Uşşâkîzâde’nin keramet başlığı altında aktardığına göre Muk‘ad Ahmed Efendi, Bursa’daki Celvetî zâviyesinde postnişin bulunduğu sırada görünürde hiçbir çağrı ve haber yokken pîri Aziz Mahmud Hüdâyî’yi ziyaret etmek üzere Üsküdar’a geldi. Zâviyedeki dervişler onu ansızın karşılarında görünce şaşırdılar ve niçin geldiğini sordular. Ahmed Efendi, “Beni Hazret-i Aziz çağırdı” cevabını verdi.
Hüdâyî’nin huzuruna çıktığında şeyhi ona, “Sen bu makamda bulunsan olmaz mı?” diye sordu. Ahmed Efendi de “Emir sizindir” diyerek teslimiyet gösterdi. Fakat Hüdâyî o anda kendisine Bursa’daki yerine dönmesi için izin verdi; Ahmed Efendi yeniden vazifesinin başına gitti.
Kısa bir müddet sonra Aziz Mahmud Hüdâyî vefat etti. Üsküdar’daki makam önce İsmail Efendi’ye teklif edildi. İsmail Efendi, bu makama kendi çevrelerinden layık kimse bulunmadığını ve hazırlıksız birinin geçmesi hâlinde sıkıntıya düşeceğini söyleyerek görevi kabul etmedi. Yapılan istişarenin ardından post Muk‘ad Ahmed Efendi’ye verildi.
Kaynak, böylece Hüdâyî’nin daha önce Ahmed Efendi’ye yönelttiği sözün gerçekleştiğini belirtir. Rivayet, Bursa’dan Üsküdar’a gelişini görünür bir haberleşmeden ziyade şeyhinin mânevî çağrısını duyması şeklinde anlatan gelenek içi bir aktarım olarak sunulur.