Ara
Menü
ذ

Ebrâr

أبرار

Köken ve kullanım

i. ar.

أبرار

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

İyiler, özü ve sözü doğru kimseler. Kur’ân’da iyilik ve takvâ sahiplerini anlatan çoğul bir addır.

Tasavvufî kullanım

Bazı sûfî tasniflerinde ahlâkı düzeltme, riyâzet ve mücâhede yoluyla Hakk’a yönelen orta derecedeki sâlikler için kullanılır. Allah’a yakın kullar “ebrâr”, daha ileri yakınlık mertebesinde kabul edilenler “mukarrebûn” diye anılabilir.

Tarîk-i ebrâr, iyi amelleri ve nefis terbiyesini esas alan yol anlamındadır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1) İyi kimseler. Îmânlarında sâdık (doğru), Allahü teâlânın yasak kıldığı şeylerden sakınıp, emirlerine uyan, bozuk inanışlardan, kötü ahlâktan ve çirkin işlerden uzak duranlar. Teklik şekli berr'dir.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Muhakkak ki ebrâr, nîmetleri devamlı olan Naîm Cenneti'ndedirler. ( Mutaffifîn sûresi: 22 )

Allahü teâlâ ebrâra, anne ve babalarına ve çocuklarına iyilik yapmaları sebebiyle bu ismi verdi. ( Hadîs-i şerîf-İbn-i Asâkir )

2) Nefislerinin sevgisinden kurtulmamış olup, nefislerini azâbdan korumak ve nîmetlere kavuşturmak için ibâdet eden; tasavvufta sona varmamış.

Ebrâr bana kavuşmayı çok istiyor. Ben de onları çok istiyorum. ( Hadîs-i kudsî-Deylemî, İhyâ )

Ebrâr, Allahü teâlâya nîmetlerine kavuşmak için ve azâbından korktukları için ibâdet ederler. Bu iki dilekleri ise nefislerinin arzularıdır. Çünkü bunlar, Allahü teâlânın zâtını sevmek seâdetine kavuşmamışlardır. ( İmâm-ı Rabbânî )

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, iyiler demektir. Allah’ın sevgili, iyi kullan için kullanılan bir tabirdir. Ahyâr kelimesi ile aynı mânâya gelir, abdal kelimesi ile de mürâdif olduğu söylenir. Mukarrabûn derecesinin altındadır. Bu gruba mensub olanlar ikiye ayrılır: Allah bir kısmını, kullarına iade etmiştir, onlar arasında yaşar, onları irşad eder. ikinci grubu ise, Allah kullara iade etmemiş, kendisiyle meşgul etmiştir. Hiyerarşik rical sıralamasında bunlara, “yediler” denir. Bu ikinci grubun akıl gemisi, vahdet denizinde, gayb vâridatlarıyla boğulmuştur: “Bunlara uyulmaz, ancak inkâr da olunmaz”. Birinci grup, hizmet ehlidir. Halk ile meşgul edilmiştir. Bu nedenle, vücutlarını şâir halkın istirâhatine sebep kılmışlardır.Fırak-ı hüsnüne takat getirmeyüb Yahya Yolunda baş verüb oldu güzide-i ebrâr.Şeyhü’l-İslâm Yahya

Sözlüğe dön