KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Kâ'imiyye
şîa inancın k da, on iki imam düzenini benimseyen Şiî mezhebinde “isnâaşeriyye” (bk. bu madde) fırkası içinde on ikinci imam için kullanılan “kâ'im” sözünü ve unvanını benimsemelerinden dolayı bu cemaate verilen ad.
→Dil ve Genel KültürKâbe-i şerif
Mekke’deki Mescid-i Harâm’ın merkezinde bulunan kutsal yapı ve Müslümanların kıblesi. Tasavvuf şiirinde arınmış insan kalbi “mânevî Kâbe” mecazıyla anılabilir.
→Dil ve Genel KültürKâbeteyn
“İki Kâbe” anlamında Kâbe ile Mescid-i Aksâ’yı birlikte anan ifade. İslâmî metinlerde iki kutsal mabedi ve bunların temsil ettiği Mekke–Kudüs hattını belirtir.
→Dil ve Genel KültürKabr-İ Seâdet
Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfleri. Hücre-i seâdet de denir. Kabr-i seâdetin bulunduğu yer hazret-i Âişe vâlidemizin odası idi. Peygamber efendimiz burada vefât etti. "Peygamberler, vefât ettikleri yere defn edilirler" hadîs-i şerîfine uyularak buraya defn…
→Dil ve Genel KültürKādî’l-hâcât
İhtiyaçları gideren ve dilekleri hükme bağlayan anlamında Allah için kullanılan dua ifadesi. Kulun ihtiyacını Allah’a arz etmesini anlatır.
→Dil ve Genel KültürKadirîlik
Kādiriyye maddesine bakınız.
→Dil ve Genel KültürKadr
Bir alış-verişte karşılıklı olarak değiştirilen iki maldan herbirinin ölçek veya ağırlıkla ölçülen mal olmaları. Kadr ile satılan bir şey, kendi cinsine meselâ beşibiryerdeyi, altın liralar karşılığı peşin satılırken, verilen ile alınanın ağırlığı müsâvî (eşit)…
→Dil ve Genel KültürKaht
Kıtlık, kuraklık, gıdâ maddelerinin azlığı. Hazret-i Ömer zamânında Medîne'de kaht oldu. Bir kimse, Kabr-i Nebevî'ye gelip; "Yâ Resûlallah! Ümmetin için yağmur duâsı yap! Helâk olacağız" dedi. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem rüyâsında görünüp; "Ömer'e…
→Dil ve Genel KültürKalb İlmi
Evliyâdan bir zâtın rehberliğinde kazanılan ilim. (Bkz. İlim)
→Dil ve Genel KültürKalb Tasdîki
Dinden olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylere, kalbin inanması. Îmân; kalb ile tasdîk, dil ile ikrârdır, söylemektir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
→Dil ve Genel KültürKalb Temizliği
Kalbin İslâmiyet'e uymayan şeylerden, dünyâya düşkünlükten, kötü düşünceden kurtulması. Kalb temiz olursa, ağızdan güzel sözler meydana çıkar. Çünkü kalbin mahsûlü dilin sermâyesidir. (Ahmed Rıfâî) Zikr et zikr, bedende iken cânın, Kalb temizliği zikr iledir…
→Dil ve Genel KültürKalb-İ Hakîkî
Yürek denilen et parçasında bulunan mânevî kuvvet.
→Dil ve Genel KültürKalb-İ Sanevberî
Yürek. Kalb-i sanevberî, kalb-i hakîkînin (gönül) yuvası gibidir. (Abdülhakîm Arvâsî)
→Dil ve Genel KültürKalensüve
Takke ve her çeşit başlık. İmâme yâni sarık, kalensüve ve her başlık ve bürka' yâni peçe ve maske üstüne ve eldiven üstüne mesh etmek câiz değildir. (İbrâhim Halebî, İbn-i Âbidîn)
→Dil ve Genel KültürKandil Geceleri
İslâm dîninin kıymet verdiği mübârek geceler. (Bkz. Mübârek Geceler)
→Dil ve Genel KültürKarâbet
Akrabalık, hısımlık ve yakınlık. Nesep, evlilik veya mecazî/mânevî bağ yoluyla oluşan yakınlığı ifade edebilir; hukukî sonuç bağın türüne göre değişir.
