Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

144 sonuç · toplam 180 · “Oruç” · 6/6

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şüpheli Şeyler

Helâl ve haram olduğu açıkça bildirilmeyen şeyler; şüpheliler. Helâl olan şeyler bellidir, haram olan şeyler de bellidir. İkisi arasında örtülü bulunan şüpheli şeyleri tanımak güçtür. Şüpheli şeylerin etrâfında dolaşan harama düşer. (Hadîs-…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İbâdet-İ Bedeniyye

Beden ile yapılan ibâdetler. Namaz, ibâdet-i bedeniyye olduğundan başkası yerine kılınamaz. Herkesin kendisi kılması lâzımdır. Ağır hasta ve çok ihtiyâr kimse, namaz yerine fakire fidye (bedel, belli miktarda mal veya para) veremez. Hâlbuki…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhtikân

Lavman yapmak. İhtikan yapmak, kulağına yağ damlatmak orucu bozar ise de keffâret lâzım olmaz. (Abdullah Mûsulî)

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhtiyât

Dîne uygun olmayan bir işi yapma şüphesinden kurtulmak için, tedbirli hareket etme. Hanefî mezhebi âlimlerinin çoğuna göre (sabahleyin) ufkun bir yerinde beyazlık başlayınca, (imsak vakti) olup, oruca başlanır. Bundan (6-10 dakika) sonra be…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İrtidâd

Dinden çıkma. Müslüman iken, İslâm dînini terk etme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı ( iyi ) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin ( Cehennem'…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İskât Ve Devr

Müslüman bir kimsenin ölünce, namaz, oruç ve diğer bâzı borçlarından kurtulması için yapılan muâmele. (Bkz. Devr) Tutulmamış oruçların ve ölüm hastalığına yakalanmış bir kimsenin kazâ edemediği namazları için iskât ve devr yapmanın lâzım ol…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihâza

Kadınlarda âdet ve lohusalık dışında gelen ve oruç ile namaza mânî olmayan kan. Hanefî mezhebinde, üç günden (72 saattan) beş dakika bile az olan ve yeni başlayan için on günden çok sürünce, onuncu günden sonra ve yeni olmayanlarda âdetten…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İ'tikâf (îtikâf)

İbâdet niyetiyle câmide bir müddet bulunmak. Îtikâf, nezr (adak) olursa vâcib, Ramazan ayının son on gününde sünnet, bunların dışında herhangi bir zamanda namaz kılmayı beklemek, göz-kulak günâh işlemesin niyetiyle mescidde bulunmak ise müs…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırk Makam

Dört kapı: 1. Şeriat, 2. Tarikat, 3. Hakikat, 4. Marifet.Şeriat, baba mesabesinde olup dinin inanç, ibadet ve muamelat esaslarının tümünü oluşturur. Birinci kapıyı gerçekleştirmek, şeriatı yaşamakladır.Tarikat anadır. Şeriat bilgilerini olu…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mebâdiu’n-Nihâyât

Nihayetlerin başlangıçları anlamında Arapça izafet terkibi. Bir önceki maddede belirtildiği gibi, namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetler hakkında kullanılır. Bu ibadetler, kulu hedefine ulaştırdığı için, bu isim ile anılmışlardır.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Okçular Tekkesi

Şimdiki tâbirle okçuluk klübü. Tekke, okçuların ok tâlimi yaptıkları Okmeydanı’nda idi. Tekkenin geniş salonuna “semâhâne”denirdi. Okçular tekkesi, 6 Mayıs’ta yani Hıdırellez günü açılır, altı ay boyunca Pazartesi ve Perşembe günleri tâlim…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Savaş Büyük Savaş

Hz. Peygamber (s) Tebük gazvesinden dönüşünde “küçük savaştan büyük savaşa döndük” demiştir. Ay, Ramazan ayı yani oruç ayı idi. O, bu şekilde oruca, yani nefisle mücadeleye büyük savaş adını vermişti. Savaşın büyüğü, bu şekilde, nefisle yap…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Uubûde

