ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 37/76
01ahkâm-ı hamse
ç. a “Vacib, mendub, mubah, mekruh, haram”dan oluşan beş hüküm. “Vacib”, kesin bir delille yapılması düşünülen dini görevler” (bk. bu made); “mendub”, farz ve vaciplerin dışında yapılması istenen dini görevler” (bk. bu made); “mubah” yapılı…
Rahmânî
Allah’a ve ilâhî rahmete ait; şeytânî olanın karşıtı. İlham, hâl veya düşüncenin iyiliğe, doğruluğa ve şer‘î ölçülere uygun oluşunu belirtmek için kullanılır. Okuma notu Bir tecrübenin “rahmânî” sayılması yalnız güçlü hissedilmesine değil,…
Salât-ı sefer
Yolculuk hâlindeki kişinin namazı. Dört rekâtlı farzların kısaltılması ve cem imkânı mezheplerin şartlarına göre uygulanır.
ders-i âmm
ÇL^jj) Müderrislerin cami ve n benzeri yerlerde verdikleri al ders, va’az. 2. Medreselerde k öğrencilere, camilerde halka ı ders veya va’az verme yetkia- sine sahip müderris. Bu uni. vanı alabilmek için medreser den mezun olduktan ve ica /…
ehl-i zimmet
Müslüman bir ülkede yaşayan, vergi veren ve korunan gayrimüslim halk. ehlü’l-adl ve’t-tevhîd a. “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhîd” sözü ile birlikte kendilerine nispet ettikleri terim, bk. mu'tezile
Münafık
İnanmadığı hâlde inanmış görünen veya içindeki inkârı dışarıda iman görüntüsüyle örten kimse. Bu itikadî anlam, Kur’ân’daki münafık tipinin temel özelliğidir. Hadislerde yalan söyleme, sözünde durmama ve emanete hıyanet gibi davranışlar “ni…
Hâricîler
Hz. Ali ile Muâviye arasındaki Sıffîn Savaşı’nın ardından hakem kararına karşı çıkarak Hz. Ali’nin ordusundan ayrılan siyasî-dinî hareketin mensupları. Tarihî çerçeve “Hüküm yalnız Allah’ındır” sloganıyla hakemliği reddeden ilk grup Harûrâ’…
mevâli
[Ar. mevlâ’nın ç. b. İslâm dünyasında, Arap olma yan Müslüman halk. Buna kar şm bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Meryem suresi” nin 5. aye tinde “akraba” anlamında “Ahzâb suresi” nin 5. aye 463 mevbikât n” tinde “dostlar” anlamında, i “Nisa sures…
mehr-i misi
Evlenecek kızm babası tarafından veya memleketi halkından akit tarihinde yaş, güzellik, bekâret gibi özellikleri taşıyan kadınların mehrini örnak alma durumu
mi mefhûm
İslâm hukukunda, lafzm, sözde dile getirilmeyen veya ifade edilmel yen bir hükme delâlet etmesi z için kullanılan terim. e § tam. mefhûmu muvâfakat ül a. Lafızda söz ’î konusu olan hükmün, ispat l veya reddi bakımından sözde a dile getirilm…
Dinde Bid'at
Peygamber efendimiz ve O'nun dört halîfesi zamânında olmayıp, dinde sonradan ortaya çıkarılan bozuk inanışlar, sevap kazanmak niyetiyle yapılan ibâdetler. Dinde yapılan her türlü değişiklikler, yenilikler ve reformlar. (Bkz. Bid'at)
Mücâdele
Karşısındakinin câhilliğini veya haksızlığını ortaya koymak ve kendisinin akıl, fazîlet ve şeref bakımından üstün olduğunu isbât etmek için iki kişinin bir şey üzerinde tartışması. Haksız olduğu hâlde mücâdeleden vazgeçen kimseye Allahü teâ…
Mübelliğ
