Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: person_insights-10954- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Vilâyetnâme-i Hacı Bektâş-ı Velî (Manakıb-ı Hacı Bektâş-ı Velî), s. 48-49
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Gelenek içi anlatı
Editoryal özet
Yûnus'un Hacı Bektâş'a gidip buğday istemesi, sonra pişman olup nasip için dönmesi.
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Sarıköy'de çiftçilikle geçinen fakir Yûnus, buğday almak üzere Karahöyük'e gider ve bir süre Hacı Bektâş-ı Velî'nin yanında kalır. Dönmek üzereyken Hacı Bektaş ona buğday yerine “nefes” vermeyi teklif eder; Yûnus ısrar edince dilediği kadar buğday verilerek gönderilir. Köyüne yaklaşırken gafletinin farkına varır: buğday bir gün tükenecek, nefes tükenmeyecektir. Tekkeye döner ve nasip ister. Durum Hacı Bektâş'a arzedilince “Bundan sonra olmaz; biz o kilidin anahtarını Tapduk Emre'ye verdik, varsın nasibini ondan alsın” der.</p><p><strong>Çerçeve.</strong> Anlatı, Yûnus'un Tapduk Emre'ye yönelişini bir tercih anına bağlar. Menkıbe, iki velî arasındaki ilişkiyi ve nasibin kime bağlı olduğunu anlatan bir gelenek metnidir; tarihî bir görüşmenin tutanağı değildir. Ayrıca Yûnus'un ailesi bulunduğuna dair “ehl ü iyâl var, nefes karın doyurmaz” sözü, bu anlatının içinden gelen dolaylı bir bilgidir.</p>
Sarıköy'de çiftçilikle geçinen fakir Yûnus, buğday almak üzere Karahöyük'e gider ve bir süre Hacı Bektâş-ı Velî'nin yanında kalır. Dönmek üzereyken Hacı Bektaş ona buğday yerine “nefes” vermeyi teklif eder; Yûnus ısrar edince dilediği kadar buğday verilerek gönderilir. Köyüne yaklaşırken gafletinin farkına varır: buğday bir gün tükenecek, nefes tükenmeyecektir. Tekkeye döner ve nasip ister. Durum Hacı Bektâş'a arzedilince “Bundan sonra olmaz; biz o kilidin anahtarını Tapduk Emre'ye verdik, varsın nasibini ondan alsın” der.
Çerçeve. Anlatı, Yûnus'un Tapduk Emre'ye yönelişini bir tercih anına bağlar. Menkıbe, iki velî arasındaki ilişkiyi ve nasibin kime bağlı olduğunu anlatan bir gelenek metnidir; tarihî bir görüşmenin tutanağı değildir. Ayrıca Yûnus'un ailesi bulunduğuna dair “ehl ü iyâl var, nefes karın doyurmaz” sözü, bu anlatının içinden gelen dolaylı bir bilgidir.