Ara
Menü

Üstüvânî Mehmed Efendi

Üstüvânî Mehmed Efendi (17 Muharrem 1017 / 3 Mayıs 1608, Şam – 16 Muharrem 1072 / 11 Eylül 1661, Şam); Osmanlı âlimi ve vâiz. Kadızâdeli hareketinin Kadızâde Mehmed Efendi'den sonraki ikinci önemli lideridir.

Doğum
1608
Vefat
1661
Unvan
Ayasofya ve selâtin camileri vâizi

Doğumu ve tahsili

17 Muharrem 1017 (3 Mayıs 1608) tarihinde Şam'da doğdu.

Kaynak konumunu baştan tarif eder: XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde önemli bir fikir hareketi olarak ortaya çıkıp daha sonra tasavvufla fıkıh erbabı arasında ciddi tartışma ve kavgalara yol açan, İbn Teymiyye mektebinin etkisinde kalan Kadızâdeliler hareketinin, Kadızâde Mehmed Efendi'den sonra ikinci önemli lideridir.

İlk eğitimini Şam'daki Ümeyye Camii'nin âlim ve mollalarından aldı. Şemseddin el-Meydânî ve Necmeddin el-Gazzî'den Şâfiî fıkhıyla ilgili dersler gördü. Arapça ve mantık derslerini Abdurrahman el-İmâdî, Abdüllatîf b. Hasan el-Câlikī, Ömer b. Muhammed el-Kârî, Yûsuf b. Ebü'l-Feth ed-Dımaşkī gibi hocalardan okudu. Muhibbî onun hadis derslerini de o sırada Şam'a gelen Ebü'l-Abbas el-Makkarî'den aldığını yazar.

Daha sonra öğrenimini tamamlamak için Kahire'ye gitti. Ezher'de ve diğer medreselerde Burhâneddin İbrâhim el-Lekānî, Nûreddin el-Halebî, Abdurrahman el-Yemenî ve Şemseddin el-Bâbilî gibi hocaların derslerine devam etti. Kahire'de ne kadar kaldığı belli değildir, ancak 1039'da (1629-30) Şam'da olduğuna dair kayıtlar vardır.

İstanbul'a gidişi

Şam'da iken bilinmeyen bir sebeple hocası Necmeddin el-Gazzî ile arasında çıkan ihtilâf yüzünden İstanbul'a gitmeye karar verdi.

Kaynak başka bir rivayeti de kaydeder: bazı Osmanlı tarihlerinde bir kişiyi öldürdüğüne ve düşmanlarının kendisinden intikam alacakları korkusuyla buradan ayrıldığına dair rivayetler bulunmaktadır.

İstanbul'a deniz yoluyla giderken Fransız korsanları tarafından kısa bir süre esir alındı. Kurtulduktan sonra İstanbul'a ulaştı ve oraya yerleşti.

Benimsediği Hanbelî mezhebini değiştirip Hanefîliğe geçti. Vefatına kadar Hanefîlik hakkında çalışmalar yaptı ve bu mezhebin meşhur bir vâizi oldu.

“Üstüvânî” lakabı ve saraydaki yükselişi

İstanbul'daki ilk görevi Ayasofya Camii vâizliğidir. Burada ders verirken sırtını bir mermer sütuna dayadığından kendisine “Üstüvânî” lakabı verilmiştir.

Etkili vaazları sarayda hizmet gören helvacı, bostancı, baltacılar ve Enderun halkı tarafından takip ediliyordu; giderek sarayda bir çevre edindi.

IV. Mehmed'in hocası Reyhan Efendi'nin himayesinde saraydaki Has Oda'da vaaz vermekle görevlendirildiği için halk arasında padişah şeyhi unvanını kazandı.

Vaazlarında sürekli biçimde Kadızâde Mehmed Efendi'nin görüşlerini anlatıyordu. Bu çabaları sonucunda Sultan Ahmed Camii vâizliğine tayin edildi. 1063 (1653) yılında hacca gitti. Hac dönüşü Veli Efendi'nin ölümüyle Fâtih Camii vâizliğine getirildi.

