ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
108 sonuç · toplam 268 · “Medh” · 4/5
01Silsile-İ Aliyye
Yüksek silsile. Peygamber efendimizden hazret-i Ebû Bekr yoluyla ilim ve feyz alarak gelen büyük âlimler silsilesi. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Ebû Bekr-i Sıddîk, Selmân-ı Fârisî, Kâsım bin Muhammed, Ca'fer-i Sâdık, Bâyezîd-i Bi…
Sünnet-İ Seniyye
Övülen, medh edilen sünnet; İslâm dîni. Resûlullah'ın yolu. Seâdete (kurtuluşa) ermek için; sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden (dinde sonradan çıkan yeniliklerden, reformlardan) kaçınmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî) Mest üzerine mesh…
Hannâs
İnsanların kalblerine vesvese veren sinsi şeytan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Habîbim!) De ki: İnsan ve cinden olan ve insanların göğüslerine (îmân ve îtikâdına) vesvese veren hannâsın şerrinden insanların mâbûduna…
Şemâtet
Başkasına gelen belâya, zarâra sevinmek. Din kardeşinize şemâtet etmeyiniz. Şemâtet ederseniz, Allahü teâlâ belâyı ondan alır, size verir. (Hadîs-i şerif-Berîka) Zâlimin zulmünden, şerrinden kurtulmak için, onun ölümüne sevinmek şemâtet olm…
Hased
Kıskanmak, çekememek. Allahü teâlânın bir kimseye ihsân ettiği nîmetin, onun elinden çıkmasını istemek. Zararlı bir şeyin ondan ayrılmasını istemek, hased olmaz, gayret olur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Hased ettiği zam…
Hasenât
Allahü teâlânın beğendiği işler, iyilikler. Hasenenin çokluk şekli. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Hasenât, günahları yok eder. (Hûd sûresi: 115) Sıcak su, buzu erittiği gibi, iyi huy da hatâları eritir. Sirke balı bozduğu…
Hıkd
Başkasından nefret etmek, kalbinde ona karşı kin, düşmanlık beslemek. Üç şeyden biri bulunmıyan kimsenin bütün günahlarının af ve mağfiret olunması umulur: Şirke (Allahü teâlâya ortak koşmaya) , küfre (imânın gitmesi haline) yakalanmadan öl…
Şit (şîs) Aleyhisselâm
Âdem aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselâmın oğludur. Babası vefât edince peygamber oldu. Kendisine elli suhuf kitâb verildi. Şit ismi İbrânice olup Arapça'da Allah'ın hibesi (hediyesi) mânâsındadır. Şit yerine Şîs d…
Şükr (şükür)
Verilen nîmetleri yerli yerinde kullanma. Allahü teâlâya, verdiği nîmetlerle isyân etmeme. Nîmetleri kullanırken sâhibini unutmama. Görülen iyiliğe karşı teşekkür. Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâl…
İftirâ
Yapmadığı hâlde kötü bir işi birisine yükleme, yalan yere birisine suç isnat etme gösterme. Birine suç atma, bühtân. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Bak, Allah'a karşı nasıl olmadık yalan ve iftirâ ederler. Apaçık olan bu gü…
İntihâr
Kendini öldürme. Bir kimse bir demirle intihâr etse, Cehennem'de ebedî olarak demiri elinde karnını dürter durur. Bir kimse zehir içerek intihâr etse, Cehennem'de ebedî olarak onu içer durur. Bir kimse de kendisini uçurumdan atarak intihâr…
İntisâr
Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak. Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir kimsenin zâlime (zulmedene) bedduâ ettiğini görünce; " İntisâr eyledin " buyurdu. (Muhammed Hâdimî-Berîka
İrâde (irâdet)
1. Allahü teâlânın sübûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın dilemesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimde meâlen buyurdu ki: (Muhakkak ki senin Rabbin) her neyi irâde ederse irâde ettiği gibi yapar. (O'nun irâdesi hiç şaşmaz. Helâk etmek irâde ettik…
İrâde-İ Cüz'iyye
Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti. İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde et…
İrâde-İ Külliyye
Allahü teâlânın irâdesi. İrâde-i ilahiyye de denir. Ehl-i sünnete göre bütün fiiller ve davranışlar irâde-i külliyyeye bağlı olarak meydana gelir. İrâde-i külliyye ezelîdir, başlangıcı yoktur, yaratılmamıştır. Güneş, ay, yıldızlar, bulut, y…
İrtidâd
Dinden çıkma. Müslüman iken, İslâm dînini terk etme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı ( iyi ) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin ( Cehennem'…
İskât Ve Devr
Müslüman bir kimsenin ölünce, namaz, oruç ve diğer bâzı borçlarından kurtulması için yapılan muâmele. (Bkz. Devr) Tutulmamış oruçların ve ölüm hastalığına yakalanmış bir kimsenin kazâ edemediği namazları için iskât ve devr yapmanın lâzım ol…
İsyân
Karşı gelme, baş kaldırma, âsî olma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Fakat Allahü teâlâ size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinize zînet yapmıştır. Küfrü, fıskı ve isyânı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar…
Ateş-Bâz-I Veli
Ateş-baz, Farsça’da “ateşle oynayan” demektir. Mevlevî Tarikatında, Muhammed Bahaeddin ve oğlu Mevlana’ya hizmet eden Muhammed Hâdim’in lakabı. Tekkede, mutfakta görevliydi. Yemek yaparken, devamlı ateşin önünde bulunduğundan bu şekilde isi…
İ'tikâdda Mezheb
Îmân edilecek, inanılacak husûslarda tâbi olunan, uyulan yol. Îtikâdda mezhebler, Ehl-i sünnet ve'l-cemâat ve Ehl-i bid'at mezhebleri olmak üzere iki kısma ayrılır. Her müslümanın, Ehl-i sünnetin iki îmâmından birine yâni Îmâm-ı Mâturîdî ve…
Cemâliyye (-İ Saniye-İ) Halvetiyye
Uşşâkıyye-i Ahmediyye şubelerinden birinin adı. Kurucusu Muhammed Cemâleddin’dir. (Ö. 1164/1751). Önce Uşşakî şeyhlerden Şeyh Muhammed Hamdi Efendi’ye bağlandı, sonra, Sezâiyye-i Gülşeniyye şubesinin kurucusu Edirneli Şeyh Hasan Sezaî Efend…
Edhemiyye
ibrahim Edhem tarafından kurulduğu söylenen bir tasavvuf okulu. İbrahim Edhem’in tam adı şu şekildedir: Şeyh İshak İbrahim b. Edhem b. Süleyman b. Mansur el-Belhî (öl. 166/783-4).
Edhemî Tâc
Dört terkli bir tacdır. İstiğnâ’nm (yani Allah’dan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymamanın) sembolüdür. Bilindiği gibi ibrahim Edhem, önceleri Belh sultanı idi. Sultanlık tacını terk edip derviş olmasından kinaye olarak, bu isim verilmiştir. S…
Hayatiyye
Şeyh Muhammed Hayatî Efendi’nin kurduğu bir tasavvuf okulu. Halvetiyye’den Ramazâniyye’nin bir koludur.