Ketâib'de nakledilen rivayete göre Hacı Bayrâm-ı Velî'nin ölümü yaklaşınca kimi halife tayin edeceğini öğrenmek isteyen müridleri şeyhin etrafında toplanır. Emîr Sikkînî oda kapısının yanında ayakta durmaktadır. Hacı Bayrâm-ı Velî bir ara gözlerini açıp "Emîr, su getir!" diye seslenir; müridlerin hemen hepsi seyyid olduğu için biri gidip suyu getirir. Şeyh getirilen suyu içmeyip önündeki meyve tabağına döker ve tekrar su ister. Bu defa başka bir mürid getirir, fakat üçüncü defa su istenir. Bunun üzerine Akşemseddin, kapının yanındaki Emîr Sikkînî'ye su getirmesini söyler. Emîr Sikkînî suyu getirince Hacı Bayrâm-ı Velî bu defa suyun bir kısmını içer, kalanını ona vererek "İç ki emniyyet-i kübrâya nâil olasın" der; Emîr Sikkînî de bardakta kalanı içer.
Menkıbe, La'lîzâde Abdülbâki tarafından başlangıçta iki defa suyu getiren kişinin Akşemseddin olduğu belirtilmek suretiyle biraz değiştirilerek kaydedilmiştir. Buna karşılık gerek Mir'âtü'l-ışk'ta gerekse sonraki dönemlerde Ömer Dede'den bahseden kaynaklarda bu hususta bilgi yoktur.