Arapça, kulluk anlamındadır. Ubûde; Allah’ı sevmek, O’ndan utanmak, korkmak ve O’nu yüceltmek üzere kulluk yapmaya denir. Ubûde, ubûdiyyetten daha üstündür. Aynı şekilde ubudiyet de ibâdetten üstündür. İbadetin, mahalli beden olup emri yeri…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Umum-Husûs

Arapça, genel-özel anlamında iki kelime. Tasavvuf erbabı umum ve husus konusuna özen gösteregelmişlerdir. Çoğunluğa, toplu özellikler arzetmeleri nedeniyle ehl-i umum derken, herkesten farklı birtakım inceliklere özen gösterenlere de, ehl-i…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ragîbet

İhsân ve ikrâm. Çoğulu regâibdir. Receb-i şerîfin ilk Cumâ gecesine Regâib gecesi denir. Çünkü Allahü teâlâ bu gecede, mü'min kullarına rağibetler yapar. O gece yapılan duâ, namaz, oruç, sadaka gibi, ibâdetlere kat kat sevâb verilir. O gece…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dâvûd Aleyhisselâm

Kur'ân-ı kerîmde adı geçen ve İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hem peygamber, hem sultân yâni hükümdâr idi. Soyu Yâkûb aleyhisselâmın Yehûda adlı oğluna ulaşır. Süleymân aleyhisselâmın babasıdır. Kudüs'te doğdu. Orada yaşadı ve…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dehr Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yetmiş altıncı sûresi. İnsan sûresi ve Hel'etâ da denir. Dehr sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). Mekke-i mükerremede nâzil olduğunu söyliyenler de vardır. Otuz bir âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîm…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mecîd (el-Mecîd)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğü, yüceliği ve işlerinin güzelliği ile tanınan, övülen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ, nîmetler vermesi sebebiyle övülendir, Mecîd'dir. (Hûd sûresi: 73) Yâ…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutlak Nezr

Şarta bağlı olmayan adak. (Bkz. Nezr) Allahü teâlâ için bir sene oruç tutacağım demek mutlak nezr olup, bunu söylerken kasd (niyyet) etmese de, söz arasında dilinden çıksa bile, yapması vâcibtir. Çünkü, talâkta (boşamada) ve adakta niyetsiz…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mişnâ

Yahûdîlerin Tevrât'tan sonra mukaddes kabûl ettikleri Talmûd kitâbının iki kısmından biri. Mişnâ, İbrânice "tekrar" demektir. Sözlü emirlerin kânun hâline getirilmiş ilk hâlidir. Yahûdî îtikâdına göre, Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselâma, Tûr d…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mi'yâr

1-Ölçü âleti. Akıl; his kuvveti ile anlaşılabilen veya hissedilenlere benzeyen ve onlara bağlılıkları bulunan şeyleri birbirleri ile ölçerek, iyilerini kötülerinden ayırmaya yarayan bir mi'yârdır. O hâlde, peygamberlerin bildirdikleri şeyle…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muâheze

Azarlama, darılma, paylama, cezâlandırma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ sizi yemîn-i lağv (geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemin etmek) ile muâheze etmez. Fakat (kasıdla, bilerek) akd ettiğiniz yeminlerd…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muharrem Ayı

Hicrî kamerî yılın ilk ayı. Ramazan'dan sonra oruçların en fazîletlisi, Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en fazîletli namaz da gece namazıdır. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb) Kim arefe günü oruç tutarsa, iki senelik gü…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mücâhid

Allah yolunda din düşmanları ile çarpışan, cihâd eden. Benim yolumda mücâhid kimse, benim uhdemdedir (zimmetimdedir). Rûhunu kabzedersem onu Cennet'e vâris ederim. Memleketine döndürürsem sevâb veya ganâimle (harpte alınan mallarla) döndürü…

↗