Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

150 sonuç · toplam 264 · “imlâ” · 5/7

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Reml (remel)

Hac ibâdeti yerine getirilirken, tavâfın (Kâbe'nin etrâfında dönmenin) ilk üçünde, erkeklerin kısa adımlarla, omuzları silkerek, çalımlı yürümeleri. Reml, haccın sünnetlerindendir. Resûlullah efendimiz, Mekke'yi feth edip Kâbe'yi tavâf esnâ…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eş'arî

1. Ehl-i sünnet vel-cemâat yolunun iki büyük imâmından biri. Ebü'l-Hasen Ali bin İsmâil Eş'arî. 879 (H. 266) yılında Basra'da doğdu. 941 (H. 330) yılında Bağdâd'da vefât etti. İmâm-ı Eş'arî ve İmâm-ı Mâtürîdî, selef-i sâlihînin (ilk devir m…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ezvâc-I Tâhirât

Peygamber efendimizin temiz ve çok mübârek hanımları, mü'minlerin anneleri. Peygamber efendimiz, ezvâc-ı tâhirâtının ilki olan hazret-i Hadîce'nin vefâtından bir yıl sonra, elli beş yaşında iken Allahü teâlânın emri ile ikinci olarak hazret…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tazmîn

Sebeb olunan zarar ve ziyânı ödeme. Çeşitli kimselerden aldığı haram malları birbirleri ile veya kendi helâl malı ile yâhut kendinde emânet bulunan mallar ile karıştırırsa ve bunları birbirlerinden kolayca ayıramazsa, bu karışımlar kendi mü…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gamârâ

Yahûdîlerin Tevrât'tan sonra mukaddes kitab saydıklarıTalmûd'un kısımlarından biri. Talmûd; Mişnâ ve Gamârâ olmak üzere iki kısımdır. Yahûdî inanışına göre, Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselâma Tûr dağında Tevrât kitabını (yazılı emirleri) verdi…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fıkh (fıkıh)

Bilmek, anlamak. İslâmiyet'i bilmek. Dinde yapılması ve sakınılması lâzım gelen işleri bildiren ilim. İbâdetlerin en kıymetlisi, fıkıh ilmini öğrenmek ve öğretmektir. (Hadîs-i şerîf-Mecmûa-i Zühdiyye) Allahü teâlâya fıkıhtan daha üstün bir…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Finâ

Şehir kenarı, büyük mezarlıklar (fabrika, mektep, kışlalar) ve kasabadakilerin harman yapmak, hayvan koşturmak, eğlenmek için devamlı kullandıkları yerler. Finâ ve kasabadakilerin kullandıkları deniz ve göl kısımları şehirden sayılır. Sefer…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gavs

Yardım eden. Evliyâ arasında kullara yardımla vazîfelendirilen velî zât. Muhyiddîn-i Arabî'ye göre gavs, medâr kutbudur. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine göre ise, medâr kutbundan ayrı ve daha yüksek olup, ona yardım edicidir. Bu sebeble, medâr…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Münâkehât

Fıkıh ilminin dört büyük kısmından biri. Evlenme, boşanma, nafaka gibi hususlar. Fıkıh ilmi; ibâdât (ibâdetler), münâkehât, muâmelât (alış-veriş, kirâ, fâiz, mîrâs v.b.) ve ukûbât (cezâlar) olmak üzere dört kısma ayrılır. Fıkhın ibâdât kısm…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâib

1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Haham

Yahûdî din adamı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Muhakkak ki; hahamlardan ve râhiplerden bir çoğu, bâtıl sebeplerle, insanların mallarını yerler ve onları Allah'ın yolundan alıkorlar. Altını ve gümüşü yığıp…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hücre-İ Seâdet

Medîne-i münevverede Mescid-i Nebevî içinde Peygamber efendimizin mübârek kabirlerinin bulunduğu oda. Peygamber efendimizin sağlığında burası, hanımlarından hazret-i Âişe vâlidemizin odasıydı. Peygamberimiz burada vefât etti. " Peygamberler…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hürre

