Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Sürûrî'nin ta'rîzi ve Gâlib'in cevabı

Sürûrî'nin mahlasıyla alay eden ta'rîz kıtasına Şeyh Gâlib, onun mahlasının “Gurûrî” olması gerektiğini söyleyen bir kıtayla karşılık vermiştir.

Şeyh GâlibHüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ

Sürûrî, adının Es'ad mı Gâlib mi olduğunu soran ve şairâne tagallüp iddiasına karşılık onu söz erbabının önünde “gâlibâ mağlûb” sayan bir kıta yazar.

Şeyh Gâlib'in cevabı aynı ölçüde keskindir: mağrurluğu günden güne artan muhatabına mahlasının “Gurûrî” olmasının daha yakışacağını söyler ve “Gâlib görünen Es'ad'a menhûs diyorsun / Hüznî'yi unutduk mu ne yapdın a Sürûrî” diyerek terk ettiği eski mahlasını da şakaya katar.

Çerçeve. Bu atışma, divan şiirinin sadece methiye ve mistik hayalden ibaret olmadığını; mahlas, şöhret ve üstünlük iddiasının açıkça çekişme konusu edildiği bir meydan olduğunu gösterir. Sefîne'nin bunu bir şeyh maddesinde nakletmesi de dikkate değer: velî portresi çizilirken şairin hazırcevaplığı bir kusur değil, meziyet olarak kaydedilmiştir. Kıtaların Sefîne'de nakil yoluyla aktarılması sebebiyle kayıt, tarihî belge değil gelenek içi bir anlatı olarak alınmalıdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.