Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Hayvanların dilini öğrenmek isteyen adam — 2. bölüm

Her kıssadan hisse almalıdır. Bu hikâyeyi, şerhetmeğe kalkarsak risalemizin hacmi elvermez. Sozün kısası, bazı şeyleri bilmemek, o şeyi bilmekten hayırlıdır. Bazan, susmak konuşmaktan hayırlıdır. Bazan, konuşmak susmaktan…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 256

Her kıssadan hisse almalıdır. Bu hikâyeyi, şerhetmeğe

kalkarsak risalemizin hacmi elvermez. Sozün kısası, bazı şeyleri bilmemek, o şeyi bilmekten hayırlıdır. Bazan, susmak konuşmaktan hayırlıdır. Bazan, konuşmak susmaktan hayırlıdır. Bazan, zenginlik fakirlikten; bazan da fakirlik zenginlikten hayırlıdır.Bıze çirkin gelen ve hoşumuza gitmeyen şeylerin hakkımızda hayırlı olduğu çok görüldüğü gibi, bize güzel gibi görünen ve hoşumuza giden şeylerin de. zararlı olduğu da çok denenmiştir. Hakkımızda hayırlı olanı, Ancak Allahu teâlâ bilir. biz bilmeyiz.

Meselâ, ölüm günümüzü bilmemekliğimiz, bilmemizden elbette hayırlıdır. Kıyametin ne zaman kopacağını bilmemiz gerekseydi, Allahu azim-üş-şân bunu bizlere aleyhissalâtü vesselâm efendimiz vasıtasıyle bildirirdi. Kıyametin ne zaman kopacağı, hangi sene, hangi ay, hangi gün ve saatte bu emri azimin zuhur edecegi bilinseydi: acaba insanlar aya çıkmağa. dünyayı fethetmeğe hattâ hattâ çalışıp çabalamağa kalkışırlar ve bunun gibi dünya ile ilgili gayret ve faaliyetlere deger verebilirler miydi? Yeryüzünde hayat durur, mâ'mureler harap olur, o korkunç ânın elem ve ıstırabı ile bütün insanlar çıldırırdı.

Şu var ki, bazı emmare ve işaretleri bilmemiz gerektiginden, Allahu teâlâ ölümün ve kıyametin belirtilerini Cenab-1 Risaletmeab efendimize bildirmiş ve bunların bütün insanlara tefhimini de emr-ü ferman buyurmuş olduğundan, Resûl-ü zişân bu hususlarda gafil insanları irşâd buyurmuşlardır.

Insana, önce hastalık ve ardından ansızın ölüm geldiği gibi. kıyametten evvel de dünyanın hastalığı artacaktır ki, bu hastalıklar kıyametin alâmetleri olacak, sonra da ansızın kıyamet kopacak ve asırlardır sürüp gelen bu düzen herc-ü merc olacaktır.

O müthiş ânın dehşet ve şiddetini Kur'an-ı azim-ül-bürhan ve alâmetlerini de Nebiyyi âhir zaman haber vermektedir. Eşrat-ı-saatten bazıları şunlardır:

Bereket kalkacak, aza kanaat kalmayacak ve çoga doyulmaz olacaktır.

Hayâ ref'olacaktır.

Ana ve babaya itaat ve ihsan kalkacak, analar ve babalar köle gibi muamele göreceklerdir.

Allah korkusu, kalplerden silinecektir.

Nifak artacak ve katil vak'aları çoğalacaktır.

Halktan gizli yapılan günahlar, âşikâre işlenmeğe başlayacaktır.

Tefecilik alıp yürüyecektir.

Yenilen şeyler helâl veya haram olduğuna bakılmayacaktır.

Gayri meşrû birleşmelerden meydana gelen gayri meşru çocuklar çoğalacak, piçlik ayıp sayılmayacaktır. (Babalarının kim olduğunu bilmediklerini açıklamak ayıp sayılmayacak ve bu gibiler kendilerini çekinmeden açığa vuracaklardır.)

Halka, malından ve zenginliğinden ötürü tâ'zim edilecektir.

Günahlarını halktan saklamayan kişilerin cemiyette ve camilerde sesleri yükselecek ve bu gibi arsız ve alçak insanlar, namuskâr insanlara galip olacaktır.

Emanet mal, ganimet malı gibi rahat rahat yenilecektir.

Zekât verilmeyecektir.

Erkekler, kadınlara esir olacak ve onlara itaat edeceklerdir.

Ikram, ana ve babadan önce arkadaşa ve eşe dosta yapılacaktir.

Mescitlerde, fâsiklerin sesleri yükselecektir. (Yâni, Allahu teâlâ'ya yakın olmaları gereken mescit hademesinin takva ehli olmayıp, fısk ehli olmaları, kendileri ilimleri ile âmilolmadıkları halde halkı Hakka davet edip kendilerinin fâsık olmaları kıyamet alâmetlerindendir. Bu fâsıkların sesleri yükselecektir.) Yani âlimlerin ilimleri ile âmil olmamaları kıvamet alâmetlerindendir.

