Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

61 temiz madde bu görünümde hazır.

Dil ve Genel Kültür

Kâ'imiyye

şîa inancın k da, on iki imam düzenini benimseyen Şiî mezhebinde “isnâaşeriyye” (bk. bu madde) fırkası içinde on ikinci imam için kullanılan “kâ'im” sözünü ve unvanını benimsemelerinden dolayı bu cemaate verilen ad.

Dil ve Genel Kültür

Kâbe-i şerif

Mekke’deki Mescid-i Harâm’ın merkezinde bulunan kutsal yapı ve Müslümanların kıblesi. Tasavvuf şiirinde arınmış insan kalbi “mânevî Kâbe” mecazıyla anılabilir.

Dil ve Genel Kültür

Kâbeteyn

“İki Kâbe” anlamında Kâbe ile Mescid-i Aksâ’yı birlikte anan ifade. İslâmî metinlerde iki kutsal mabedi ve bunların temsil ettiği Mekke–Kudüs hattını belirtir.

Dil ve Genel Kültür

Kabr-İ Seâdet

Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfleri. Hücre-i seâdet de denir. Kabr-i seâdetin bulunduğu yer hazret-i Âişe vâlidemizin odası idi. Peygamber efendimiz burada vefât etti. "Peygamberler, vefât ettikleri yere defn edilirler" hadîs-i şerîfine uyularak buraya defn…

Dil ve Genel Kültür

Kādî’l-hâcât

İhtiyaçları gideren ve dilekleri hükme bağlayan anlamında Allah için kullanılan dua ifadesi. Kulun ihtiyacını Allah’a arz etmesini anlatır.

Dil ve Genel Kültür

Kadirîlik

Kādiriyye maddesine bakınız.

Dil ve Genel Kültür

Kadr

Bir alış-verişte karşılıklı olarak değiştirilen iki maldan herbirinin ölçek veya ağırlıkla ölçülen mal olmaları. Kadr ile satılan bir şey, kendi cinsine meselâ beşibiryerdeyi, altın liralar karşılığı peşin satılırken, verilen ile alınanın ağırlığı müsâvî (eşit)…

Dil ve Genel Kültür

Kaht

Kıtlık, kuraklık, gıdâ maddelerinin azlığı. Hazret-i Ömer zamânında Medîne'de kaht oldu. Bir kimse, Kabr-i Nebevî'ye gelip; "Yâ Resûlallah! Ümmetin için yağmur duâsı yap! Helâk olacağız" dedi. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem rüyâsında görünüp; "Ömer'e…

Dil ve Genel Kültür

Kalb İlmi

Evliyâdan bir zâtın rehberliğinde kazanılan ilim. (Bkz. İlim)

Dil ve Genel Kültür

Kalb Tasdîki

Dinden olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylere, kalbin inanması. Îmân; kalb ile tasdîk, dil ile ikrârdır, söylemektir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)

Dil ve Genel Kültür

Kalb Temizliği

Kalbin İslâmiyet'e uymayan şeylerden, dünyâya düşkünlükten, kötü düşünceden kurtulması. Kalb temiz olursa, ağızdan güzel sözler meydana çıkar. Çünkü kalbin mahsûlü dilin sermâyesidir. (Ahmed Rıfâî) Zikr et zikr, bedende iken cânın, Kalb temizliği zikr iledir…

Dil ve Genel Kültür

Kalb-İ Hakîkî

Yürek denilen et parçasında bulunan mânevî kuvvet.

Dil ve Genel Kültür

Kalb-İ Sanevberî

Yürek. Kalb-i sanevberî, kalb-i hakîkînin (gönül) yuvası gibidir. (Abdülhakîm Arvâsî)

Dil ve Genel Kültür

Kalensüve

Takke ve her çeşit başlık. İmâme yâni sarık, kalensüve ve her başlık ve bürka' yâni peçe ve maske üstüne ve eldiven üstüne mesh etmek câiz değildir. (İbrâhim Halebî, İbn-i Âbidîn)

Dil ve Genel Kültür

Kandil Geceleri

İslâm dîninin kıymet verdiği mübârek geceler. (Bkz. Mübârek Geceler)

Dil ve Genel Kültür

Karâbet

Akrabalık, hısımlık ve yakınlık. Nesep, evlilik veya mecazî/mânevî bağ yoluyla oluşan yakınlığı ifade edebilir; hukukî sonuç bağın türüne göre değişir.