→Dil ve Genel KültürKâsid
İşlemez, revâçsız, kıymetsiz. Çarşıda pazarda geçmez olan para. (Bkz. Kesâd)
→Dil ve Genel KültürKasîde-İ Bürde
İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi. Bu kasîdeyi rüyâsında Peygamber efendimize okuduğu ve Peygamber efendimiz de ona bürdesini yâni hırkasını hediye ettiği için bu…
→Dil ve Genel KültürKatliam
Çok sayıda insanın topluca ve hukuka aykırı biçimde öldürülmesi. Soykırım ise belirli bir grubu yok etme kastı arayan daha özel bir uluslararası hukuk suçudur.
→Dil ve Genel KültürKatolik
Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin verdi ve kendi de hıristiyan oldu. İstanbul…
→Dil ve Genel KültürKaved
Kısas olarak, öldüreni öldürme. (Bkz. Kısas) Bir insanı haksız olarak, amden (kasten, bile bile) öldüren kimseye kaved lâzım olur. (İbn-i Âbidîn) Muhârebede, iki tarafın askeri karıştığı zaman, kâfir sanarak, müslümanı amden (kasten, bilerek) öldürene…
→Dil ve Genel KültürKavs-i suûd
Yükseliş yayı. Tasavvufî kozmolojide varlığın maddî çokluktan ruhânî ve ilâhî yakınlık mertebelerine dönüşünü anlatır; kavs-i nüzûlün karşılığıdır.
→Dil ve Genel KültürKazf Haddi
Muhsan olan erkek veya kadına zînâ isnâd edenlere (iftirâda bulunanlara) verilen sopa cezâsı. (Bkz. Had)
→Dil ve Genel KültürKefâlet
Kefillik. Kefîl olmak. Bir kimsenin, borcunu ödememesi, taahhüdünü (verdiği sözü) yerine getirmemesi hâlinde onun yerine borcu ödemeği, sözü yerine getirme mes'ûliyetini (sorumluluğunu) alacaklıya karşı üzerine almak. Kefâletin ihtivâ ettiği (taşıdığı) birçok güzel taraflar vardır.…
→Dil ve Genel KültürKelime-İ İhlâs
"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü Kelime-i tevhîd de denir. (Bkz. Kelime-i Tevhîd)
→Dil ve Genel KültürKelime-İ Tehlîl
"Lâ ilâhe illallah" sözü. (Bkz. Kelime-i Tevhîd, Kelime-i Tehlîl)
→Dil ve Genel KültürKerbelânâme
Kerbelâ Vak‘ası’nı, Hz. Hüseyin’in şehadetini ve Ehl-i beyt’in mâtemini anlatan manzum veya mensur eserlerin ortak adı. Muharrem ve mersiye geleneğinde okunur.
→Dil ve Genel KültürKerûbiyân
Azâb meleklerinin büyükleri. Kerûb kelimesinin Farsça çoğul şeklidir. Arabî çoğul şekli ise Kerûbiyyûn'dur. Kerûbiyân, meleklerin havâssı, yâni üstünlerindendir. Bu ve Cebrâil, İsrâfil, Mikâil, Azrâil gibi büyük melekler, peygamberlerden başka, bütün insanlardan daha üstündür. Müslümanların…
→Dil ve Genel KültürKetebe kaydı
Yazma eserin sonunda müstensihin adını, yazım yerini ve tarihini bildiren kayıt. Genellikle “ketebehû” ifadesiyle başladığı için bu adla anılır; kolofon niteliğindedir.
→Dil ve Genel KültürKıble Saati
Herhangi bir yerde, güneşin kıble hizâsında bulunduğu andaki vakit. Güneşin hangi saatte kıble hizâsında bulunduğu hesâb edilir ve takvimlere yazılır. Bu saatler hergün değişmektedir. Güneş, senede iki defâ 28 Mayıs (Türkiye yaz saatiyle 12.18'de)…
→Dil ve Genel KültürKıbtî
Mısır'a ilk yerleşen insanlar. Mısır'ın yerli halkına verilen ad. Mısır'da hüküm süren Fir'avn, kıbtîleri yıldızlara ve putlara taptırdı. Kıbtîler, Yâkûb aleyhisselâmın oğullarının neslinden gelen İsrâiloğullarını hakîr ve hor gördüler, en ağır işlerde çalıştırdılar. Kıbtîlerin…
→Dil ve Genel KültürKıllet
Azlık, fakirlik. Mü'minlerde üç şeyden biri bulunur. Kıllet, hastalık, zillet yâni îtibârsızlık. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûm)
→Dil ve Genel KültürKırân haccı
Aynı ihram içinde umre ile haccı birlikte eda etme biçimi. Kırân haccı yapan kişi, hac menâsikini tamamlar ve ilgili kurban yükümlülüğünü yerine getirir.
