Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Emîr Âbid Çelebi — 6. anlatı (s. 335)

(6) Başlangıçta Moğolların zuhuru, Baha Veled hazretlerinin duası ile olmuştu. Çünkü onun mübarek kalbi Hârizmşah'tan ve onun tâbilerinden incinmişti. Zira bunlar akıl ile hareket edenlere uymuş ve akıl bağlariyle bağlanmıştılar. Bunlar, velilerin mükâşefe âleminden mahrum kaldıkları için kibirlendiler ve inad gösterdiler. Nitekim bunlar kitabın baş…

Müstakil anlatıAhmed Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri, c. II · s. 335

(6) Başlangıçta Moğolların zuhuru, Baha Veled hazretlerinin duası ile olmuştu. Çünkü onun mübarek kalbi Hârizmşah'tan ve onun tâbilerinden incinmişti. Zira bunlar akıl ile hareket edenlere uymuş ve akıl bağlariyle bağlanmıştılar. Bunlar, velilerin mükâşefe âleminden mahrum kaldıkları için kibirlendiler ve inad gösterdiler. Nitekim bunlar kitabın baş tarafında zikrolunmuştur. Cengiz devletinin inkılâbı ve saltanatlarının zevali, yine onların mübarek hatırlarının incinmesinden olmuş ve Mevlânâ'nın Pervane'ye verdiği cevap tahakkuk etmiştir. Bu, dünyada vâki olmuş çok acayip bir keramettir. Bunu anla ve Tanrı'dan yardım dile. Bununla, bütün âlem Sıddık Ailesinin Tanrı'ya ne kadar yakın olduğunu bilsin ve dualarının nasıl mutlaka kabul edildiğini görsün. Onların bu özel yakınlıklarını ve sonsuz özelliklerini gösteren âyetler ve alâmetler çok açıktır. Bu haberlerin hüccetleri, Peygamberden naklolunmuş ve güvenilen râvilerin adları bütün kitablar da yazılmıştır. Geçmiş velilerin keşif ve kerametleri herkesce meşhurdur. Bununla beraber böyle bir bilgelik, kuvvet, kudret, yakınlık, kadem, nefes, hilm ve ilm gelmemiş ve zuhur etmemiştir. Nitekim buyurmuşlardır:

Şiir:

Felekler, Âdem devrinden şimdiye kadar çok dolaşmış, fakat bu devirlerin hepsi bizim devirlerimize hayran kalmıştır.

Peygamberden sonra aşkın en temiz mazharı, onun mübarek zâtı idi. Peygambere uymanın hakikatı zâhirde ve bâtında ona mahsus olmuştur.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.