Vilâyetnâme'nin "Hacı Bektâş-ı Velî'nin Sarı İsmâil'i Celâleddîn-i Rûmî'ye Göndermesi" başlıklı bölümünde anlatıldığına göre Sarı İsmâil bir gün Hünkâr'ın huzuruna el kavuşturup gelir ve "sizin için su ılıttım, lütfedip gelseniz" der. Hünkâr, "şimdi onun vakti değil; Konya'ya, Mevlânâ Celâleddin'in huzuruna git, onlarda bir kitabımız var, onu al gel" diye buyurur. Sarı İsmâil hikmetini anlamadan yola düşer. Konya'da Mevlânâ ona nereden geldiğini sorunca olanı olduğu gibi anlatır. Mevlânâ, "Hünkâr Hacı Bektâş-ı Velî katına her gün yedi deniz, sekiz ırmak uğrar; onların suya girmeye ne ihtiyaçları var? Temiz gelip temiz gidecek olan o kimseye yıkanma emri açık bir ahmaklıktır" diyerek ona bu sözü öğüt olarak yollar. Anlatı, iki büyük ismin karşılıklı çekişmesini değil, birbirini yücelten bir ilişkiyi resmeder; Sarı İsmâil de bu ilişkinin taşıyıcısı olan derviştir.
Tarihî kaynakta aktarılan anlatı
1 dakikalık okumaKonya'ya gönderilen derviş
Hünkâr'a su ısıtan Sarı İsmâil, yıkanma teklifi yerine Konya'ya Mevlânâ'ya gönderilir ve oradan bir öğütle döner.