Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

1221 sonuç · toplam 1710 · “Kur’ân” · 9/51

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

muktesıd

İslâmî inançta, ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan sakman, orta yolda hareket eden, metevazi ve mutedil kimseler. Bu söz Kur’ân-ı Kerîm’de “Lokman suresi” nin otuz ikinci ayet ile “Fâtır suresi” nin yine otuz ikinci ayetinde, “Doğru ve…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

gaflet (II)

gaflet (II) a. [Ar.] fık. Hukukî işlemlerde kolayca kandırılabilecek ölçüde saflık, dikkatsizlik ve savrukluğu ifade eden fıkıh terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamlar çerçevesinde otuz beş yerde, geçen bu terim, hadislerde de sıkça rastlanma…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

âfâkî

Dış dünya ile ilgili şeyler karşısında bireyin şahsî görüş ve inanışlanna bağlı olarak değerlendirilen ve herkesin izleyip gözleyebileceği reel durumlar, “enfüsî” sözünün karşıtı, objektif. Kur’ân-ı Kerîm (Fussilet suresi 41 / 53) ’de bu sö…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

amentü

amentü a [< Ar. âmene fiilinin birinci teklik şahsı. ] (İnandım, iman getirdim) İslâm dininin ve imanın esaslarını özlüce ifade eden söz: “Âmentü billahi ve melâ'iketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’lyevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihi ve şe…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

dehr

“Zaman, dünya” anlamındaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş altmcı suresi olan “İnsan” suresinin bir başka adıdır (.bk. İnsan suresi)

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

iyâzen billah

“Allah’a sığınırım.” anlamında bir söz, “el-iyâzü billah” biçiminde de kullanılır. ) izzet a. [Ar.] Hadis biliminde, tek bir isnatla rivayet edilmiş bulunan bir hadisin başka bir ^ hadisin isnadıyla daha rivayet - edilmesi yoluyla kuvvet ka…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hukûkullah

“Allah hakları. ” anlamında kullanılan bu terim, kulun Allah’a karşı sorumluluklarını ve yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bunlar, Allah’a iman ve ibadet, namaz, oruç, hac olarak gösterilirlerken, yasaklar olarak da zina, içki, kumar, nank…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kavî

Kavî öz. a. (^1 [< Ar. kuvvet] Sözlük anlamı, “Güçlü olmak, bir işi gerçekleştirmek için aklen ve bedenen yeterli olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Her şeye gücü yeten, kudret sahibi.” anlamında “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müzdelife

Kutsal topraklarda, hac mevsiminde, bili Arafat’tan inen Müslümanlarm in toplanarak zikir, dua ve vakfe ncı ile Allah’a yaklaşmalarından dolla layı bir araya geldikleri yere verilen ad. riat Müzill a. [Ar.] Sözlük anlamı, nah “Zelil, aşağıl…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mu'iz

Sözlük anlamı “Aziz ve kutsal kılan.” olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleriydin olup “Dilediği kimseyi yücelten, değerli kılan.” anlamında Allah’a nispet edilmektedir. Bu isim, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber, aynı kök…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

muhzî’l-kâfirîn

“Rezil rüsva eden, utandıran.” anlamında Allah’ın sıfatı olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “Tevbe suresi” nin ikinci ayetinde geçmektedir.

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

cenîn

Anne karnındaki çocuk. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Necm suresi” nde aynı anlamda geçmekte, hadislerde de buna benzer bilgiler verilmektedir. İslâm hukukunda ise cenin doğuncaya kadar anneye bağlı telâkki edilmiş; ancak ceninin oluşumundan so…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

mürsel hadis

mürsel hadis a. bk. mürsel Mürselât suresi a. ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş yedinci, iniş sırasma göre otuz üçüncü suresi olup “Hümeze suresi” nden sonra ve “Kaf suresi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve elli ayetten meydana gelmekte…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nahl-i Tûr

Tûr’daki kutsal ağaç. Hz. Mûsâ’nın ilâhî hitaba mazhar olduğu vadi ve ağaç etrafında oluşan tasavvufî-edebî remizdir. Şiirde tecelli, nur ve doğrudan hitabın sembolü olarak kullanılır. Kur’ân’daki Nahl sûresiyle aynı kavram değildir.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ahlûk

Sonradan olmuş varlık, yaratık anlamında kelâm terimi. Bu anlamıyla Kur’ân vahiy yoluyla indiği, yazılı olmadığı için mahlûk olarak kabul edilmemiştir. Ancak sonradan yazıya geçmiş biçimi bu terim ile karşılanmıştır.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

şeb-i arûs

şeb-i arûs a. [< F. şeb + Ar. arûs] (Düğün gecesi) Mevlevî tarikatının lideri olan Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (öl. 670 / 1273)nin İlâhî aşka kavuşmasını ifade eden ve öldüğü gece için kullanılan terim. Bu geceyi Mevlevîler, genellikle Kur’ân…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdî

“Doğru yolu gösteren, hidayet eden, hayır ve mutluluk veren.” anlammdaki bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “İnsana akıl, muhakeme ve zarurî bütün bilgileri veren, ebedî mutluluğu sağlayacak manevî yolu gösteren.” an…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

a'lâ

Yüce, ulu, en şerefli anlamında Allah’a nispet edilen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “ala” maddesi).

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

şühûr-ı selâse

şühûr-ı selâse a. [Ar.] bk. eçüç aylar a) za şükür, -krü a. [Ar.] Allah’tan in veya insanlardan gelen yardım, lütuf, iyilik ve nimetten dolayı an minnettarlığını ifade etmek üzeâf’ re söz, davranış veya ibadetle la Al bunlara karşılık verme…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

berat gecesi

berat gecesi a. İslâm âlemince kutsal sayılan günlerden olan Şaban aymm on beşinci gecesi. Bu gecenin Müslümanlarca başka gecelerden farkh olarak daha fazla ibadet ile geçirilmesi bizzat Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilmiş, “Allah teâl…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâmmetü’l-kübrâ

“En büyük felâket” veya her şeyi bastıran büyük olay. Kur’ân’da kıyametin dehşetini anlatan ifadelerden biridir.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

mübin

“Açıklığa kavuşturan, açık seçik olan, gerçekleri açıkça ortaya koyan.” anlamında Allah’ın bir sıfatıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de 119 ayette geçmektedir.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

lafzıyye

Kur’ân-ı ğ- Kerîm sözlerinin ifadesi olan n ayetler ve bunları okumanm le mahlûk olduğunu kabul edenler rf için kullanılan terim. et

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

mutlak

Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin ve hadis metinlerinin yorumu usulünde ön m yargıdan uzak ve kayıt altına m almmamış lafız veya hüküm anlamında fıkıh terimi.

↗