ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
801 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 1/34
01Düş
2) Omuz,dün. tas. Hakk'ın ululuk sıfatı.
Düşmen
fars. شمن) Yı. Düşman, insanın kötülüğünü isteyen ve zarar vermek için | Uğraşan kişi, 2, Şeytan. Nefs. Münkir, kafir. Bkz. Dost. | vw iii Düveyre Kim bize taş atarsa güller nisar olsun ona Vurmaklığa kasd edenin düşem öpem ayağını Her kim…
Düşkün
Varlıktan yokluğa, sağlıklı iken hastalığa, kuvvetli iken zayıflığa düşen kişiler için kullanılan bir ifade. Bu ifadeyle alakalı bir takım atasözleri, kültür zenginliğimiz içindeki yerini hâlâ korumaktadır: “Düşmez kalkmaz bir Allah”, “düşe…
Düşüncesiz Sufiye Sohbet Haram
Her konuda takvayı gözeten, hep iyiye yöneliş tefekkürünü taşıyan, edebli olan, müridin nasihatten ibret almaya kabiliyeti var demektir. Bu durumda olmayan kişi için, sohbet bir fayda sağlamaz. Böylesi için sohbet haramdır.EEBCED:Bir hesapl…
Medrese Kaçkını Meyhane Düşkünü
Az bir bilgiyle, olgun kişilere kendini âlim gibi göstermeye çalışan, ahlaken kötü kimselere denir.Aşkına düşen âşıklar İçer ağuyu nûş ider; Topuğa çıkmayan sular, Deniz ile savaş ider.Yunus Emre
hudûs
Allah’ın varlığını kanıtlamak amacıyla kozmolojik delillerden biri için kullanılan kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de yer almayan bu söz, kelâm bilimi içinde ele alınmış ve yorumlanmıştır.
Kuddûs
Sözlük anlamı, “Temiz olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Tertemiz, kusurdan arınmış, her türlü eksikliklerden arınmış, kutsallıklarla övülen.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” dan olup AUah’m doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tir…
Gazâ Ordusu
Allahü teâlânın rızâsı için O'nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanı korumak için düşmanla savaşan müslüman askerler. Gazâ ordusu, duâ ordusuna muhtaçtır. (İmâm-ı Rabbânî)
Zerdüşt
Mecûsîliğin kurucusu. Mecûsîliğin kurucusu olan Zerdüşt mîlâddan 600 sene önce, Hindistan'da doğdu. Hindistan ve İran taraflarında yaşadı. Brehmen din adamları tarafından kovuldu. Belh'te mecûsîlik dînini yaydı. İyilik tanrısı İzed veya Orm…
Südüs
Altıda bir. Ferâiz ilminde yâni İslâm mîras hukûkunda bildirilen altıda bir hisse (pay). Südüs hisseyi yedi kimse alır. Ölenin babası, anası, sahîh dede ve nineler, oğlunun kızları, babadan kız kardeş, anadan kardeş. (M. Mevkûfâtî)
Abdu’l-Kuddûs
el-Kuddûs, her eksiklikten münezzeh demektir. Allah’ın perdelenmeden arındırdığı kişi. Bu kulun kalbini, Allah’tan başkası meşgul etmez. Allahu Ta’âlâ’nın şu kudsî hadiste ifade ettiği gibi, kalbi sadece O, istilâ eder: “Yere göğe sığmadım…
Abdüsselamiyye
Rifaiyye’den Sa’diyye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu.
seyyidü’s-sâdât
Muhammed. 2. Hem ba hem anne tarafindan H Ali’nin soyundan gelen ki seler için kullanılan terim
Seyyidü’s-sekaleyn
“İnsanların ve cinlerin efendisi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Na‘t ve mevlid edebiyatında yaygındır.
Seyyid-Üs-Sakaleyn
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın lakablarından. İnsanların ve cinlerin efendisi, iki cihânın seyyidi Muhammed aleyhisselâm. Hak teâlâ kullarını Cennet'e dâvet edip cemâlini (güzelliğini) müşâhede etmelerini (görmelerini) vâd ey…
Abdu’s-Sabûr
es-Sabûr, çok sabırlı demektir. Bu kul, es-Sabûr isminin kendisinde tecellî etmesi sebebiyle, işlerde sebatlı hale gelmiştir. Cezalandırmada, muaheze etmede acele etmez, musibetlerde sabırsızlık göstermez, mücahedelerde, (Allah’ın tâat konu…
Abdu’s-Samed
es-Samed, arzu ve ihtiyaçları sebebiyle, herkesin yöneldiği ulular ulusu bir müstağni demektir. Hayırları yardım olarak ulaştırdığı, belâları kaldırdığı için, kendisine ihtiyâç duyulan, samediyyet’in zuhur ettiği kuldur. Onun vasıtası ile,…
Abdu’s-Selâm
es-Selâm, esenlik veren demektir. Selâm ismi tecellî edip, her türlü noksan, âfet ve ayıptan kurtulan kişiye, Abdu’s-Selâm denir. Kur’an’da otuz dört yerde geçer.ABDU’S-SEMî’
Abdu’ş-Şehîd
eş-Şehîd, her şeyi gözlemiş olarak bilen demektir. Şâhid olarak her şeyde Hakk’ı müşahede eden kul. O, kendinde ve Allah’ın yarattığı diğer varlıklarda, Hakk’ı görür. Kur’an’da otuz beş yerde geçer.
Abdu’ş-Şekûr
eş-Şekûr, az iyiliğe çok mükâfat veren demektir. Bu kul, Rabbisine daimî şükür halindedir. O, ni’meti ancak O’ndan gelmiş olarak görür. Bela ve cezalandırma şeklinde bile olsa O’ndan gelen her şeyi, sadece ni’met olarak değerlendirir. Çünkü…
Nigâh dâşt
Kalbi dağıtan düşüncelere karşı iç dikkati muhafaza etmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Abâdile
Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden…
Âb-rîzci
(آب ريز جى) veya Ab-rizi Su döken. tas. Mevlevi tekkelerinde apteshane temizliğiyle görevli kişi. Kennase (süpürgeci) (Po 1:7). Ab @ dane i. ar. (12 ب و 1( Su ve habbe. tas. a Hırsın ve tamahın kötülüğünü, zühtün ve kanaatin faziletini dile…
Âb u dâne
Su ve tane; temel rızık. Kanaat, sade yaşayış ve kişiye takdir edilen rızıkla yetinme düşüncesini anlatan deyim.