Hür kadın. Câriye olmayan kadın. Hürre olan hanımlar, namaz kılarken, yüz ve elden başka bütün bedenlerini örter, göstermezler. Câriyeler (hür olmayan kadınlar) ise, sırt ve göbekten diz altına kadar örterler. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sec'

Nesirde cümle sonlarının kâfiye şeklinde birbirine uygunluğu. İslâm âlimleri, Kur'ân-ı kerîmin î'câzını (eşsizliğini, mûcize olduğunu) başka başka bildirdiler. Çok kimse, Kur'ân-ı kerîmin nazmı garîb, üslûbu acîbdir yâni bilinenlerden başka…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerîk

1. Eş, ortak. Benim şerîkim yoktur. Başkasını bana şerîk eden sevâblarını ondan istesin... (Hadîs-i kudsî-Mektûbât-ı Rabbânî) (Yâ Ebüdderdâ!) Parça parça parçalansan, ateşte yakılsan bile Allahü teâlâya hiçbir şeyi şerîk yapma!Farz namazlar…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şit (şîs) Aleyhisselâm

Âdem aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselâmın oğludur. Babası vefât edince peygamber oldu. Kendisine elli suhuf kitâb verildi. Şit ismi İbrânice olup Arapça'da Allah'ın hibesi (hediyesi) mânâsındadır. Şit yerine Şîs d…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şuayb Aleyhisselâm

Medyen ve Eyke ahâlisine gönderilen peygamber. İbrâhim aleyhisselâmın, dînini insanlara tebliğ etti. İbrâhim aleyhisselâmın veya Sâlih aleyhisselâmın neslinden olduğu rivâyet edilir. İsminin Arabça Şuayb, Süryânicede Yesrûb olduğu bildirilm…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İctihâd

İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sell…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İslâm Ahlâkı

İslâm dîninin bildirdiği ahlâk. (Bkz. Ahlâk) Müslümanlar birbirine hürmet eder, yardımlaşırlar. Din ve dünyâ işlerinde birbirlerinin sıkıntılarını giderirler. Kul ve hayvan haklarını gözetirler. Kânunlara karşı gelmezler. İslâm ahlâkı üzere…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-âhir

Her şeyin sonunda Allah’ın varlığının devam etmesi, bulunması, O’nun el-Âhir ismini tanımlar. Yaratılanların fânî olmasından sonra, Allahü Ta’âlâ’nm bekâsını ve âhiriyyetini görüp, “Onun üzerine bulunan her şey fânîdir. Celâl ve ikram sahib…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bevn

Arapçada ayrılık anlamındadır. Mukabili kevn’dir. Cüneyd, bu tabiri, muvahhidlerin sanki yoklarmış gibi, eşyada olmaları, ayrı değillermiş gibi eşyadan ayrı olmalarıdır, diye tanımlar. Çünkü onların eşyada bulunmaları, kendi şahısları ile,…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ceng

Farsça savaş demektir. Allah’ın, kulunu çeşitli belâlar ile imtihan etmesidir. Bu imtihan, maddî ve manevî musibetler ile olur. “İnsanlar, imtihandan geçmeksizin, inandık demekle kurtuluvereceklerini mi zannediyorlar” (Ankebût/2) âyetinde a…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cur’a-Dan

Cur’a Arapça’da yudum anlamına gelir, Farsça “dan” ekiyle birlikte “yudumluk” manasınadır. XIV-XVI. yüzyıllarda abdalların ve Bektaşîlerin esrara düşkün oldukları, sunulan esrar kabağından herkesin tek nefes çektiği kaydedilir. Bektaşîlerin…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çar Darb

Farsça-Arapça. Dört vuruş demektir. Kalenderîler ve abdallar, başlarında biten bütün kılları usturaya vurdukları için, yapılan traş işlemine bu ad verilmiştir. Başta bulunan kıllar dört çeşittir: 1. Saç, 2. Kaş, 3. Bıyık, 4. Sakal. Kalender…

↗