Bu esnada saray üzerindeki gücü arttı, siyasî ve idarî kararlarda danışma mercii hâline geldi. Kendi düşüncelerine uygun kimseleri gerekli yerlere tayin ettirdi.

Tekkelere yönelen hareket

Bu gücüne dayanarak tasavvuf çevrelerini hedef aldı. Onun görüşünü benimseyen vâizler vaazlarında üslûplarını iyice sertleştirdiler.

Bir örnek verilir: Çavuşoğlu bir vaazında Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'nin “Mescidde riyâ-pîşeler etsin ko riyâyı / Meyhâneye gel kim ne riyâ var ne mürâyî” beytini okuyup, “Ey ümmet-i Muhammed! Her kim bu beyti okursa kâfir olur, zira bu beyit küfürdür” diyerek şeyhülislâmı tekfir etti.

Kadızâdeliler 1061'de (1651) İstanbul'da tekkeleri basarak bid'at diye niteledikleri bu kurumları ortadan kaldırmak için Vezîriâzam Melek Ahmed Paşa üzerinde baskı kurdular; ondan bir buyruldu ve Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi'den fetva aldılar.

Demirkapı yakınlarındaki Halvetî Tekkesi'ni yakma girişiminde bulundularsa da Samsoncubaşı Ömer Ağa'nın müdahalesiyle bunu gerçekleştiremediler.

Durumun ciddiyetini anlayan Bahâî Mehmed Efendi çıkardığı fetvayı iptal etti, ardından Üstüvânî Mehmed Efendi'yi nasihat amacıyla yanına çağırttı. Ancak Mehmed Efendi korkup saklandı ve sadrazama sığınarak kendisinden yardım istedi. Sadrazamın devreye girmesiyle Bahâî Efendi meseleyi İstanbul Kadısı Esad Efendi'ye havale etti; vâizlerin uyarılmasını ve sûfîlere bir daha saldırıda bulunulmamasını temin etti.

Birgivî tartışması

Bu arada Kürd Molla diye bilinen Mehmed Efendi ile Tatar İmam diye anılan Kefevî Hüseyin Efendi, İmam Birgivî'nin Tarîkat-ı Muhammediyye'sini, içinde yer alan bazı fikirlerin boş ve geçersiz olduğunu söyleyerek eleştirdiler.

Hatta Kefevî Hüseyin Efendi bu konuda bir risâle yazıp Üstüvânî Mehmed Efendi'yi tartışmaya çağırdı.

Kaynak cevabı açıkça kaydeder: Üstüvânî bu öneriyi kabul etmedi ve bunların yakalanıp idam edilmesi için siyasî nüfuzunu kullanmayı tercih etti. Yapılan baskılar sonucunda Kefevî Hüseyin Efendi'ye risâlesini imha etmesi tembihlendi.

Düşüşü ve sürgün

Mehmed Efendi'nin gücü Çınar Vak'ası'na (Vak'a-i Vakvakıyye) kadar sürdü (4 Mart 1656). Bu olayda sarayda nüfuz sahibi olan taraftarlarının çoğunu kaybetti.

Köprülü Mehmed Paşa'nın sadâreti sırasında patlak veren Kadızâdeli hareketi, Mehmed Efendi'nin İstanbul'dan uzaklaştırılmasıyla sonuçlandı.

Nitekim Fâtih Camii'nde bir grup Kadızâdeli ile sûfîler arasında kısa bir kavga olmuş; Kadızâdeliler, bid'at ve hurafeden arınmış bir dinle İstanbul'u peygamber dönemindeki Medine hâline getirmek amacıyla halkı emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker vazifesine çağırarak tekkelerin kaldırılması için harekete geçmiştir.

