler anlamında felsefe ve mantık terimi.
hüdhüd
Çavuşkuşu, ibibik; Kur’ân-ı Kerîm’de “Nemi suresi, 27”nin 20-24. ayetlerinde adı geçen ve Süleyman kıssası çerçevesinde Süleyman Peygamber ile Seba Melikesi Belkıs arasında haber getirip götüren kuş. Ayrıca bu terim, İslâmî edebiyatın öneml…
hurâfe
Sö anlamı, “Akla ve gerçeğe ay düşen aldatıcı söz. ” olan bu rim, mantıkî temelden yok düşünceleri ve uygulamalan nî değerler çerçevesinde gö rip onlarm benimsenmesini vunan batıl inanç ve uygula lar için kullanılmıştır. Bu söz Kur’ân’da ne…
Ulûm-İ İbtidâiyye
Âlet ilimleri; ana ilimleri öğrenmek için yardımcı olan sarf, nahiv, belâgat, mantık vs. gibi ilimler.
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
Tecribî İlimler
Tecribe ve müşâhede (gözlem) ile elde edilen bilgiler, ulûm-i akliyye (aklî ilimler). Bâzılarının İslâmiyet'ten ayrı ve uzak gördükleri tecribî ilimler, fenler, vesîkalar ve senetler hep İslâm dîninin birer şûbesi, dallarıdır. Yâni dînimiz…
Zâhirî İlimler
Okuyarak, çalışarak ve araştırarak elde edilen, öğrenilen ilimler. Kelâm, tefsîr, fıkıh gibi din bilgileriyle; mantık, matematik, fizik, kimyâ, biyoloji, geometri gibi fen bilgileri. Zâhirî ilimlerde mütehassıs, tasavvuf derecelerinde çok y…
Müşâvere
Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimseler ile bir konu üzerinde konuşma, görüşme, danışma, meşveret etme, görüşüne baş vurma. (Bkz. Meşveret) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: ... (Ey Resûlüm!) Eshâbın ile müşâvere et. Onla…
Mütekâmil
Kemâle erişmiş, olgun, üstün. İslâm dîni dünyânın en mütekâmil, en mantıkî ve en son dîni olduğundan, onun hakkında bir kitap yazabilmek için, yazanın yüksek tahsilli yâni ilim sâhibi olması, Arabî, Fârisî ve bir ecnebî lisânı bilmesi, en y…
Islâhât
İyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler. Endülüs müslümanlarının Avrupalılara tuttukları ışık ile, Avrupa'da bir rönesans, ıslâhât hareketi başlamıştı. Aklî ilimleri öğrenen birçok ilim adamı, akıl ve mantık…
İhvân-Üs-Safâ
On birinci asrın ikinci yarısında Basra'da ortaya çıkan; "İslâmiyete birçok vehimler karışmış, onu bu vehimlerden temizlemek ancak felsefe ile mümkündür. İslâm dînini felsefe vâsıtasıyla saf hâle getirmelidir" diyen sapık ve gizli bir cemiy…
İ'timâd-I Nefs
Nefse güvenmek, bir iş için lâzım olan çalışmaları ve sebeplere yapışmayı bırakarak o işi başarırım diye kendine güvenmek. İslâm dîni, çalışmayı ve Allahü teâlâya tevekkül etmeyi (güvenmeyi) emr eder. Îtimâd-ı nefs, İslâmiyet'in emirlerine…