Metnin onu tanıtan ilk cümlesi bir portredir: uzunca boylu, beyaz yüzlü ve beyaz sakallı bir sima; üzerinde siyah cübbe, başında beyaz arakıyenin üstüne sarılmış siyah sarık.
Bu ayrıntı yalnızca bir kılık tasviri değildir; tanındığı "Karasarıklı" lakabının nereden geldiğini de açıklar. Beyaz başlık üzerindeki siyah sarık, kalabalık bir zikir meclisinde onu uzaktan ayırt edilir kılan işaretti.
Çerçeve. Menâkıb kaynaklarında dış görünüş tasvirleri süs değil kimlik kaydıdır: tekke muhitinde kisve, mensubiyetin ve edebin görünür işareti sayılır ve lakapların kisveden doğması Osmanlı tarikat çevrelerinde sık rastlanan bir adlandırma biçimidir. Buradaki tasvir tarihî bir belge değil, gelenek içinde dolaşan bir hatırlama biçimidir; Vassâf'ın kendi müşahedesine mi yoksa aktarıma mı dayandığı metinden anlaşılmamaktadır. Kesin olan, çevresinin onu bu görüntüyle andığı ve adının bu görüntüden çıktığıdır.