Bunu haber alan Köprülü Mehmed Paşa gönderdiği din âlimleri vasıtasıyla onları ikna etmeye çalıştıysa da başarılı olamadı; bunun üzerine topladığı ulemâ meclisinde fitneye yol açanların cezalandırılması gerektiğine dair bir fetva, IV. Mehmed'den de suçluların yakalanıp idam edilmesi için ferman aldı ve olayın fâillerinden adı öne çıkan Üstüvânî Mehmed Efendi ile iki arkadaşı Türk Ahmed ve Divane Mustafa Kıbrıs'a sürüldü.

Şam'a dönüş ve vefatı

Ancak Üstüvânî kısa bir sürgün hayatının ardından aynı yıl içerisinde memleketi Şam'a döndü (1067/1656). Hayatının geri kalan kısmını burada geçirdi.

Ümeyye Camii'nde Kur'an öğretip vaaz etti. Daha sonra Selimiye Medresesi'ne geçti. Ardından Şam Bîmâristanı mütevelliliğine tayin edildi.

Suûdî b. Muhammed el-Gazzî tarafından yürüttüğü Ümeyye Camii hatipliği vazifesinden uzaklaştırıldı. Azline çok üzüldü ve bunun etkisiyle hastalanarak 16 Muharrem 1072'de (11 Eylül 1661) Şam'da vefat etti ve Ferâdis Mezarlığı'na gömüldü.

Eseri ve görüşleri

Kuvvetli bir vâiz olduğu anlaşılan ve taraftarlarınca “Sultânü'l-vâizîn” diye anılan Üstüvânî Mehmed Efendi'nin günümüze herhangi bir eseri ulaşmamıştır.

Kendisine izâfe edilen Üstüvânî Risâlesi (Kitâb-ı Üstüvânî) adlı eser, ölümünden sonra ismi bilinmeyen bir öğrencisi tarafından kaleme alınmıştır. Bu risâlede imanın ve İslâm'ın şartlarına dair konular açıklanmaktadır. Eser sade bir Türkçe ile yazılmıştır.

Risâlesinin “Şirk” bölümünde onun sert, katı ve kesin hükümlerinin izleri açıkça görülür. Tasavvufa karşı hoşgörüsüz anlayışı yanında evliya kabirleri ve yatırlardan medet umulmasının bid'at olduğuna dair görüşleri de burada yer alır.

“Devir, Raks ve Teganni Beyanındadır” adlı bölümde bunun da bid'at sayıldığı yolundaki görüşlerini Selef âlimlerinin fikirleriyle destekler: “Sema yani türkü ırlamak ve onu dinlemek, dahi raks, öyle raks ki zamanımızda sûfîlik davasında olan kimseler işlerler, haramdır. Onların meclisinde oturmak câiz değildir ve dahi raks eylemek ve türkü ırlamak zurna ile beraber günahtır.”

Vaazlarında ikna edici deliller getiren Üstüvânî, halkın ve ulemânın önemli bir kısmı üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA13 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi13 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Sırtını dayadığı mermer sütun

Lakabının kaynağı.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul'daki ilk görevi Ayasofya Camii vâizliğidir. Burada ders verirken sırtını bir mermer sütuna dayadığından kendisine “Üstüvânî” lakabı verilmiştir.

Çerçeve. Üstüvâne sütun demektir. Taraftarları ona ayrıca “Sultânü'l-vâizîn” derdi; halk arasındaki unvanı ise “padişah şeyhi” idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Yakılamayan Halvetî Tekkesi

1651 tekke baskınları ve iptal edilen fetva.

Metni gösterMetni daralt

Kadızâdeliler 1061'de (1651) İstanbul'da tekkeleri basarak bid'at diye niteledikleri bu kurumları ortadan kaldırmak için Vezîriâzam Melek Ahmed Paşa üzerinde baskı kurdular; ondan bir buyruldu ve Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi'den fetva aldılar.

Demirkapı yakınlarındaki Halvetî Tekkesi'ni yakma girişiminde bulundularsa da Samsoncubaşı Ömer Ağa'nın müdahalesiyle bunu gerçekleştiremediler.