Dil ve Genel Kültür

Kâsid

İşlemez, revâçsız, kıymetsiz. Çarşıda pazarda geçmez olan para. (Bkz. Kesâd)

Dil ve Genel Kültür

Kasîde-İ Bürde

İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi. Bu kasîdeyi rüyâsında Peygamber efendimize okuduğu ve Peygamber efendimiz de ona bürdesini yâni hırkasını hediye ettiği için bu…

Dil ve Genel Kültür

Katliam

Çok sayıda insanın topluca ve hukuka aykırı biçimde öldürülmesi. Soykırım ise belirli bir grubu yok etme kastı arayan daha özel bir uluslararası hukuk suçudur.

Dil ve Genel Kültür

Katolik

Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin verdi ve kendi de hıristiyan oldu. İstanbul…

Dil ve Genel Kültür

Kaved

Kısas olarak, öldüreni öldürme. (Bkz. Kısas) Bir insanı haksız olarak, amden (kasten, bile bile) öldüren kimseye kaved lâzım olur. (İbn-i Âbidîn) Muhârebede, iki tarafın askeri karıştığı zaman, kâfir sanarak, müslümanı amden (kasten, bilerek) öldürene…

Dil ve Genel Kültür

Kavs-i suûd

Yükseliş yayı. Tasavvufî kozmolojide varlığın maddî çokluktan ruhânî ve ilâhî yakınlık mertebelerine dönüşünü anlatır; kavs-i nüzûlün karşılığıdır.

Dil ve Genel Kültür

Kazf Haddi

Muhsan olan erkek veya kadına zînâ isnâd edenlere (iftirâda bulunanlara) verilen sopa cezâsı. (Bkz. Had)

Dil ve Genel Kültür

Kefâlet

Kefillik. Kefîl olmak. Bir kimsenin, borcunu ödememesi, taahhüdünü (verdiği sözü) yerine getirmemesi hâlinde onun yerine borcu ödemeği, sözü yerine getirme mes'ûliyetini (sorumluluğunu) alacaklıya karşı üzerine almak. Kefâletin ihtivâ ettiği (taşıdığı) birçok güzel taraflar vardır.…

Dil ve Genel Kültür

Kelime-İ İhlâs

"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü Kelime-i tevhîd de denir. (Bkz. Kelime-i Tevhîd)

Dil ve Genel Kültür

Kelime-İ Tehlîl

"Lâ ilâhe illallah" sözü. (Bkz. Kelime-i Tevhîd, Kelime-i Tehlîl)

Dil ve Genel Kültür

Kerbelânâme

Kerbelâ Vak‘ası’nı, Hz. Hüseyin’in şehadetini ve Ehl-i beyt’in mâtemini anlatan manzum veya mensur eserlerin ortak adı. Muharrem ve mersiye geleneğinde okunur.

Dil ve Genel Kültür

Kerûbiyân

Azâb meleklerinin büyükleri. Kerûb kelimesinin Farsça çoğul şeklidir. Arabî çoğul şekli ise Kerûbiyyûn'dur. Kerûbiyân, meleklerin havâssı, yâni üstünlerindendir. Bu ve Cebrâil, İsrâfil, Mikâil, Azrâil gibi büyük melekler, peygamberlerden başka, bütün insanlardan daha üstündür. Müslümanların…

Dil ve Genel Kültür

Ketebe kaydı

Yazma eserin sonunda müstensihin adını, yazım yerini ve tarihini bildiren kayıt. Genellikle “ketebehû” ifadesiyle başladığı için bu adla anılır; kolofon niteliğindedir.

Dil ve Genel Kültür

Kıble Saati

Herhangi bir yerde, güneşin kıble hizâsında bulunduğu andaki vakit. Güneşin hangi saatte kıble hizâsında bulunduğu hesâb edilir ve takvimlere yazılır. Bu saatler hergün değişmektedir. Güneş, senede iki defâ 28 Mayıs (Türkiye yaz saatiyle 12.18'de)…

Dil ve Genel Kültür

Kıbtî

Mısır'a ilk yerleşen insanlar. Mısır'ın yerli halkına verilen ad. Mısır'da hüküm süren Fir'avn, kıbtîleri yıldızlara ve putlara taptırdı. Kıbtîler, Yâkûb aleyhisselâmın oğullarının neslinden gelen İsrâiloğullarını hakîr ve hor gördüler, en ağır işlerde çalıştırdılar. Kıbtîlerin…

Dil ve Genel Kültür

Kıllet

Azlık, fakirlik. Mü'minlerde üç şeyden biri bulunur. Kıllet, hastalık, zillet yâni îtibârsızlık. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûm)

Dil ve Genel Kültür

Kırân haccı

Aynı ihram içinde umre ile haccı birlikte eda etme biçimi. Kırân haccı yapan kişi, hac menâsikini tamamlar ve ilgili kurban yükümlülüğünü yerine getirir.

