Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Ga>) [Ar. ] İslâm dinince, “Mükelleften yapılmasını kesin ve bağlayıcı nitelikte istediği eylem ve davranış. ” olarak tanımlanan fıkıh terimi.
Bu tanım çerçevesinde mükelleften yapılmasını kesin ve bağlayıcı nitelikte istenenlere “farz” veya “vacib” (bk. bu madde) adı verilmiştir. Buna göre kesin delillerle sabit olan ramazan orucu, abdestte yüzün yıkanması, namazda rüku'a gitme gibi yükümlülükler farz kabul edilirken, fıtır sadakası, vitir namazı, namazda Fatiha suresinin okunması gibi yükümlülükler vâcib olarak nitelenmiştir.
Hanefi mezhebine göre ikisi arasmdaki fark, farzm katî yapılması, vacibin zannî, yani görüş farkın bağlı olmasıdır. Yine onlara gör farzı inkâr eden dinden çıkmı olur, geçerli mazereti olmaksı zm onu terk eden “fâsık” (bk. bu madde) durumuna düşer vacibi inkâr eden dinden çık maz, bunu hafife aldığı için “fâsık” kabul edilir (bk.
vâcib).
Dinî Terimler Sözlüğü
Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde yapılmasını açıkca bildirdiği emirler.
Kulum farzları yapmakla bana yaklaştığı gibi, başka şeyle yaklaşamaz. Kulum nâfile ibâdetleri yapınca, onu çok severim. Öyle olur ki, benimle işitir. Benimle görür. Benimle her şeyi tutar.Benimle yürür. Benden her ne isterse veririm. Bana sığınırsa, onu korurum. (Hadîs-i kudsî-Buhârî)
Ey kulum! Emrettiğim farzları yap, insanların en âbidi (ibâdet edeni) olursun. Yasak ettiğim haramlardan sakın, verâ sâhibi olursun. Verdiğim rızka kanâat eyle, insanların en ganîsi (zengini) olursun, kimseye muhtâç kalmazsın. (Hadîs-i kudsî-Mişkât, Câmi-us-Sagîr)
Allahü teâlânın râzı olduğu işler, farzlar ve nâfilelerdir. Farzların yanında nâfilelerin hiç kıymetleri yoktur. Bir farzı vaktinde kılmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok fâidelidir. Hattâ bir farzı yaparken, bunun sünnetlerinden bir sünneti ve edeplerinden bir edebi yapmak da, başka nâfileleri yapmaktan kat kat daha kıymetlidir. (İmâm-ı Rabbânî)