Çerçeve. Durumun ciddiyetini anlayan Bahâî Mehmed Efendi çıkardığı fetvayı iptal etti ve mesele İstanbul Kadısı Esad Efendi'ye havale edilerek sûfîlere bir daha saldırıda bulunulmaması temin edildi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhülislâmdan kaçıp sadrazama sığınması

Nasihat çağrısına verdiği cevap.

Metni gösterMetni daralt

Fetvayı iptal eden Bahâî Mehmed Efendi, Üstüvânî Mehmed Efendi'yi nasihat amacıyla yanına çağırttı.

Ancak Mehmed Efendi korkup saklandı ve sadrazama sığınarak kendisinden yardım istedi.

Çerçeve. Kurtuluşu yine siyasî himayedendir: sadrazamın devreye girmesiyle Bahâî Efendi meseleyi İstanbul Kadısı Esad Efendi'ye havale etti. Aynı yöntem — ilmî tartışma yerine nüfuz kullanma — Birgivî meselesinde de tekrarlanacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tartışma yerine idam talebi

Kefevî Hüseyin Efendi'nin risâlesi.

Metni gösterMetni daralt

Kürd Molla diye bilinen Mehmed Efendi ile Tatar İmam diye anılan Kefevî Hüseyin Efendi, İmam Birgivî'nin Tarîkat-ı Muhammediyye'sini, içindeki bazı fikirlerin boş ve geçersiz olduğunu söyleyerek eleştirdiler. Hatta Kefevî Hüseyin Efendi bu konuda bir risâle yazıp Üstüvânî Mehmed Efendi'yi tartışmaya çağırdı.

Üstüvânî bu öneriyi kabul etmedi ve bunların yakalanıp idam edilmesi için siyasî nüfuzunu kullanmayı tercih etti. Yapılan baskılar sonucunda Kefevî Hüseyin Efendi'ye risâlesini imha etmesi tembihlendi.

Çerçeve. Kadızâdeli hareketinin fikrî dayanağı Birgivî'dir; ona yöneltilen tenkit, hareketin temeline yöneltilmiş sayılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhülislâmı tekfir eden vaaz

Çavuşoğlu ve Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'nin beyti.

Metni gösterMetni daralt

Onun görüşünü benimseyen vâizler vaazlarında üslûplarını iyice sertleştirdiler.

Bunlardan Çavuşoğlu bir vaazında Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'nin “Mescidde riyâ-pîşeler etsin ko riyâyı / Meyhâneye gel kim ne riyâ var ne mürâyî” beytini okuyup, “Ey ümmet-i Muhammed! Her kim bu beyti okursa kâfir olur, zira bu beyit küfürdür” diyerek şeyhülislâmı tekfir etti.

Çerçeve. Tekfir edilen kişi, devletin en yüksek ilmî mevkiindeki isimdir; hareketin ulaştığı cüreti gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Fransız korsanlarının esiri

İstanbul yolculuğu.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul'a deniz yoluyla giderken Fransız korsanları tarafından kısa bir süre esir alındı. Kurtulduktan sonra İstanbul'a ulaştı ve oraya yerleşti.

Çerçeve. Yola çıkma sebebi hakkında iki rivayet vardır: hocası Necmeddin el-Gazzî ile arasında çıkan bilinmeyen bir ihtilâf; ve bazı Osmanlı tarihlerinde, bir kişiyi öldürdüğü ve intikam korkusuyla ayrıldığı yolundaki kayıt.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Üstüvânî Risâlesi

Kendisinin değil, öğrencisinin kaleminden.

Metni gösterMetni daralt

Kuvvetli bir vâiz olduğu anlaşılan ve taraftarlarınca “Sultânü'l-vâizîn” diye anılan Üstüvânî Mehmed Efendi'nin günümüze herhangi bir eseri ulaşmamıştır.