Dil ve Genel Kültür

Kırât

Değerli metallerin ölçülmesinde kullanılan ağırlık birimi. Eshâb-ı kirâmın zamânında, eski Arab meskûkâtı (basılmış paraları) kullanıldığı gibi, basılmamış altın ve gümüş parçalar da, tartılarak kullanılırdı. O zaman ağırlıkları başka başka üç çeşit dirhem vardı. Hazret-i…

Dil ve Genel Kültür

Kırât-I Şer'î

Peygamber efendimiz zamânında kullanılan ve hadîs-i şerîflerde ismi geçen bir ağırlık birimi. Hanefî mezhebinde, bir miskâl, yirmi kırâttır. Bir kırât-ı şer'î, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru beş arpadır. Böyle beş arpa, 0,24 gr. gelmektedir. Böylece,…

Dil ve Genel Kültür

Kırât-I Urfî (kırât-I Örfî)

Kullanılması âdet olan ve hükûmetin kabûl ettiği miskâl ve dirhemden küçük bir ağırlık birimi. Osmanlı Devleti'nde son kabûl edilen örfî miskâl 24 kırât ve bir kırât da 20 santigram idi. Buna göre, örfî miskâl…

Dil ve Genel Kültür

Kıyâm-ı Ramazan

Ramazan gecelerinde kılınan nâfile gece namazı; teravih. Cemaatle veya tek başına eda edilebilir.

Dil ve Genel Kültür

Kıyâmet-İ Kübrâ

Büyük kıyâmet. Canlıların öldükten sonra tekrâr diriltildikleri gün, zaman. Kıyâmet günü.

Dil ve Genel Kültür

Kıyâmet-İ Suğrâ

Küçük kıyâmet, herkesin kendi ölümü.

Dil ve Genel Kültür

Kıyemî

Çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan mal. Uzunluk ile ölçülenlerden tarla, elde dokunan kumaş, halı ve elbise, ev, dükkân, el yazması kitab, irili ufaklı olan karpuz kıyemîdirler. (İbn-i Âbidîn)

Dil ve Genel Kültür

Kıymeteyn

Altın ve gümüş; klasik para ve zekât hukukunda değer ölçüsü kabul edilen iki maden. “İki kıymetli şey” anlamındaki çoğul ikili ifadedir.

Dil ve Genel Kültür

Kîl-U-Kâl

Dedi-kodu. Gîbet. (Bkz. Gîbet) Geçirme ömrünü mü'min, sakın ki, kîl-ü-kâl üzre! Sözün mânâsını anla, ne yürürsün hayâl üzre. (M. Sıddîk bin Saîd)

Dil ve Genel Kültür

Kilâbiyye

Ebû Abdullah Kilâb'ın kurduğu bozuk fırka. Yetmiş iki bid'at (sapıklık) yolunun esâsı dokuz fırkadır. Bunlar hâricî, şiî, mu'tezile, mürcie, müşebbihe, cehmiyye, dırâriyye, neccâriyye ve kilâbiyyedir. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem ve dört halîfesinin…

Dil ve Genel Kültür

Kinâye Lafızlar

Birkaç mânâda kullanılan kelimeler. Hem boşamada hem de başka yerde kullanılan sözler. Erkek kinâye söyleyince, boşamağa niyet etti ise veya öfkeli ise karısını boşamış olur. "Var yıkıl git. Artık seni istemem, babanın evine git.…

Dil ve Genel Kültür

Kisve-İ Şerîfe

Resûlullah efendimizin medfûn bulundukları hücre-i seâdet üstündeki kubbe üzerine serilen örtü. Hücre-i seâdetin beş köşeli duvarları yapılırken üzerlerine bir de küçük kubbe yapılmıştı. Bu kubbeye, Kubbet-ün-nûr denir. Osmanlı pâdişâhlarının gönderdikleri kisve-i şerîfe bu kubbe…

Dil ve Genel Kültür

Kitablı Kâfirler

İncîl ve Tevrât'tan birine inanan kâfirler. Hıristiyanlar ve Yahûdîler. (Bkz. Ehl-i Kitab) Müslüman erkeğin kitablı kâfir kadını nikâh etmesi câizdir. Başka kâfir kadınla ve mürted olmuş, dinden çıkmış kadınla evlenmesi câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)

