Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 22/23

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kapıyı Sır Etmek

Kapıyı kapatmak anlamında bir söz.Şeyhim, var ise söyle erenler kelimâtı Dinletme bana tekkedeki mustalahâtı(Şem’in külü al), (kapıyı sır eyle) demekle Hâşâ bulasın nûr-ı dil ü bâb-ı necatıAllah için olmazsa eğer çekdiğin evrâd Nutkun tutul…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Karagöz

Renkli bir perdenin, adam boyunda ve orta yerinde, ince beyaz bezden yapılma, küçük bir pencere biçimindeki sahnenin arkasından yirmi-yirmi beş santim uzunluğunda deriden kesilmiş ve boyanmış, resimlerin seyircilere gösterilmesi suretiyle o…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Süleyman

Karınca, tasavvufta, herkesin kendi gücü oranında yapabileceği kadarını yapmasını temsil eden sembol bir hayvandır. Didinme ve çalışma, karıncanın özgün bir vasfı olduğu gibi, sufîde de aynı nitelik bulunmalıdır. Sufîlik yolunda meskenete y…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırk Budak

Bektaşî tâbiridir. Hacı Bektaş tekkesinde bulunan kırk kollu bronzdan mamul şamdana, kırk budak adı verilir. Nevruz ve On Muharrem akşamlarında olmak üzere, senede iki defa yakılır. Erenler meydanında bulunur.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Matbah Canı

Matbah Arapça bir kelime olup, Türkçemizde “mutfak” şeklinde kullanılmaktadır. Mutfak nasıl yemeklerin pişirilip, yenilir, hale gelme işleminin gerçekleştirildiği bir yer ise, aynı şekilde, insanın da olgunlaştığı yer olarak kabul edilmişti…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mektûmûn

Gizliler anlamında Arapça bir kelime. Halktan ve birbirinden gizli 4.00’den fazla sayıdaki erenler.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Merd

Farsça, adam demektir. Rical, er, velî eren. Merdân-ı Hûda: Allah erleri, gayb ricali. Merd-i Mutlak: Kâmil arif.

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Han

Farsça, Mesnevî okuyan demektir. Kürsüde Mevlânâ’nın Mesnevîsi’ni açıp, onu okuyup şerhederek vaaz veren kimseye mesnevî-hân denir. Mevlânâ zamanında bu görev yoktu. Zâten müridlerinin çoğu Farsça bilmekteydi. Mevlânâ’nm yerine geçen Hüsame…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhib

Arapça, seven demektir. Tasavvuf yolunu ve o yolda gidenleri seveni ifade eder. Tasavvuf yolunu seven, fakat o yola girmemiş kişiye muhib derler. Bektaşîlik’te Muhiblik ilk derecedir. Bundan sonra dervişlik, babalık ve halifelik gelir. Mevl…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutasarrıf

Arapça, harcayan, sarfeden, bir işi yöneten, yön veren, bir işte ileri geri hareket eden kişi anlamındadır. Detaylı bilgi için bkz. “Tasarruf”.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nakîb

Arapça, bir topluluğun reisi, büyüğü, başkan, kabile reisi, kaptan, orduda bir rütbeyi ifade eden sözcük. Tekkelerde, şeyh vekili unvanını taşıyan kimselere nakîb denir. Bunlar, manevî eğitimde mesafe almış kişilerdir. Çoğulu nukabâ’dır. Ru…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Na’t-Gû

Arapça-Farsça iki kelimenin birleşmesiyle meydana gelmiş olup, na’t söyleyen, demektir. Hz. Peygamber’e övgü şiirleri yazan şâirlere, na’t-gû denir.

