Henüz on dört yaşında bir genç iken hak ve hakikat sevdası gönlüne düşen Ahmed Amîş Efendi, bir mürşide ulaşmak üzere yola çıkar. Vardığı yerdeki müftü Sadık Efendi, ziyaretçi çokluğundan kendisini görmek isteyenlere özür bildirilmesini adamlarına tembih etmiştir; ancak dokuz saatlik yolu yürüyerek gelmiş ateşli bir gencin görüşemeden dönmesini uygun bulmayan adamları durumu haber verir ve görüşmesine izin çıkar.
Genç huzuruna girince müftü efendi, "Oğlum daha gençsin, vaktin gelince ırkı temiz birisi gelip seni bulunduğun yerde irşâd eder" diye müjdeler. Bunun üzerine Ahmed Amîş Efendi Tırnova'ya döner ve o vaktin gelmesini bekler. Yaşı yirmiye vardığında Kadızâde Ömer'ül Halvetî seyahat yoluyla Tırnova'ya uğrar, onunla görüşür ve irşad eder.
Olayı kendi ağzından dinleyen Abdülâziz Mecdî Efendi, Ahmed Amîş Efendi'nin bunu anlatırken "ırkı temiz" ifadesindeki ayın harfini bilinen tabirle çatlatarak söylediğini aktarırdı.