→Dil ve Genel KültürKırât
Değerli metallerin ölçülmesinde kullanılan ağırlık birimi. Eshâb-ı kirâmın zamânında, eski Arab meskûkâtı (basılmış paraları) kullanıldığı gibi, basılmamış altın ve gümüş parçalar da, tartılarak kullanılırdı. O zaman ağırlıkları başka başka üç çeşit dirhem vardı. Hazret-i…
→Dil ve Genel KültürKırât-I Şer'î
Peygamber efendimiz zamânında kullanılan ve hadîs-i şerîflerde ismi geçen bir ağırlık birimi. Hanefî mezhebinde, bir miskâl, yirmi kırâttır. Bir kırât-ı şer'î, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru beş arpadır. Böyle beş arpa, 0,24 gr. gelmektedir. Böylece,…
→Dil ve Genel KültürKırât-I Urfî (kırât-I Örfî)
Kullanılması âdet olan ve hükûmetin kabûl ettiği miskâl ve dirhemden küçük bir ağırlık birimi. Osmanlı Devleti'nde son kabûl edilen örfî miskâl 24 kırât ve bir kırât da 20 santigram idi. Buna göre, örfî miskâl…
→Dil ve Genel KültürKıyâm-ı Ramazan
Ramazan gecelerinde kılınan nâfile gece namazı; teravih. Cemaatle veya tek başına eda edilebilir.
→Dil ve Genel KültürKıyâmet-İ Kübrâ
Büyük kıyâmet. Canlıların öldükten sonra tekrâr diriltildikleri gün, zaman. Kıyâmet günü.
→Dil ve Genel KültürKıyâmet-İ Suğrâ
Küçük kıyâmet, herkesin kendi ölümü.
→Dil ve Genel KültürKıyemî
Çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan mal. Uzunluk ile ölçülenlerden tarla, elde dokunan kumaş, halı ve elbise, ev, dükkân, el yazması kitab, irili ufaklı olan karpuz kıyemîdirler. (İbn-i Âbidîn)
→Dil ve Genel KültürKıymeteyn
Altın ve gümüş; klasik para ve zekât hukukunda değer ölçüsü kabul edilen iki maden. “İki kıymetli şey” anlamındaki çoğul ikili ifadedir.
→Dil ve Genel KültürKîl-U-Kâl
Dedi-kodu. Gîbet. (Bkz. Gîbet) Geçirme ömrünü mü'min, sakın ki, kîl-ü-kâl üzre! Sözün mânâsını anla, ne yürürsün hayâl üzre. (M. Sıddîk bin Saîd)
→Dil ve Genel KültürKilâbiyye
Ebû Abdullah Kilâb'ın kurduğu bozuk fırka. Yetmiş iki bid'at (sapıklık) yolunun esâsı dokuz fırkadır. Bunlar hâricî, şiî, mu'tezile, mürcie, müşebbihe, cehmiyye, dırâriyye, neccâriyye ve kilâbiyyedir. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem ve dört halîfesinin…
→Dil ve Genel KültürKinâye Lafızlar
Birkaç mânâda kullanılan kelimeler. Hem boşamada hem de başka yerde kullanılan sözler. Erkek kinâye söyleyince, boşamağa niyet etti ise veya öfkeli ise karısını boşamış olur. "Var yıkıl git. Artık seni istemem, babanın evine git.…
→Dil ve Genel KültürKisve-İ Şerîfe
Resûlullah efendimizin medfûn bulundukları hücre-i seâdet üstündeki kubbe üzerine serilen örtü. Hücre-i seâdetin beş köşeli duvarları yapılırken üzerlerine bir de küçük kubbe yapılmıştı. Bu kubbeye, Kubbet-ün-nûr denir. Osmanlı pâdişâhlarının gönderdikleri kisve-i şerîfe bu kubbe…
→Dil ve Genel KültürKitablı Kâfirler
İncîl ve Tevrât'tan birine inanan kâfirler. Hıristiyanlar ve Yahûdîler. (Bkz. Ehl-i Kitab) Müslüman erkeğin kitablı kâfir kadını nikâh etmesi câizdir. Başka kâfir kadınla ve mürted olmuş, dinden çıkmış kadınla evlenmesi câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)
→Dil ve Genel KültürKötü Din Adamı
İlmini dünyâ kazancına, mala, mevkîye kavuşmaya vâsıta eden, ilmi ile amel etmeyen, insanları ibâdete ve âhirete yönelmeye teşvik etmeyen din adamı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Kâbe'yi tavâf ediyorken; "Hangi insan daha kötüdür?" diye…
