ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
315 sonuç · toplam 517 · “Ma'nevî” · 1/14
01Ma'nevî Temizlik
İnsanın iç temizliği, kalb temizliği; kalbini her türlü bozuk inanış ve düşüncelerden fenâ huylardan arındırmak. Müslümanlık, maddî ve mânevî temizliktir; vücûd temizliği ve kalb temizliği emreder. Müslümanlık, dünyâ ve âhiret seâdetini (mu…
Ma'nevî Mîrâs
Âlem-i emrdeki (gözle görülmeyen âlemdeki) şeyler yâni îmân, mârifet (tanıma, bilme), rüşd (doğru yolda olmak) gibi nîmetler (güzellikler, iyilikler). Âlem-i halktan (gözle görülen âlemden) olup, görünen nîmetlere şükr etmek, mânevî mîrâsa…
Ma'nevî Kuvvet
Müdrike (anlayıcı) kuvvetlerinin üçüncüsü olup, insanların havâssına, seçilmişlerine mahsûs anlayıcı kuvvet. Müdrike (anlayıcı) kuvvetlerin üçüncüsü mânevî kuvvettir. Mânevî kuvvetle anlaşılan şeyler, akıl ve his kuvvetleriyle anlaşılamaz.…
Ma'nevî Huzûr
Allahü teâlâyı anarak emirlerini yapıp, yasaklarından kaçınmak sûretiyle kalbde meydana gelen rahatlık. Kalbler, Allahü teâlâyı zikr ederek, mânevî huzûra kavuşur. (İmâm-ı Gazâlî)
Ma'nevî Hastalık
Kalbe gelen yanlış îtikâd (inanç); insanın doğruyu, gerçeği görmesine mâni olan perde; îtikâdî bozukluk ve düşünce. Dünyâya ve haramlara düşkün olma; kibir ve riyâ gibi kalb hastalığı. Allahü teâlânın var ve bir olduğu, Muhammed aleyhisselâ…
Ma'nevî Fâide
Rûha, kalbe ve gönüle âit fâide. Oruç, insanlara hem maddî, hem de mânevî faydalar sağlar. Bütün bir sene çeşitli yemekleri eritmek için, yorulan insan mîdesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olur. Bu, orucun madd…
veled-i ma'nevî
Ç$y^ J,) Manevî evlât, ahiretlik. 2. Bir şeyhin müridi Bir şeyhin müridi
âbâ-ı ma'neviyye
Sufî inancında insanlar Hak ve hakikat yolunu göst ren kimseler
sıfat-ı ma'neviyye
Allah’ın hay, âlim, semi, basîr, kadir, mürîd sıfatları için kullanılan kelâm terimi
Amed-i maneviye
عمد معنو يه) I. Manevi direkler. 2. tas, Âlemin ruhu, kalbi ve nefsi ki, Allah'tan başka hiçbir kimsenin bilmediği kâmil insanın hakikatinden ibarettir. Semalar bu direkler sayesinde ayakta durur. Mutasavvıflar bu deyimi Kur'ân'dan almışlar…
manevî kirlilik
manevî kirlilik a. bk. hades veya hadesten taharet
Ahkâm-I Mâneviyye
Allahü teâlânın zâtına ve sıfatlarına âit bilgiler, tasavvuf bilgileri. Peygamber efendimizin vazîfelerinden biri de, Kur'ân-ı kerîmin ahkâm-ı mâneviyyesini, ümmetinin yüksek (olgun) olanlarının kalblerine akıtmaktır. (Seyyid Abdülhakîm Arv…
Mihmân Evi
Farsça, mihman, misafir demektir. Bektaşîlerde misafirlerin kalması için ayrılan yere mihman evi denir. Han Bağı ile Dede Bağından çıkarılıp kendisine taç giyme töreni yapılacak can (derviş), bir süre burada hizmet ederdi. Tasavvufî anlayış…
Vukûf-ı zamânî
Geçen zamanı ve o andaki mânevî hâli gözetmek; vakti bilinçli değerlendirmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
İnâbet (Şâbâniyye)
Tâlibin tevbe, bağlılık ve mânevî eğitim talebiyle mürşide başvurması; ardından kelime-i tevhid ve esmâ eğitiminin başlaması.
Tâc-ı şerif
Tarikat şeyhi veya belirli bir eğitim mertebesindeki dervişin tarihî tekke kültüründe giydiği başlıkların genel adı. Biçim, renk ve kullanım şube, görev, dönem ve coğrafyaya göre değişir; mânevî kemalin kendisi değil sembolüdür.
Etvâr-ı Seb‘a
Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mu…
Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli…
Letâif-i Hamse
İnsanın mânevî idrak merkezlerini kalp, ruh, sır, hafî ve ahfâ şeklinde beş latîfe halinde açıklayan tasavvuf tasnifidir. Etvâr-ı Seb‘a nefsin mertebelerini ve tezkiyesini öne çıkarırken Letâif-i Hamse kalbin ve ruhânî merkezlerin tasfiyesi…
Silsile
Tasavvuf terbiyesi, zikir telkini veya icazet bağını şeyhten şeyhe Hz. Peygamber'e ulaştıran mânevî aktarım zinciridir. Silsile yalnız kronolojik bir isim listesi değildir. Sohbet, sülûk, hilâfet, hırka, teberrük ve rivayet gibi farklı bağ…
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…
Âb-ı hayvân
Hayat suyu, ölümsüzlük suyu. Tasavvuf şiirinde mârifet, ilâhî aşk ve hakikat bilgisi için kullanılan bir mecazdır. Hızır ile İlyas’ın karanlıklar ülkesinde bu suyu bulduğu anlatısı çevresinde, gönlü dirilten irfanı ve mânevî hayatı temsil e…
Agâh
Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…
Âgûş
Kucak, sîne ve bağır. Tasavvuf şiirinde sırları kabul eden gönlü, mânevî yakınlığı ve sevgilinin kuşatıcı huzurunu anlatan Farsça bir kelimedir.