Ibrahim: 49 -50 -51 (O gün, suçluları ortakları ile zincirlere vurulmuş olarak görürsün, gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplayacaktır. Bununla, Allahu tealâ hayır veya şer her nefsin kazancının karşılığını verecektir. Şüphe yok ki, Allahu azim-üş-şân tez hesap görücüdür.)
Yer, tekrar yarıldı ve cehennemin dördüncü katı da bana
gösterildi. Bu kattaki kibrit taşlarını ve ateşten korkunç dağları gördüm. Bu kibrit taşlarının kâfirlerle birlikte yanacağını Cebra'il kardeşim bana haber verdi:
Fettekün nâr-elleti ve kuduh-en-nâsü vel-hicâreh u'iddet lilkafiriyn… El-Bakara: 24 (O halde iymana gelin ve o iyman ile o ateşten sakının ki, çoğunun kibriti, çırası insanlarla o taşlardır ve o ateş kâfirler için hazırlanmıştır.)
Beşinci kat yer yarılıp cehennemin beşinci derekesi bana gösterildi. Orada, hurma ağacı ve belki daha da kalın ve büyük yılanlar, katırlar kadar akrepler vardı.
Yer yarılıp cehennemin altıncı derekesi de bana gösterildi. Burasının adı SİCCIYN idi. Cehennem ehlinin kaydedildikleri defterler de orada bulunuyordu. Terazi ve ölçeklerinde eksik verenlere ve adaletle hükmetmeyen zâlimlere burada azap olunacağını Cebra'il aleyhisselâm bana haber verdi:
é so, sé!
Veylün lil-mutaffifiyne elleziyne izektalu alen-nâsi yestevfune ve izâ kâlühum ev vezenühüm yuhsirun elâ yazünnü ulâ'ike ennehüm meb'usune li-yevmin aziymin yevme yekûmün-nâsü li-Rabbil-âlemiyn kellâ inne kitab-el-füccâri lefiy sicciyn ve mâ edrake mâ sicciyn kitâbün merkumûn veylün yevme'izin lil-mükezzibiyn...
El-Mutaffifiyn: 1-10
(Yazıklar olsun, azap olsun o hiyleye saparak eksik ölçen ve tartanlara! Onlar ki, halktan aldıkları zaman dikkatle ölçer, tam alılar. Fakat, halka verecek oldukları zaman ölçülerini ve tartılarını eksiltirler. Onlar, büyük bir gün için öldükten sonra tekrar diriltileceklerini yakinen bilmiyorlar mı? O gün halk emri, cezası ve hesabı için âlemlerin Rabbinin huzurunda duracaklardır. Muhakkak ki, günahkârların kitabı, amel defterleri SICCIYN'dedir. SICCIYN nedir bilir misin? O yazılmış bir kitaptır. Yazıklar olsun, azaplar olsun onu yalanlayanlara ki, azap, ikap, şiddet ve mihnet onlar içindir.)
Yedinci kat yer yarılıp cehennemin yedinci tabakası da bana gösterildi. Burasının isminin ACIB olduğunu Cebra'il kardeşim bana haber verdi. Bu tabakada, ateşten denizler ve deryalar gördüm. Mâlik, bana:
— Yâ Resûlallah!.. Cehennemi görmeğe takat ve tahammül gösteremezsiniz, dedi. Kabil olacağı kadar görmeyi diledim. O zaman, Mâlik bana cehennemde öyle bir ateş gösterdi ki, gecenin karanlığından daha karanlıktı. Cehennemin yedi tabaka üzere ve birbirinden aşağı yedi kapı gördüm. Her kapının arası beşyüz yıllık yoldu. Bütün cehennem tabakalarına ayrı ayrı baktım ve her kapının üstünde bir âyet-i kerime yazılı bulunduğunu gördüm.
Cehennemin birinci kapısı üstünde:
j'sL Fe-veylün lil-musalliyne elleziyne hüm an salâtihim sahun...
El-Ma'un: 4 (Yazıklar olsun, azaplar olsun o namaz kılanlara ki, naazlarından gafildirler.)
Cehennemin ikinci kapısı üstünde:
Ve veylün lil-müşrikiyne...
Fasilet: 6 Enver-il-Kulub, Cilt 3 - F: 42
(Yazıklar olsun, azaplar olsun Allahu azim-üş-şâna ortak koşanlara...)
Cehennernin üçüncü kapısı üstünde:
Veylün gevme'izin lil-mükezziblyn...
El-Marsolat: 10 (Yazıklar olsun, azaplar olsun Allahu tala'nın âyetlerini ve peygamberlerini yalanlayanlara...)
Cehennemin dördüncü kapısı üstünde:
Veylûn lil-mutaffiflyn...
El-Mutaffifiyn: 1 (Yazıklar olsun, azaplar olsun hiyleye saparak eksik ölçen ve tartanlara...)
Cehennemin beşinci kapısı üstünde:
Veylün II-külll hümezetin lümezetin...