Dil ve Genel Kültür

Kötü Din Adamı

İlmini dünyâ kazancına, mala, mevkîye kavuşmaya vâsıta eden, ilmi ile amel etmeyen, insanları ibâdete ve âhirete yönelmeye teşvik etmeyen din adamı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Kâbe'yi tavâf ediyorken; "Hangi insan daha kötüdür?" diye…

Dil ve Genel Kültür

Kubbe-İ Hadrâ

Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe. Kubbe-i hadrâ, müslümanların göz bebeğidir. Müslümanlar, kubbe-i hadrânın altında bulunan mübârek hücre-i seâdeti ziyâret etmeyi, kurtuluşlarına sebeb bilirler. Çünkü Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve…

Dil ve Genel Kültür

Kubûr

Kabirler, mezârlar. İnsanların ölünce defnedilmeleri, gömülmeleri için dîne uygun kazılan yerler. (Bkz. Kabir)

Dil ve Genel Kültür

Kur'a Çekmek

Müşterek malın ortaklar arasında çekim yoluyla taksîm edilmesine verilen isim. Hâkimin bir malı, buna müşterek mâlik olan ortaklar arasında kur'a ile taksim ettikten sonra, ortaklardan bâzısı, çekilen kur'adan vazgeçemez. (İbn-i Âbidîn) Mülk sâhiplerinin haklarının…

Dil ve Genel Kültür

Kurb-İ Ebdân

Bedenlerin birbirine yakın olması. Kurb-i ebdânın, kalblerin birleşmesinde büyük te'siri vardır. Bunun içindir ki, hiçbir velî, Peygamber efendimizin sohbetinde bulunmadığı için bir sahâbînin derecesine yükselemez. Veysel Karânî, o kadar şânı yüksek olduğu hâlde, Resûlullah'ı…

Dil ve Genel Kültür

Kurban Geceleri

Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri. Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tövbe red olmaz. Fıtr (Ramazan) bayramının ve kurban bayramının birinci geceleri, Şâban'ın on beşinci (Berât) gecesi ve…

Dil ve Genel Kültür

Kutb

İşlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmasına vâsıta kılınan büyük zât. Dünyâ işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana medâr kutbu (kutb-ül-aktâb), din ve irşâd işi ile vazîfeli kılınana irşâd kutbu denir. (Bkz. Kutb-i…

Dil ve Genel Kültür

Kutb-Ül-Aktâb

Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk, kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan ricâl-i gayb yâni herkesin tanımadığı zâtların reisi. Emrinde üçler, yediler, kırklar... denilen yine bu işlerle vazîfeli seçilmiş kimseler bulunur.…

Dil ve Genel Kültür

Kutbiyyet

Kutubluk denilen yüksek evliyâlık mertebesi. (Bkz. Kutb)

Dil ve Genel Kültür

Kuvve-İ Derrâke

Anlayıcı kuvvet, akıl. Akıl, bir kuvve-i derrâkedir. İyiyi kötüden, fâideliyi zararlıdan ayırmak için yaratılmıştır. (Bkz. Kuvve-i Âlime) (Abdülhakîm Arvâsî)

Dil ve Genel Kültür

Küçük Havuz

Hanefî mezhebine göre alanı yirmi beş metrekâreyi bulmayan havuz. (Bkz. Havz)

Dil ve Genel Kültür

Küfr Alâmetleri

Kâfirlerin ibâdet olarak yaptıkları ve kâfirlik alâmeti olan şeyler. Küfr alâmetlerinden bâzıları; zünnâr, haç ve mecûsî serpuşudur. Küfr alâmetleri âdet olup, müslümanlar arasında yayılırsa, İslâm âdeti olmaz. Küfür alâmeti olmaktan çıkmaz. Zünnâr takan, kâfir…

Dil ve Genel Kültür

Küfr-İ İnâdî

Bilerek, inâd ederek kâfir olmak, küfr-i cühûdî. Küfr-i inâdî ile mürted (dinden çıkan) olanların, tövbe etmeleri için yalnız Kelime-i şehâdet söylemeleri kâfi değildir. Küfre sebeb olan şeyden de tövbe etmeleri lâzımdır. Erkek veyâ kadın…

Dil ve Genel Kültür

Kütüb-i erbaa

“Dört kitap” anlamındaki terim. Şiî hadis literatüründe el-Kâfî, Men lâ yahduruhü’l-fakīh, Tehzîbü’l-ahkâm ve el-İstibsâr adlı dört temel derlemeyi ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Kütüb-i tefâsîr

Tefsir kitapları; Kur’ân âyetlerini açıklayan eserler. Rivayet, dirayet, işârî, fıkhî ve dil ağırlıklı farklı tefsir türlerini kapsar.