Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Bağdat’ta cami temelinden çıkan eski kabir

Nimetullah Rûşenîzâde’nin Bağdat kadılığı sırasında cami genişletilirken taze kefenli ve bozulmamış bir bedenin bulunması; kabrin Şerîf Murtazâ’ya nispet edilmesi anlatılır.

Nimetullah bin Ali RûşenîzâdeNev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 298-309 · s. 308

Atâyî’nin nakline göre Nimetullah Rûşenîzâde Bağdat kadısıyken bir caminin genişletilmesi için emir geldi. Yeni temelin çevresi kazılırken eski mezarlara rastlandı ve kabirlerin başka yere taşınmasına girişildi.

Bu sırada kefeni taze, bedeni bozulmamış bir kişiye ulaşıldı. Yüzündeki örtü kaldırılınca heybetli, yaşlı ve nur yüzlü bir zat görüldü; kaynak onu sanki uyuyan canlı biri gibi tasvir eder. İşçiler korku ve hayret içinde kaldıkları için bedeni taşımadı, bulunduğu yerde bırakarak caminin içine aldı ve üzerine bir işaret koydu.

Yapılan araştırmada kabrin Hz. Ali soyundan, Şerîf Radî’nin kardeşi olan kelâm ve edebiyat âlimi Şerîf Murtazâ Ali b. Tâhir’e ait olduğu sonucuna varıldığı anlatılır. İbn Hallikân’ın Vefeyâtü’l-a‘yân’ındaki hicrî 433 vefat tarihi esas alınarak defin üzerinden yaklaşık beş yüz yirmi yıl geçtiği hesaplanır. Bu kimliklendirme modern arkeolojik tespit değil, Atâyî’nin aktardığı Bağdat şehir hafızasıdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.