ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 17/18
01Nalla Mıh Arası
Sıkıntı ve gönül darlığını ifade eden bir deyim. Bu hale sûfîler, kabz derler; bu kelime iç sıkıntısı, tutukluk ve daralmayı ifâde eder. Kabz’dan sonraki ferahlık, huzur ve genişlik haline de bast denir. Allah’ın el-Kâbız ve el-Bâsıt isimle…
Na’t
Arapça, vasıf, özellik, övmek anlamına bir kelime. Tasavvufta, vasfedenlerin, vasfedilenin fiil, hüküm ve ahlâkından haber vermesidir. Na’t, vasf ile aynı manada olmakla birlikte, vasf mücmel, na’t ise, fark’tır. Zat kendi nefsiyle kâim ola…
Nâ-Tıraş
Farsça. Tıraşsız demektir. Mecaz yolu ile edebten yoksun, yontulmamış, kaba adam demektir.
Naz-Niyaz
Naz aşıklara, niyaz ariflere mahsustur. Niyaz Farsça, yalvarmak, dilemek, gönül alçaklığında, bulunmak, dua etmek, selam etmek, hürmet etmek anlamlarına gelen bir kelimedir. Naz ehlinin Allah’a nâzı geçer. Bunlardan sık sık şatah ifâdeler (…
Nefy Ü İsbat
Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…
Bizim Tavlamızda Karar Eder
Bektaşîler, tarikatları oniki olarak kabul ederler. Diğerleri bu oniki tarikatın şu’beleridir. Onlara göre, hakiki tarikat, Bektaşîliktir. Bir kimse Bektaşîliğe girmedikçe hakikata ulaşamaz. Diğer tarikatlar bu konuda yetersizdir. Bu bakımd…
Pây-I Mâcân
Mevlevîler bu tâbiri “ayakkabılık” anlamında deyimleştirmişlerdir. Tasavvufî edebe aykırı hareket eden bir derviş, ayakkabılıkta sağ kulağı sol elinde, sol kulağı sağ elinde olarak tek ayak üzerinde bir süre durma cezasına çarptırılırdı. Bu…
Rahmaniyyun
Rahman’a mensup olanlar anlamında, Arapça bir kelime. Veliler hiyerarşisindeki tabakalardan biri. Tasavvufa dair eserlerde, “her asırda, üç kişiden ibaret olan Rahmâniyyun, taşa sürtülen demirin çıkardığı ses gibi, gizliden sesler duyarlar.…
Râtib
Arapça, maaş, aylık, güç bir yerde sabit durmayı ifâde eden bir kelime, ism-i fail. Ayderusiyye tarikatında bir vird ve zikir şekli. Ebced hesabıyla, kahve ve esma-i hüsnadan olan el-Kavî’nin edeb hesabıyla değeri 116 ettiği için, el-Kavî i…
Remz-Rumuz
Arapça, işaret etmek anlamına gelir. Edebiyatta, bir kelimenin yakın ve uzak olmak üzere farklı anlamları vardır. Bir kelimenin uzak anlamına remz denir.Mutasavvıflar, kendi aralarında bir dil geliştirmiş ve bu dil ile birbirlerine hitâbetm…
Savlet
Arapça, hamle ve hücumu ifade eden bir kelime. Haller sebebiyle mürid ve mutavassıtların, kendi durumunda olanlara, sözlü sataşmada bulunmaları. Bu zemmolunmuştur. Kişinin kendinden üstüne dil uzatması küstahlık, altında bulunana konuşması…
Söz
Tasavvuf söz değil, yaşama işidir. Bir başka deyişle, tasavvuf ehli, laf (kâl)’a değil, yaşama (hâl)’ya önem verir. Ancak konuşma söz konusu olduğunda, Hz. Peygamber (s) gibi, az sözle çok mânâ ifâde etmeye (camiu’l-kelim olmaya) dikkat ede…
Hakikatta Ne Senin Ne Benim
