Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

44 sonuç · toplam 57 · “Sehv” · 2/2

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Humûd

Durgunluk, uyuşukluk; bir mâni olmadığı halde bekârlığı istemek. Şehvet ve iffetin azlığı. Şehvetin (hayvânî rûhun kendine tatlı gelen şeyleri istemesi) lüzûmundan az olması humûddur. Böyle kimse, hasta olduğundan veya hayâsından (utanmasın…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hamiyyet

Dîni, milleti himâye etmekte, korumakta, şerefini savunmakta tenbellik etmeyip, bütün kuvveti ile gayret etmektir. Hamiyyet sâhibi kişi dâimâ şehvete götüren yollardan nefsini korur, hamiyyet duygusu ona bekçilik eder. Hamiyyeti olmayan, mu…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hayvânî Rûh

İnsanda istekli hareketleri yaptıran kuvvet. (Bkz. Rûh) Hayvanlarda ve insanlarda hayvânî rûh vardır. Bunun yeri yürektir. Bedenî faâliyetleri düzenleyen bu rûhtur. İnsanların hayvanlara benzeyen tarafları, hayvânî rûhtan ileri gelen şehvet…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerh-İ Sadr

1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şüpheli Şeyler

Helâl ve haram olduğu açıkça bildirilmeyen şeyler; şüpheliler. Helâl olan şeyler bellidir, haram olan şeyler de bellidir. İkisi arasında örtülü bulunan şüpheli şeyleri tanımak güçtür. Şüpheli şeylerin etrâfında dolaşan harama düşer. (Hadîs-…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İğfâl

Aldatma, doğru yoldan saptırma. Hakkı unutturma. İslâm nîmetinin elden çıkmasına sebeb olan bir kısım kâfirler, kendilerine müslüman ismi ve süsü verip, din adamı tanıttırıp, müslümanlığı kendi akılları ile, keyiflerine ve şehvetlerine uygu…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstimnâ

El ile menîyi dökme, masturbasyon. El ile istimnâ, zevk için olursa haramdır. Ta'zîr olunur. Sükûnet bulmak için câiz, zinâ tehlikesi olursa vâcib olur. (İbn-i Âbidîn) Günâhların hepsi, Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan büyüktür. F…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Kahhâr

el-Kahhâr, yenilmeyen yegane gâlib, demektir. Nefsinin güçlerini kahretmek üzere, te’yidi ile, Allah’ın başarıya erdirdiği kuldur. Böylece, ona el-Kahhâr ismiyle tecellî eder. O, kendisinden yüz çevireni kahreder. Kendisiyle savaşan ve düşm…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Mumît

el-Mumît, öldüren demektir. Allah’ın nefsindeki neva, gazap ve şehveti öldürdüğükuldur. Böylece kalbi canlanır, aklı Hakk’ın hayatı ve nuru ile aydınlanır. Öyle ki, tecellî eden bu sıfat ve Allah’tan gelen etkili himmet sonucu, kendisinde;…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl

Arapça men’, hacr ve nehy manasınadır, insandaki idrak kabiliyetine verilen addır. İslam’da dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak için insanda akıl ve ergenlik şarttır. Eskilerin tarifiyle akıl, zatında maddeden mücerred, fiilinde…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gayn (cai)

Arapça. Susamak, içi bulanıp kusayazmak, hava bulutla kaplanmak, yağmurlanmak, (meçhul olarak) kalbi şehvet kaplamak. Tasavvufî bir terim olarak bu kelime, lügat mânâsına uygunluk arzeder. Kalbin günahla veya dünyevî meşguliyetle, Allah’tan…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hicaz

Arapça, kuşak, bele bağlanan ip, ayıran anlamında bir kelimedir. Suudi Arabistan’ın batısında, coğrafî planda ArapYarımadası’nı Kuzeyden Güneye sıradağlar halinde inerek ayıran bir dağ silsilesi vardır. Bu konumu nedeniyle, bölgeye, Hicaz (…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lût Aleyhisselâm

Kur'ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerden. Bugün Ürdün ile Filistin arasında bulunan Lût gölü yanındaki Sedûm şehri halkına peygamber olarak gönderildi. İnsanlara İbrâhim aleyhisselâmın dînini tebliğ etti. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîm…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lütf

İhsân, iyilik. Bir kula dîni hakkında Allah tarafından bir nasîhat gelirse; bu nasîhat, Allah tarafından kendisine gönderilmiş bir nîmet ve lütuftur. Onu kabûl eder ve gereğini yerine getirirse, ne güzel; kabûl etmezse, günâhının çoğalması…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Câmiu’l-Keüm

Arapça. Kelimeleri, ifadeleri toplayan, az sözle çok şey anlatan demektir. Hz. Peygamber (s)’in şu hadisleri buna örnek teşkil eder: “Cennet mekruhlarla, cehennem ise şehvetlerle çevrilmiştir”, “işlerin en hayırlısı, ortasıdır”. Peygamberim…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Râhibe

Kadın râhib. Hiç evlenmeyen, yalnız ve bekâr olarak yaşayan, kilisede ibâdetle meşgûl olan görevli kadın. Şehvet nazarı ile kadınlara bakmanın aynen zinâ olduğunu Îsâ aleyhisselâm bildirmiş iken, hıristiyanlar kadınlarını örtmemişlerdir. Bu…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dünyâ Hırsı

Dünyâya lüzûmundan fazla meyletmek. Şiddetli mal, mülk arzusu, isteği. On şey insana zarar verir: 1) Terbiye azlığı, 2) Cehâlet çokluğu, 3) Halktan nîmet beklemek, 4) Şehvet azgınlığı, nefis kudurgunluğu, 5) Baş olma sevdası, 6) Dünyâ hırsı…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Menî

Yerinden şehvetli (lezzetli) veya şehvetsiz olarak kopup, ayrılıp, erkekten koyu beyaz, kadından akıcı sarı olarak gelen sıvı. Erkek olsun kadın olsun menî şehvetle çıkınca veya ihtilâm ile yâni rüyâda şehvetlenip uyandığı zaman menî veya m…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mizâc

Huy, tabîat, bir kimsenin yaratılıştan gelen özelliklerinin hepsi. (Bkz. Huy) Gadaba gelen (kızan, öfkelenen) insan, aklın kontrolünden çıkmış olduğundan; bu kimsede basîret (kalb gözü, derin ve ince anlayış), düşünce, irâde (kendine hâkim…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mizmâr

1. Her türlü çalgı âleti, ney türünden, biri kamış, diğeri ağaçtan olmak üzere iki parçadan meydana gelmiş olan âlet, düdük, kaval, fülüt. Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. İslâmiyet'i bırakıp kendi düşü…

↗