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Onsekiz Bin âlem

Çeşitli boyutlarıyla birlikte, bütün bir kainata onsekizbin âlem denmiştir. Âlemin onsekizbin sayısına ulaştırılması şu şekilde açıklanır : “Bu, dokuz felekle beraber kürre-i hava, kürre-i mâ, küre-i türâb, küre-i nâr, yani anasır-ı erbaa,…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pabucu Dama Atılmak

Eskiden esnaflar, fütüvvet teşkilâtı bünyesinde bir tarikat şeyhine bağlı idiler. Esnaftan biri, fütüvvet terbiye ve âdabına aykırı bir davranış sergilerse (meselâ, bağlı olduğu loncaya aidatını ödemezse, hile yaparsa, ahlâksız bir iş yapar…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sabr

Birini bir şeyden alıkoymak, hapsetmek, tutmak, dayanmak, sabretmek vs. gibi anlamları olan Arapça bir kelime. Başına gelen belalara, sıkıntılara dayanmaya sabır dendiği gibi, Allah’a ibâdette devam ve isyandan sürekli kaçmaya da sabır deni…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Safâ-İ Zihin

Arapça, düşünce arılığı, tefekkür temizliği demektir. Cürcanî bunu, “nefsin, sıkıntısız olarak gayeye ulaşmayı sağlayan kabiliyeti” şeklinde tanımlar. Riyazet ve mücâhede ile saflaşan zihin, bir takım ulvî ve manevî gerçekleri idrâk eder hâ…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sekizler

Gayb erenlerinden, veliler hiyerarşisi içinde yer alan sekiz evliya. Bunlara, kahır ve kuvvet ricali denir. Şiddetli ve hiddetli özelliğe sahiptirler, himmetleri etkilidir. Yöneldikleri ruhları etkileri altına alırlar, tasarruf etme güçleri…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Pâ Etmek

Farsça, başı ayak etmek, demektir. Mevlevîlikte, kusur işleyen bir müridin cezalandırılması olayına, ser-pa etmek denir. Aşçıbaşı veya (Konya’daki dergahta) tarikatçı tarafından, suçlu müridin semahane, yahut meydan’da sikkesi alınır, ayakk…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Somat Gülbangi

Mevlevî tekkelerinde, yemek yendikten sonra okunan gülbange “somat gülbangi” denir. Bu gülbank şöyledir: “Mâ sûfiyân-ı rahîm, mâ tablahar-ı şahîm, payende dar yâ Rab. în kâse-i âb u nânrâ Elhamdülillah. eş-Şükrü lillah, Hak berakâtın vire!…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şarab

Arapça, içecek şey, anlamında bir kelime. Aşk ve mahabbet anlamına kullanılır. Coşkun aşk halleri ki, bu durumdaki kişi aşkta sadakat imtihanından geçer. Kemale erenlerin hali budur. Bu kelimeyle ilgili bazı deyimler şunlardır:Şaraphane : M…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şikayet

Türkçemizde de kullanılan Arapça bir kelime. Tasavvufta bela gelince, belayı gönderen Allah, kula şikayet edilmez, şikayet, Hz. Yakub (a)’un yaptığı gibi, (Hüznümü, kederimi ancak Allah’a sızlanırım, Yûsuf/86) yine belayı gönderen Allah’a y…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tedellî

Arapça, sarkmak demektir. Mukarrabîn’in son mertebeye yükseldikten sonra, ayıklık veren bir alana inişini ifade eder. Hakk’ın kutsal olan zâttan inişi. Burada kastedilen kudsî zat, öyle kudsî bir zâttır ki, Allah’tan gayri hiç bir istidad,…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Temcîd

Birini büyüklemek, ululamak anlamında Arapça bir kelime. Öğmeyi içeren ve sahur vakti minarelerde makamla okunan duaya, temcîd adı verilir. Sahurda okunduğu için bu vakte temcîd vakti de, denir.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tesüm

Arapça, teslim olmak, boyun eğmek anlamındadır. Cürcani’nin tanımıyla teslim; Allah’ın emrine boyun eğmek, hoşuna gitmeyen hususlarda itirazı terketmek veya kazayı rıza ile karşılamaktır. Dışta ve içte herhangi bir değişme olmaksızın inen b…

↗