1. Tebliğ eden, bildiren, duyuran. Dinleri, emirleri ve yasakları koyan Allahü teâlâdır.Mübelliği ise, Allah'ın peygamberidir. (Seyyid Abdülhakîm) 2. Aynı namazı imâma tâbi olarak kılarken onun aldığı namaz tekbirlerini arka saflardaki cemâ…
Şûûn
Arapça, hal, rütbe, önemli iş, tabiat, ihtiyaç gibi anlamları olan şe’n kelimesinin çoğuludur. Şuûn-ı Zatiyye (zata ait işler): Zat-ı Ehadiyyetteki hakikat ve aynların nakışlarından ibarettir. Tıpkı ağacın, yaprakların, çiçek ve meyvelerin,…
Mübâşeret-İ Fâhişe
Kadın ile erkeğin, çıplak olarak çirkin yerlerini birbiriyle sürtünmesi. Mübâşeret-i fâhişe, erkeğin de kadının da abdestini bozar. (İbrâhim Halebî)
Muhkemât
Kur'ân-ı kerîmdeki mânâsı açık, meydanda olan, anlaşılabilen âyet-i kerîmeler. Muhkemin çoğulu. (Bkz. Âyet) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: (Ey Habîbim!) Sana Kur'ân'ı, Allahü teâlâ inzâl etti (indirdi) . Onun bir kısmı muhk…
Gazâ
İnsanların İslâmiyet'i işitmeleri, müslüman olmakla şereflenmeleri yâhut müslümanların dînine, vatanına ve nâmusuna tecâvüz eden düşmanı kovmaları için yapılan muhârebe. Kim evinde oturduğu hâlde Allah yolunda mal infak ederse, ( harcarsa )…
Rûhâniyân
Rahmet meleklerine verilen isim. Mukarrebûn (huzûr-i ilâhîde bulunan melekler), Kerûbiyân (azâb meleklerinin büyükleri) ve Rûhâniyân meleklerinin hepsi, diğer meleklerin havâssı yâni üstünleridir. Bunlar, peygamberlerden başka, bütün insanl…
Zâriyât Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli birinci sûresi. Zâriyât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış âyettir. Zâriyât kelimesi ile başladığından, bu isim verilmiştir. Sûrenin başındaki âyet-i kerîmeler, öldükten sonra dirilmenin, âhiret hayâtının ve âh…
Rûh-Ul-Kuds
1. Cebrâil aleyhisselâm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Meryem oğlu Îsâ'ya da beyyineler (çok açık deliller ve mûcizeler) verdik ve onu Rûh-ül-kuds ile takviye ettik, kuvvetlendirdik. (Bekara sûresi: 87, 253 ) De ki; onu (…
Rûh-Ul-Emîn
Dört büyük melekten Cebrâil aleyhisselâm. (Bkz. Cebrâil Aleyhisselâm) Rûh-ul-emîn'in vazîfesi, peygamberlere vahiy getirmektir. O değişik şekillere girebilmekte idi. Nitekim, Peygamber efendimize değişik şekillerde görünmüştür. Ekseriyâ, Es…
Uyandırmak
Kandil, mum gibi ısıtma araçlarını yakmak anlamında bir tabir. Söndürmek için dinlendirme ifadesi kullanılırdı. “Mumu uyandır.” mumu yak, “kandili dinlendir” kandili söndür manasındadır.Serverâ lütfün uyandırsın muradın şem’ini, Bunca demdi…
Mübâhele
Lânetleşme. Dar anlamda hazret-i Îsâ'nın ilâh ve Allahü teâlânın oğlu olduğunu söylemekte ısrâr eden ve bu inanışlarının yanlış olduğunu kabûl etmeyen hıristiyanlara, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); "... Gelin oğullarım…
Fâtımîler
Aslen mecûsî olan Meymûn el-Kaddah'ın neslinden gelen Ubeydullah bin Sa'îd'in etrâfında toplanan, kendilerinin hazret-i Fâtıma'nın neslinden geldiklerini iddiâ eden; Mısır, Kuzey Afrika, Filistin ve Sûriye'de 910-1171 seneleri arasında hükü…