Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Son isteği: Makâlîd-i Aşk’taki mersiye

Vefatından üç dört gün önce Kâzım Paşa’nın Makâlîd-i Aşk’ını isteyip Hz. Ali’nin şehâdet mersiyesini hatırlatmış, kendisi de Ramazan’ın dokuzunda vefat etmiştir.

Şeyh Muhammed Atâullâh EfendiHüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ

Vefatından üç dört gün önce dostlarından Refîk Bey’e, Üsküdarlı Kâzım Paşa’nın Makâlîd-i Aşk’ının kendisinde bulunup bulunmadığını sormuştur. Refîk Bey kitabın mevcut olduğunu ve takdime hazır bulunduğunu söyleyip niçin istediğini sorunca şu cevabı vermiştir: “Orada vak‘a-i şehâdet-i İmâm Ali hakkında güzel bir mersiyye vardır. Ma‘lûm ya İmâm Ali, Ramazânın onunda nâil-i rütbe-i şehâdet olmuşlardır.”

Vassâf bu sözü bir remiz sayar ve onun son deminde bile ne kadar uyanık gönüllü, temiz yaratılışlı ve Ehl-i beyt âşığı bir şeyh olduğunu gösterdiğini söyler. Kendisi 9 Ramazan gecesi, yani andığı günün arifesinde vefat etmiştir.

Çerçeve. Anlatının gücü, sözün sonradan kazandığı anlamdan gelir; menâkıb dili buna “remiz” der. Tarihî kayıt olarak sabit olan iki şey vardır: istenen kitap ve vefat tarihi. İkisi arasındaki bağ ise geleneğin okumasıdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.