Bu söz “yer ve göklerin mirası Allah’ındır, ayeti kerimesindeki vahdeti anlatmak için kullanılır.Bu gülistanda benimçün ne gül ne şebnem var; Bu kudret ü ne tasavvuf ne biş ü ne kem var, Bu çarşuda ne dâd ü sited ne derhem var, Ne kuvvet ü…
Taşra Meydancısı
Mevlevî tâbiri. Konya’daki ana dergahta, büyük Mevlevî tekkelerinde iki meydancı dede bulunurdu. Birine “içeri meydancısı”, diğerine de “dışarı meydancısı”, yani “taşra maydancısı” denirdi. Küçük dergâhlarda taşra meydancılığını, kazancı de…
Üfürükçü
Nefes etmek, nüsha (muska) yazmak, fala bakmak, cin ve peri çarpmalarına, yılan sokmalarına, her türlü hastalıklara karşı ilaç vermek suretiyle, saf insanları dolandırmayı meslek edinen kişilere üfürükçü denir. Üfürükçülerin tesbit edebildi…
Yediler
Veliler hiyerarşisinde yer alan yedi büyük veli. Bunlar, Hz. ibrahim’in kalbi yani ruh yapısı üzere şekillenmiş olup, insanlara rıfk ve hilm ile muamelede bulunurlar. Bunlara Ricâl-i ula veya Ricâl-i Me’aric-i ula da denir.
Yenâbî-İ Hikmet
Arapça, hikmet pınarları demektir. “Kırk gün helâl yiyenlerin kalbindeki pınarlardan ve çeşmelerden, nur fışkırır” (Aclûni, II, 224) hadis-i şerifinde de belirtildiği gibi hikmet pınarları müminlerin kalbindedir.
Yiğitbaşiyye
Bkz. Ahmediyye,YOL :Tarikat kelimesinin Türkçesi. Yol ile ilgili deyimler ve atasözleri şu şekildedir:Yolsuz, Yolsuzluk : Tarikata uymayan bir iş yapmak.Yol Vurmak : Ehil olmadığı halde, Şeyhlik iddiasında bulunup, etrafında adam toplayan,…
Zühdiyyat
Arapça, zühd’e ait olanlar anlamındadır. Zühd konusunu işleyen şiirlere, zühdiyyat denir. Zühd e-debiyatı, gerek sûfilerce, gerekse sûfi olmayanlarca işlenmiştir.
Mahbûb-İ Hudâ
Allahü teâlânın habîbi, sevgilisi Muhammed aleyhisselâm. Muhammed Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Mahbûb-i Hüdâ'dır. Gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımdan en üstünüdür. (İmâm-ı Rabbânî) Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı…
Ma'iyyet
Berâberlik. Her an Allahü teâlâ ile berâber olma. Huzur, cem'iyyet, vilâyet-i Hâssa-i Muhammedî de denir. Ma'iyyet yolu, cezbe (Allahü teâlânın çekmesi) yollarından biridir. Ma'iyyet yolundan Allahü teâlâya kavuşmak nasîb olursa, aracı, vâs…
Bî'at (bey'at)
1. Sözleşme, söz verme, teslimiyet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Resûlüm! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, kız çocuklarını öldürmemek, herhangi bir iyilik husûsu…
Putperest
Puta tapan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: (Allahü teâlâ) O'nu (Muhammed aleyhisselâmı) hak ve hakîkat olan dîni tebliğ vazîfesiyle göndermiştir ki, Hak din diğer dinlere gâlib gelsin. Putperestler beğenmese de bu böyled…
Rüsûm
Resmler, âdetler. Bir cemâatin veya bir milletin müşterek düşüncesinden doğan âdetler, alışılagelen, yapılagelen şeyler. Kâfirlerin rüsûmlarını yapan bir kimsede zerre kadar îmân varsa, Cehennem azâbına girecek ise de burada sonsuz kalmayac…