Hükûmet reisleri, günahları âşikâr işleyeceklerdir.

Günahların âşikâr olacağını söylerken, aklıma geldi de kaydetmeden geçemeyecegim. Bazı gafil kişiler görüyoruz ki:

— Allah'ın bildiğini kuldan neye saklayayım? diyorlar.

Oysa, Allahu tâlâ'nın hakkımızdaki bildiklerini, kullar bilmiş olsalardı, ne sen benim yüzüme bakabilirdin; ne de ben senin yüzüne bakabilirdim. Hamd-ü senâ olsun ki, settar-eluyûb olan Allahu sübhanehu ve teâlâ, bir çokl ayıplarımızı örtmüş ve kapatmıştır. Allahu tâlâ'nın bildiğini kuldan saklamak lâzım değil idiyse; evlere, duvarlara, pencerelere, perdelere ne lüzüm vardı? Dona, pantolona ihtiyaç duyulur muydu?

Bu vesile ile, bir gerçegi daha açıklayalım:

Islâmda kadının setri, yani örtünmesi; namussuzluğun dan dolayı değil, namussuz gözlerden, hayâsız yüzlerden korunması ve sakınması içindir.

Evet; kıyamet alâmet ve işaretlerini saymaya devam edelim:

Kötü insanlara. şerlerinden korkulduğu için ikram edilecektir.

Allah'tan korkulmayacak, insanlardan korkulacaktır. Allah için ikram edilmeyecek, çıkar için ikram edilecektir.

İmam-ı Ali keremallahu vechehu efendimiz, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden şu Hadis-i şerifi naklediyorlar:

Mâ'nayı şerifi:

(Oyle bir zaman gelecektir ki, ancak isimleri islâm olacak, kendilerinin isimleriyle alakaları olmayacaktır. Din-i islâmdan da, ancak ISLAM lâfzı kalacak, dinin hiç bir emri ve hiç bir nehyi ile âmil olunmayacaktır. Ne namaz, ne oruç, ne zekât, ne hac ve ne de Kur'an-ı azimin bin emir ve bin nehyinden hiç birisi ile amel olunmayacaktır. Kur'an-ı ancak ders olarak okuyacaklar, emirlerine ve nehiylerine uymayacaklar, mânasını da anlamayacaklar, anlasalar da yapmayacaklar, yapsalar da gösteriş için yapacaklardır, Mescitleri ve camileri inşa, imar ve tamir edecekler, fakat içerisinde ne alimi âmil, ne va'izi kâmil ne de cemaati muhlis olmayacaktır. Susuz çeşme gibi, içleri zikrullahtan hâli ve ihlâstan âri kalacaktır. O zamanın en şer ve kötü insanı, o devrin âlimleri olacak, fitne ve fesat onlardan zuhur edecektir. Kendi fitneleri, yine kendilerine avdet edecek ve onlar kendi fitneleriyle helâk olacaklardır. Işte, kıyametin alâmetleri bunlardır.)

Devrimizde, ulemâdan kimse bulunmadıgına göre, bu tehlikenin bizlere şimdilik zararı yoktur. Allahu zül-celâl, cümlemizi hâb-ı gafletten ikaz, hidayetine idhal ve sırat-ı müstakiminde sâbit kılsın. (Âmin..)

Diger kıyamet alâmetleri de şunlardır:

Kadınlar erkekleşecekler, erkekler de kadınlaşacaklar-.

dır. (Yani, cinsi sapıklıklar alıp yürüyecektir.) Bütün bu kötülükler, yalnız islâm diyarında değil, dünyanın her ülkesinde, her devlette ve millette zuhura gelecektir. Zira, aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, bütün insanlara Nebi olarak gönderilmiştir. Müslümanlar, ÜMMET-İ-ICABET ve diğerleri ise UMMET-İ DAVET'tir. Bu itibarla, bütün insanlık Fahr-i kâinat aleyhi ve âlihi efdal-üt-tahiyyat efendimizin ümmetidir.

Netekim, şimdiye kadar sayılan kötülüklerin bir çogunun, bütün milletler arasında yaygın halde bulundugu da bir hakikattır. Bir müddet evvel, gazetelerde Ingiltere'de erkeklerin, erkeklerle evlenebileceklerini okuduk. Allahu sübhanehu ve teâlâ, âkibetimizi hayr eyleye...

Emr-i ma'ruf yaptırılmayarak, men'dilecek ve Allahu tâlâ'nın men'ettiği şeyler ise cebren yaptırılacaktır.

Yahudiler, Kudüs'te toplanacak, hükûmet kuracaklardır.

Kâfirler, islâm mülkünü tiride dâvet edilen dâvetli gibi, birbirlerine ikram edeceklerdir.

Bugün, bir mûcize-i peygamberi olarak tahakkuk eden bu haberleri verdikleri gün, Resûl-i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin huzur-u saadetlerinde bulunan ashabıbâ-sefa sordular:

— Yâ Resûlallah.. Islâmda adam ve nüfus kalmaz mı?

Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, saadetle buyurdular:

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.