Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

58 sonuç · toplam 140 · “Envar” · 2/3

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vücûd

Varlık ve bulunma. Tasavvuf dilinde hem genel varoluşu hem de vecd sonucunda Hakk’ı bulma ve huzur bilincini ifade eder. Vahdet-i vücûd bağlamı Hakikî ve kendinden var olan vücûdun yalnız Allah’a ait olduğu; yaratılmışların varlığının bağım…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ehil

CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'bûd

a'bûd a. (j^) [Ar.] Kendisine ibadet edilen varlık. Bu terim, hem batıl hem de Hak için kullanümaktır. Batıl olanlar, put, ateş veya şeytan olabilirken Hak tanrı tektir; o da evreni yaratan yüce Allah’tır.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

a'bûd

Kendisine ibadet edilen varlık. Bu terim, hem batıl hem de Hak için kullanümaktır. Batıl olanlar, put, ateş veya şeytan olabilirken Hak tanrı tektir; o da evreni yaratan yüce Allah’tır.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ehlüT-farz

Birinci dereceden varisler

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zâriyât Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin elli birinci sûresi. Zâriyât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış âyettir. Zâriyât kelimesi ile başladığından, bu isim verilmiştir. Sûrenin başındaki âyet-i kerîmeler, öldükten sonra dirilmenin, âhiret hayâtının ve âh…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâ Arşa Varınca

Bu atasözü “Biz, dilediğimizi dereceler (vererek) yükseltiriz, böylece her ilim sahibinin üzerinde bir bilen vardır”, (Yusuf/76) âyetinin bir başka şekilde ifade edilişidir. Aynı şekilde, her güç ve kuvvet sahibinin üzerinde, bir güç ve kud…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emr-İ Tekvînî

Allahü teâlânın yaratmayı dilediği şeylere "kün" yâni "ol" demesi. Emr-i tekvînî ile, Allahü teâlânın dilediği şey hemen var olur. Hiç bir kimse, bu şeyin var olmasına mâni (engel) olamaz. Allahü teâlâ her şeyin yaratılması için, belli şeyl…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kebîr (el-Kebîr)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Varlığından önce yokluk geçmemiş olan. ur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O'ndan (Allah'tan) başka tapdıkları hiç şüphesiz bâtıldır, yok olucudur. Şüphesiz Allahü teâlâ yücedir, Kebî…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahkâf Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin kırk altıncı sûresi. Ahkâf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz beş âyettir. Yirmi birinci âyet-i kerîmede geçen Ahkâf kelimesi sûreye isim olmuştur. Ahkâf, uzun ve yüksek kum yığınları demektir. Sûre…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vehm Mertebesi

Var olmayıp, var görünen. Nokta-i cevvâleden (dönen nokta) meydana gelen dâirenin varlığı, vehm mertebesindedir. Yâni, bir ipin ucuna bir taş bağlayıp, öteki ucundan tutup, elimiz etrâfında çevirirsek, dönen taş, karşıdan dâire şeklinde gör…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Câsiye Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin kırk beşinci sûresi. Hâ-mîm de denir. Câsiye sûresi, Mekke'de nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz yedi âyet-i kerîmedir. "Korku ve endişe yüzünden ayakta duramayıp diz üstü çökmek" anlamına gelen ve yirmi sekizinci âyette geçen…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

En'âm Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altıncı sûresi. En'âm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz altmış beş âyet-i kerîmedir. En'âm, deve, koyun ve sığır gibi hayvanlara denir. Allahü teâlâ bunları ve daha nice hayvanı insanların faydalanması için yarattığı h…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Enfâl Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin sekizinci sûresi. Medîne-i münevverede Bedr muhârebesinden sonra nâzil oldu (indi). Yetmiş beş âyet-i kerîmedir. Sûre, ismini, birinci âyette geçen Enfâl kelimesinden almıştır. Bu sûrede belli başlı konular; Bedr harbinde e…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Esahh

En sahîh, en sıhhatli, en doğru olan. Bir mes'elenin hükmü hakkında müctehid âlimlerin kavillerinden (sözlerinden, ictihadlarından) en doğru olanı. "Esahh" sözü, "sahîh, doğru" sözünden daha kuvvetlidir. Bir müctehidden bir iş hakkında iki…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Evvel (el-Evvelü)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Herşeyin başlangıcı olan, varlığından önce yokluk geçmeyen, hiç bir şey yok iken, vâr olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O, Evvel'dir, Âhir'dir... (Hadîd sûresi: 3)

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asl

1. Kök, temel, esas. Nefsin hastalıklarını tedâvî eden şeylerin aslı beştir. 1) Az yemek, mideyi fazla doldurmamak, 2)Başa gelen işlerden Allahü teâlâya sığınmak, 3) Fitne yerlerinden kaçmak, 4) Devamlı istiğfar ve Resûlullah efendimize sal…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asr Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz üçüncü sûresi. Asr sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Üç âyettir. Sûrede insanların zararda oldukları, bu kötü durumdan kimlerin kurtulacakları haber veriliyor. (Taberî, İbn-i Abbâs) Asr sûresinde meâlen buy…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Beyyine Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin doksan sekizinci sûresi. Beyyine sûresi Medîne'de nâzil olmuştur (inmiştir). Sekiz âyettir. Birinci âyet-i kerîmede açık delîl mânâsına olan el-Beyyine kelimesi sûreye ad olmuştur. Bahsedilen beyyine, Peygamber efendimizdir…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Saf Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış birinci sûresi. Saf sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On dört âyet-i kerîmedir. Dördüncü âyet-i kerîmede mü'minlerin saf saf olup Allah yolunda savaştıkları anlatıldığı için Sûret-üs-Saf denilmiştir. Sûrede; insanl…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zâhir (ez-Zâhir)

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Varlığında şek ve şübhe olmayan, her eserinde varlığına deliller, işâretler bulunan yüce Allah. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her şeyin başlangıcı ve sonu, Zâhir…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mü'min Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin kırkıncı sûresi. Gâfir sûresi de denir. Mekke-i mükkerremede nâzil oldu (indi). Sûre 85 âyet olup, 56 ve 57. âyetleri Medîne-i münevverede nâzil oldu. 28-45. âyet-i kerîmelerinde, Fir'avn'ın âilesinden mü'min bir kişinin va…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mümkin-Ül-Vücûd

Var da olabilen, yok da olabilen. Allahü teâlâdan başka her şey, bütün âlem. Mevcûd yâni var olan şey ikidir. Biri mümkin-ül-vücûd, ikincisi, kendi kendine hep var olan, başkası tarafından yaratılmayan demek olan Vâcib-ül-vücûddur. Eğer mev…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müsâfir (misâfir)

Yolcu. Senenin kısa günlerinde, insan veya deve yürüyüşü ile üç günde gidilecek yere gitmeyi niyet ederek, bulunduğu yerin kenar evlerinin dışına çıkan kimse. (Bkz. Seferî, Seferîlik) Allah'a ve âhiret gününe îmân eden müsâfire ikrâm etsin.…

↗