ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
106 sonuç · toplam 168 · “Şeriat” · 3/5
01edille-i şer'iyye
fik. Şeriat hükümlerine dayalı deliller veya kaynaklar, edile-i erba'a
âmî resûl
Peygamber mda karşılığı Arapça olan ve Kur’ân- “kıı Kerîm’de sıkça geçen, “Allah sectarafindan yeni bir kitap ve yeni uru bir şeriat düzenlemesi ile insanlık söz, için gönderilen kimse.” anlanunekle da terim, bk. peygamber yen Cibril veya C…
Mîrganiyye
Muhammed Osman el-Mîrganî’ye nispet edilen ve 19. yüzyılda Hicaz ile Sudan çevresinde yayılan tarikat. Daha yaygın adıyla Hatmiyye veya Mîrganiyye-Hatmiyye diye anılır. Kurucusunun aldığı farklı tarikat icazetlerini bir araya getiren yol, ş…
Emr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
kavl-i şer'î
Şeriate uygun hüküm, kanun lafzı
harâc-ı şer'î
Şeriat hukukuna göre Müslüman olmayan halktan ahnan vergi
ikrâh-i mülcî
(^şL »L£0 huk. Şeriat hukukuna göre, ölüm veya bir organm kesilmesi üe veya aşırı eziyet üe oluşan ikrah
hadd-i şer'î
fık. İslâm hukukunda, şeriat kurallarına uygun olarak verilen ceza
hâkim-i şer'
Bir yerin kadısı, şeriat hâkimi
ulûm-ı şer'iyye
Şeriata ilişkin bilimler, şeriat bilgileri
Şer‘-i şerif
İslâm’ın dinî ve hukukî hükümlerini ifade eden saygılı terim. “Yüce şeriat” anlamında Osmanlı belge ve fetva dilinde yaygındır.
hulefâ-yı râşidîn
Ömer’in neşesinde şeriat, Hz. üş Osman’ın neşesinde tarikat, r! Hz. Ali’nin neşesinde hakikase ti görme anlamında terim. rıhulefâ-yı râşidîn ç. a. Dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osmı, man, Hz. Ali). Hz. Peygamm ber’den sonra halif…
in talâk-ı selâse
hh Şeriat hukukunun kabul ettio ği “üçten dokuza boş ol!” sözü ok ile gerçekleşen boşanma. u
sadaka-i mevkûfe
üa^) huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen bina için kulecilanılan terim. ere apı sadaka-i muharreme a. bir bk. sadaka-i an mevkufe. bu
sadaka-i fıtr
Di Ramazan aymda verilen ve bu ihtiyaçtan fazla mah bulunan lla müminler için vacip olan sadaka. Al sadaka-i mahbûse a. huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen sadaka, saneldaka-i mevkufe. lla
kâdî
ve a. [< Ar.kazâ] fık. “Yapan, yerine geti ren, ifa ve eda eden.” anlamında ki bu söz, insanlar arasındak anlaşmazlıkları, sorunları ve çe kişmeleri, şeriat hükümlerine göre çözmekle görevli olan ve bu tür davalara bakan kimse hâkim. fık. O…
Ulemâ-İ Sû
Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîye kavuşmaya vâsıta eden din adamları. Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in) yayılması ve yalnız onun kuvvetlen…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Nefs (nefis)
1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın kendisi, kişi, beden. İnsan ben deyince, nefsini göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî) 3. Hakîkat, cevher, asıl, öz. İnsanda…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Abdu’l-Bâsıt
El-Bâsıt, rızkı genişleten veya ruhları bedenlere yayan demektir. Allahü Ta’âlâ’nin hilkatinde (yaratılışında) bast verdiği kişi. Bu kişi, Allah’ın izni üzere kendisiyle ferahlık duyduğu kullara, malını, canını, emrine uygun olarak verir, b…
Ma'rifetullah
Allahü teâlâyı tanıma, bilme. (Bkz. Ma'rifet) İlimlerden öyleleri vardır ki, onları ancak ma'rifetullaha sâhip olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri zaman, ma'rifetullaha sâhib olmayanlardan başkası onları inkâr etmez. (Had…
Kuddise Sirruh
Daha çok Allahü teâlânın sevdiği kullar olan evliyâdan birinin ismi anılınca veya yazılınca, onun sırrı (içi) temiz ve mübârek olsun mânâsına söylenen veya yazılan duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki kişi için "Kuddise Sirruhümâ" ikiden çok i…