Kadızâde Ömer'ül Halvetî bir gün Ahmed Amîş Efendi'ye "Ahmed, Marko hastalanmış. Git, benim adıma onu ziyaret et, hâlini hatırını sor ve şu pusulayı kendisine ver" diyerek gönderir. Ahmed Amîş Efendi gidip Marko'yu ziyaret eder, şeyhin selâmını ve âfiyet temennisini söyledikten sonra pusulayı verir. Marko pusulayı açıp içinde kelime-i şehâdet yazılı olduğunu görünce "Biz ona çoktan inandık ve iman getirdik!" der ve bir hafta sonra ölür.
Ölümü haber alan şeyh, yine Ahmed Amîş Efendi'yi çağırıp "Marko ölmüş, git, benim tarafımdan cenazesinde bulun!" buyurur. Tırnova gibi bir İslâm muhitinde başı sarıklı bir mektep hocasının papazlarla birlikte bir hıristiyan cenazesinde görünmesinin hoş karşılanmayacağını bildiğinden cenazeyi bir müddet uzaktan takip eder; öte yandan şeyhinin emrini harfiyen yerine getirme arzusu onu merasime bilfiil katılmaya ve tabutu birkaç adım olsun taşımaya zorlar. Kiliseye yaklaşıldığı sırada yanındaki bir papaza, "İlmi çok iyi bir adamdı, ben de son insanî..." diyerek tabuta el atar.