Alâeddin Ali el-Manavî İnegöl’e geldiğinde hayır yapılarının bulunduğu yerleri dolaşmış, mezarları ziyaret etmişti. Bu sırada İnegöl Camii’nin yaşlı ve salih hatibine, medrese görevi beklediği günlerde gördüğü bir rüyayı anlattı.
Rüyasında Resûl-i Ekrem’in kendisine hitap ederek, “Yâ Mevlânâ Ali! Yanımızda hizmet eden İshak’ın medresesini sana ihsan ettik” buyurduğunu söyledi. Sabah olduğunda kazasker Kadrî Efendi’nin kapısına gitmiş; oradaki mülâzımlar onu “Mübarek olsun, İnegöl müderrisi oldun” diyerek karşılamışlardı. İlk anda rüyadaki İshak adıyla İnegöl tayini arasındaki bağı kuramadığı için gönlü kırılmıştı.
Daha sonra İnegöl’ün bir kasaba, tayin edildiği medresenin bânisinin ise İshak Paşa olduğunu öğrenince rüyadaki işaretin mânası açığa çıktı. Allah’a hamdetti ve şükür secdesine kapandı. Bu hatırasını İshak Paşa’nın mezarı başında anlatırken ellerini duaya kaldırdı; bâninin ruhu için niyaz etti ve gözyaşı döktü.