Gelenek içi anlatı
Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
etmiş idi. İnkılâb vukû’ bulunca bu cihet mensî bir hâlde kalmıştır.” dediler.
“Nûreddîn-zâde’nin mezâr taşında yazı var mı idi?” diye sordum, “Kalın, dört köşe
küfeki taşından ma’mûl mezâr idi. Baş taraftaki taşın ortası oyuk olup, buradaki
mermer levhanın mürûr-ı zamân ile düşmesi hasebiyle yazıdan eser görünmediğini”
söylediler.
Söz İmâm Şernûbî’nin Hz. Pîr hakkındaki şehâdetine intikâl eyledikte, “İmâm
Şernûbî, Hz. Pîr efendimizden çok evvel gelip, aktâb-ı erbaadan İbrâhîm ed-Dessûkî
hazretlerinin mazhar-ı feyzi olanlardan olduğunu ve nâil oldukları merâtib-i ulyâ
te’sîriyle levh-ı mahfûzdan haber verip, 1320/(1902) senesine kadar gelecek aktâbın
sûret ü zamân-ı zuhûrlarını haber verdiği sırada, Hz. Pîr efendimiz hakkındaki
ma’lûmât-ı mahsûsasını Tabakât’ına yazdığını (Sahîfe: 44) ve bu cümle-i
kerâmâtından olduğunu” söylediler ve kabr-i enverlerinin mahall-i isticâbet-i duâ
olması ve âhirette nâil olacağı makâmâta muttali’ bulunması ve cennetle tebşîr
edilmesi cümle-i kerâmâtından olarak zikr edildiğini ilâve ettiler.
İmâm Şernûbî’nin ne büyük makâm sâhibi olduğuna delâlet eden beyânâtı
makbûl ve ınde ehli’t-tarîk mu’teber olduğu gibi Hz. Nûreddîn’in de ulüvv-i ka’b u
kemâlâtının da bürhânı addine şâyândır. Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî dahi Dede
Ömer-i Rûşenî ve İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerini üçyüz sene evvel haber vermişti:
(ان ﭼشم ﭼراغ روشنى را )ديدم رخ خوب ﮔلشنى را
buyurmuştu.
Türbe-i şerîfelerinin muvâcehe penceresinin üzerine, ( إذا تحيرتم فى اﻷمور
)فاستعينوا من إهل القبور27 hadîs-i şerîfini yazmışlardır ki, züvvâra çok güzel bir hitâb-ı
celîl-i nebevîdir. Hz. Nûreddîn’in nâil olduğu kemâlât-ı ilâhiyye te'sîriyle nezd-i Celîl-
i ilâhîde mazhar-ı mertebe-i nâz u niyâz olmuş eızze-i kirâmdan olması i’tibâriyle
onun kabr-i enverini ziyâret ve dergâh =هazamet-i ilâhiyyeden istid’â-yı merhamet ü
re’fet eden ehl-i îmânın müsterîhu’l-hâl ve nâil-i sürûr u bâl olacağına işâret vardır.
Hz. Nûreddî'in ism-i şerîfi yâd olunsa gönül mühtez olur. Bâis-i iftihârımız bir pîr-i
rûşen-zamîr-i tarîk-ı Halvetî’dir. İctihâd buyurdukları âlem-i tarîkatta bi’l-ittifâk pîr
addolunmuş ve uluvv-i kerem ü himmetlerinin dâimâ ibzâli ehl-i aşk u muhabbet
tarafından temennî edilmekte bulunmuştur.
El-hazer mürde kıyâs eyleme ehlu’llâhı
Sanma herkes gibidir rıhlet-i ehlu’llâhı
"Gülşenî'nin güzel yüzünü gördüm ki o Rûşenî lambasının gözü gibidir." (H)