ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
74 sonuç · toplam 224 · “Elif” · 3/4
01Remy-İ Cimâr
Hac ibâdeti esnâsında Kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Minâ'da bulunan ve Cemre adı verilen taş yığınlarına nohut büyüklüğündeki taşları atmak. Buna şeytan taşlama da denilmektedir. Remy-i cimâr haccın vâcibl…
Hoş Görmek
Her şeyin iyi yanını görmek. “Eşyada aslolan ibahattır” şeklindeki kural, her şeyin özü itibariyle, hakikati itibariyle güzel olduğunu gösterir. Maddedeki öz üzerine inşa edilmiş olumsuz nitelikleri aşıp, ardındaki hakikatin güzelliğini yak…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
İştibâk-Ün-Nücûm
Güneş battıktan sonra, yıldızların çoğunun görünmesi, yâni güneşin arka kenârının, şer'î ufuk altına on derece irtifâ'a (yüksekliğe) inmesi. Akşam namazını, vaktin evvelinde kılmak sünnettir. İştibâk-ün-nücûm vaktinden sonraya bırakmak hara…
Tezekkür
1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…
Ebced Hesâbı
Her harfi bir rakamı gösteren arabî harflerle yazılı sekiz kelimeden meydana gelen bir hesab sistemi. Hâdiselerin zamânının tesbiti ve hatırda daha kolay kalması için rakamları harf olan târih düşürme sanatı. Ebced hesâbında, harflerin sayı…
Tasnif
1. Bir âlimin, te'lif etmeden, kendi usûlünce daha önce benzeri olmayan bir kitâb yazması. Kalb ve rûh ilimlerinin mütehassısları ya kitab tasnif ederler veya te'lif ederler. Tasnif çok zamandan beri dünyâdan kalktı. Yalnız te'lif kaldı. Fa…
Müşterî
Satın alan. Bir malı satan ile müşteri arasında anlaşılan değere malın bedeli, fiyatı denir. (Ali Haydar Efendi) Satış sözleşmesi tamam olunca, mebî (satılan mal) müşterinin mülkü olur. (Alâüddîn Haskefî) Müşteri, satın aldığı bir şeyin kus…
Müteşâbihât
Mânâsı kapalı âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler (Bkz. Âyet) . Müteşâbihâta îmân etmeli, mânâsını Allahü teâlâya bırakmalıdır. Bunlar, Allahü teâlânın sevdiklerine bildirdiği sırların sembolleri, işâretleridir. Bunları anlıyanlar açıklama…
İbnü Barracaniyye
Abdüsselam b. Abdurrahman el-İfrıkî (ö. 536/1141) tarafından kurulmuş bir sûfiyye okulu.
Haham
Yahûdî din adamı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Muhakkak ki; hahamlardan ve râhiplerden bir çoğu, bâtıl sebeplerle, insanların mallarını yerler ve onları Allah'ın yolundan alıkorlar. Altını ve gümüşü yığıp…
Altmış Altıya Bağlamak
“Allah” lafzının ebced hesabıyla rakam olarak toplamı, altmış altıdır.Elif : 1, Lam : 30, Lam : 30, He : 5 =66.Altmış altıya bağlamak; bir işi düzüp koşarak sonunu emniyetle beklemek anlamına gelir. “O, işini altmış altıya bağladı”, yani iş…
Halk Üflese Sönmez
“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kafirler hoşlanmasalar da mutlaka Allah nurunu tamamlayacaktır” (Tevbe/32). Allah’ın yaktığı nur, inkarcılar ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, ne kadar liflerlerse Liflesinler, sönmeyecekt…
Çar Alâmet
Farsça-Arapça. Çar, çehâr’dan bozulmuş olup dört manasına gelir. Alâmet, işaret, iz, nişan, sembol gibi manaları ihtiva eder. Bu şekilde çar alâmet, dört işaret demektir. Bektaşîlerde, halife olan kişiye, deriden dikilmiş, iç tarafında bir…
Düşüncesiz Sufiye Sohbet Haram
Her konuda takvayı gözeten, hep iyiye yöneliş tefekkürünü taşıyan, edebli olan, müridin nasihatten ibret almaya kabiliyeti var demektir. Bu durumda olmayan kişi için, sohbet bir fayda sağlamaz. Böylesi için sohbet haramdır.EEBCED:Bir hesapl…
Harf
Arapça, dönmek, meyletmek anlamına gelen bir kelime. Tasavvufî anlamda, Hakk’ın, kulunu, bazıibarelere muhatap kılmasıdır. Cifr ilmiyle uğraşanlara göre; harfler, nuranî ve zulmanî olarak ikiye ayrılır. Nuranî harflere Hakk’ın harfleri, zul…
Nefesu’r-Rahmanî
Rahmanı soluk anlamında Arapça bir tamlama. Ayan üzerinde, ayn olarak yayılan vücud-i âm ve suver-i mevcudatı taşıyan heyuladır. Vücûd-ı âm, heyula üzerine tertib olunmuştur. Binâenaleyh, insan binefsihî bir nevadan ibaret olduğu halde, suv…
Somat
Arapça, simât kelimesinin bozularak kullanılmış şekli olup, sofrası, uzunca dizilmiş yemek sofrası, dizi, kenar ve saf gibi anlamları vardır. Bektaşî ve Mevlevîler tarafından kullanılan bez veya meşinden yapılmış sofra. Üç türlü somat vardı…
Bend
Farsça, kılıç bağı demektir, ki canların Bektaşiliğe girerken kestikleri kurbanların tüyünden örülür. Rehber, yeni ders alacak kişiyi şeyhin huzuruna götürürken, onun boynuna tığ-bend bağlardı. Can bunu takarken, “destur” der.Ardından “Pür…
Gerd
Farsça, zikretmek, hatırlamak demektir. Murâkebe mertebesine ulaştıktan sonra, sâlikin, muayyen sayıda nefy ve isbât (la ilahe illallah) zikri yapması. Bu şekilde kalbin pası giderilir ve müşahedeye ulaşılır. Bu zikir, ağız ve göz yumularak…
Seyfî Külah
Arapça-Farsça, kılıçlı külah demektir. Yukarı yassılaşarak yükselen ve bu şekliyle kılıcı andıran Mevlevi külahı. Bu şekildeki külahı, XVI. Yüzyılda Mevlana soyundan (İnâs Çelebi) Divâne Mehmed Çelebi bazen giyerdi. Bu şekildeki sikke, Bekt…
Mescid-İ Harâm
Ka'be-i muazzamanın etrâfında üstü açık olan câmi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: (Namazda) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Bu emir Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah sizin yaptıklarınızdan gâfil değildir. (Bekara s…
Meş'ar-Ül-Harâm
Mekke-i mükerremede, Arafât ile Minâ arasında bulunan Müzdelife'nin sonunda Cebel-i kuzah yakınında bir yer. Meş'ar, şiâr (alâmet) yeri demektir. Meş'ar denmesi; ibâdet yeri olması; haram diye vasıflandırılması ise, hürmeti ve kıymeti sebeb…