El-Hümeze: 1 (Yazıklar olsun, azaplar olsun Insanları arkalarından çe.
kiştirmeyl yüzüne karşı yermeyi ve alay etmeyi huy edinenle-...)
Cehennemin altıncı kapısı üstünde:
....
a te t!
Fe-veylün lil-kasiyeti kulübühüm...
Ez-Zümer: 22
(Yazıklar olsun, azaplar olsun Allahu tealâ'yı zikretmedikleri için kalpleri katılaşmış olanlara...)
Cehennemin yedinci kapısı üstünde de:
FibZc 2° Fe-veylün lilleziyne yektübun-el-kitabe bi-eydiyhim...
El-Bakara: 79 (Yazıklar olsun, azaplar olsun onlara ki tahrif ettikleri kitabı elleriyle yazarlar...)
âyet-i kerimeleri yazılı idi. Cehennemin her derekesinin kapısı ve o kapı ve derekeye mü'ekkel olan melekler vardı. Her derekenin ayrı bir ismi vardı:
Birinci dereke İkinci dereke Uçüncü dereke Dördüncü dereke Beşinci dereke Altıncı dereke Yedinci dereke: Cehennem: Lezza: Hutame Sa'yr Veyl Sakar (Burada müşriklere azap olunur.)
: Hâviye adını taşıyordu. Her derekede bulunan meleklerin emrine yetmiş bin zebani verilmişti. Bu zebanilerin yüzleri kapkara ve gözleri gök rengi idi.
Birinci tabakada, ateşten dağlar gördüm. Cebra'il kardeşim bana sayılarının yetmiş bin olduğunu haber verdi. Her dağda yetmiş bin vâdi, her vâdide yetmiş bin şube, her şubede yetmiş bin şehir ve her şehirde de yetmiş bin zindan vardı.
Içleri ateşle dolu olan her zindanda yetmiş bin höcre ve her höcrede de ateşten bir sandık vardı ki, bunların hepsi ateşten yaratılmışlardı. Her sandıkta yetmiş türlü azap vardı ama bu azaplardan hiçbirisi diğerine benzemiyordu.
Ey kâfirler ve ey münafıklar; haydi durmayın, yiyin için, zevk ve safa edin, olmadık hayaller kurun ve avunun, ham emeller peşinde koşun, her emelinize ulaştıkça keyfinizden coşun, keyfinize bakın, tatlı canınızı üzmeyin sakın, iymanı ve ibadeti bırakın, Allah'a inanmayın, peygamberleri yalanlayın, Kur'anın dâvetine, Resûl-ü zişânın açık seçik tebliğine kulak asmayın, bildiğinizden şaşmayın, dilediğiniz gibi yaşayın. Kıyamet gününü yalanlayın. Fakat! Evet, fakat pek yakın bir zamanda ne kadar yanılmış ve aldanmış olduğunuzu görecek ve çok ama pek çok döğüneceksiniz... Muhbir-i sadık efendimizin haber verdiklerinin, Kur'an-ı azim-ül-bürhanın bildirdiklerinin Hak ve gerçek olduğunu, bütün cehennem derekelerinde müşahede buyurdukları azap ve ıztırabın sizleri beklemekte bulunduğunu anlayacak ve bütün bu azapları mutlâka tadacak- SInlz.
Sahib-i makam-ı Mahmud aleyhi ve âlihi salâvatullah-il- Vedûd efendimiz, müşahede buyurdukları diğer hususları şöylece beyan buyuruyorlar:
Cehennemin ikinci tabakasındaki azap, biricisine nazaran iki nevi fazlaydı. Bu tabakadaki melekler gayet öfkeli ve şiddetli, sayıları da daha kalabalıktı.
Cehennemin üçüncü katında kapı açılır açılmaz, bu tabakada olan azabın, ilk iki kattakilerin cem'i suretiyle daha da arttığını Cebra'il kardeşim bana haber verdi.
Cehennemin dördüncü kapısı açılarak bakıldığında, bir takım dereler görünüyordu. Her biri, ateş üstünde kaynayan su gibi fokur fokur kaynayan bu derelerin görünüşü gayet korkunçtu. Bu derelerin derinliğinin yetmiş yıllık yol olduğunu yine Cebra'il kardeşim bana haber verdi.
Cehennemin beşinci tabakası açılarak bana gösterildiğinde, ateşten bir vâdi gördüm. Ustü ateşten bir örtü ile örtülmüştü. Cebra'il aleyhisselâm Mâlik'e bu örtünün kaldırılmasını emretti ve Mâlik zebanilere bu ateşten örtüyü kaldırttı. - rada, hurma ağacının gövdesi kadar belki daha da kalın yzlanlar, katır iriliğinde akrepler etrafa dehşet saçıyorlardı. Cebra'il bana: (Yâ Resûlallah!.. Bu gördüklerinizin sayısını, an-