→Dil ve Genel KültürKubbe-İ Hadrâ
Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe. Kubbe-i hadrâ, müslümanların göz bebeğidir. Müslümanlar, kubbe-i hadrânın altında bulunan mübârek hücre-i seâdeti ziyâret etmeyi, kurtuluşlarına sebeb bilirler. Çünkü Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve…
→Dil ve Genel KültürKubûr
Kabirler, mezârlar. İnsanların ölünce defnedilmeleri, gömülmeleri için dîne uygun kazılan yerler. (Bkz. Kabir)
→Dil ve Genel KültürKur'a Çekmek
Müşterek malın ortaklar arasında çekim yoluyla taksîm edilmesine verilen isim. Hâkimin bir malı, buna müşterek mâlik olan ortaklar arasında kur'a ile taksim ettikten sonra, ortaklardan bâzısı, çekilen kur'adan vazgeçemez. (İbn-i Âbidîn) Mülk sâhiplerinin haklarının…
→Dil ve Genel KültürKurb-İ Ebdân
Bedenlerin birbirine yakın olması. Kurb-i ebdânın, kalblerin birleşmesinde büyük te'siri vardır. Bunun içindir ki, hiçbir velî, Peygamber efendimizin sohbetinde bulunmadığı için bir sahâbînin derecesine yükselemez. Veysel Karânî, o kadar şânı yüksek olduğu hâlde, Resûlullah'ı…
→Dil ve Genel KültürKurban Geceleri
Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri. Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tövbe red olmaz. Fıtr (Ramazan) bayramının ve kurban bayramının birinci geceleri, Şâban'ın on beşinci (Berât) gecesi ve…
→Dil ve Genel KültürKutb
İşlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmasına vâsıta kılınan büyük zât. Dünyâ işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana medâr kutbu (kutb-ül-aktâb), din ve irşâd işi ile vazîfeli kılınana irşâd kutbu denir. (Bkz. Kutb-i…
→Dil ve Genel KültürKutb-Ül-Aktâb
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk, kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan ricâl-i gayb yâni herkesin tanımadığı zâtların reisi. Emrinde üçler, yediler, kırklar... denilen yine bu işlerle vazîfeli seçilmiş kimseler bulunur.…
→Dil ve Genel KültürKutbiyyet
Kutubluk denilen yüksek evliyâlık mertebesi. (Bkz. Kutb)
→Dil ve Genel KültürKuvve-İ Derrâke
Anlayıcı kuvvet, akıl. Akıl, bir kuvve-i derrâkedir. İyiyi kötüden, fâideliyi zararlıdan ayırmak için yaratılmıştır. (Bkz. Kuvve-i Âlime) (Abdülhakîm Arvâsî)
→Dil ve Genel KültürKüçük Havuz
Hanefî mezhebine göre alanı yirmi beş metrekâreyi bulmayan havuz. (Bkz. Havz)
→Dil ve Genel KültürKüfr Alâmetleri
Kâfirlerin ibâdet olarak yaptıkları ve kâfirlik alâmeti olan şeyler. Küfr alâmetlerinden bâzıları; zünnâr, haç ve mecûsî serpuşudur. Küfr alâmetleri âdet olup, müslümanlar arasında yayılırsa, İslâm âdeti olmaz. Küfür alâmeti olmaktan çıkmaz. Zünnâr takan, kâfir…
→Dil ve Genel KültürKüfr-İ İnâdî
Bilerek, inâd ederek kâfir olmak, küfr-i cühûdî. Küfr-i inâdî ile mürted (dinden çıkan) olanların, tövbe etmeleri için yalnız Kelime-i şehâdet söylemeleri kâfi değildir. Küfre sebeb olan şeyden de tövbe etmeleri lâzımdır. Erkek veyâ kadın…
→Dil ve Genel KültürKütüb-i erbaa
“Dört kitap” anlamındaki terim. Şiî hadis literatüründe el-Kâfî, Men lâ yahduruhü’l-fakīh, Tehzîbü’l-ahkâm ve el-İstibsâr adlı dört temel derlemeyi ifade eder.
→Dil ve Genel KültürKütüb-i tefâsîr
Tefsir kitapları; Kur’ân âyetlerini açıklayan eserler. Rivayet, dirayet, işârî, fıkhî ve dil ağırlıklı farklı tefsir türlerini kapsar.
→