Kendisine izâfe edilen Üstüvânî Risâlesi (Kitâb-ı Üstüvânî) adlı eser, ölümünden sonra ismi bilinmeyen bir öğrencisi tarafından kaleme alınmıştır.

Bu risâlede imanın ve İslâm'ın şartlarına dair konular açıklanmaktadır. Eser sade bir Türkçe ile yazılmıştır. Kazan'da basılmıştır (1802).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Üstüvânî Risâlesi (Kitâb-ı Üstüvânî), Kazan 1802.
ESER / METİN

Hakkındaki kaynaklar

Muhibbî'den Osmanlı tarihlerine.

Metni gösterMetni daralt

Şam'daki tahsili hakkındaki bilgilerin bir kısmı Muhibbî'nin Hulâsatü'l-eser'inden gelir; hadis derslerini o sırada Şam'a gelen Ebü'l-Abbas el-Makkarî'den aldığını o kaydeder.

İstanbul'a gidiş sebebi hakkındaki ikinci rivayet ise Osmanlı tarihlerine aittir: bir kişiyi öldürdüğüne ve düşmanlarının kendisinden intikam alacakları korkusuyla buradan ayrıldığına dair rivayetler bulunmaktadır.

Çerçeve. Kaynak, iki farklı gelenekten gelen bu kayıtları yan yana verir ve hiçbirini tercih etmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Muhibbî, Hulâsatü'l-eser, III, 387.
TARİHÎ KAYIT

Eser kaydı

Üstüvani Risalesi.

Metni gösterMetni daralt

Üstüvani Risalesi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kadızâdeliler

XVII. yüzyılın tekke-medrese çatışması.

Metni gösterMetni daralt

Kaynağın tarifi: XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde önemli bir fikir hareketi olarak ortaya çıkıp daha sonra tasavvufla fıkıh erbabı arasında ciddi tartışma ve kavgalara yol açan, İbn Teymiyye mektebinin etkisinde kalan harekettir.

Üstüvânî Mehmed Efendi, Kadızâde Mehmed Efendi'den sonra ikinci önemli lideridir. Vaazlarında sürekli biçimde Kadızâde Mehmed Efendi'nin görüşlerini anlatıyordu.

Hedefleri: bid'at ve hurafeden arınmış bir dinle İstanbul'u peygamber dönemindeki Medine hâline getirmek ve tekkelerin kaldırılması.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
TARİHÎ KAYIT

Emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker

Harekete meşruiyet veren ilke.

Metni gösterMetni daralt

Fâtih Camii olaylarında Kadızâdeliler, bid'at ve hurafeden arınmış bir dinle İstanbul'u peygamber dönemindeki Medine hâline getirmek amacıyla, halkı emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker vazifesine çağırarak tekkelerin kaldırılması için harekete geçmiştir.

Çerçeve. İlkenin kendisi klasik bir dinî vazifedir; Kadızâdeliler bunu doğrudan eylem gerekçesi hâline getirmişlerdir. Sonuç, Köprülü Mehmed Paşa'nın fitneye yol açanların cezalandırılmasına dair fetva ve idam fermanı almasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
TARİHÎ KAYIT

Devir, raks ve teganni yasağı

Semâ karşıtı hükmü.

Metni gösterMetni daralt

Risâlenin “Devir, Raks ve Teganni Beyanındadır” adlı bölümünde bunların bid'at sayıldığı yolundaki görüşlerini Selef âlimlerinin fikirleriyle destekler:

“Sema yani türkü ırlamak ve onu dinlemek, dahi raks, öyle raks ki zamanımızda sûfîlik davasında olan kimseler işlerler, haramdır. Onların meclisinde oturmak câiz değildir ve dahi raks eylemek ve türkü ırlamak zurna ile beraber günahtır.”

Çerçeve. Bu hüküm, hedef alınan tekkelerin âyinini doğrudan haram sayar; 1651'de Halvetî Tekkesi'ni yakma girişiminin fikrî dayanağıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Üstüvânî Risâlesi (Kitâb-ı Üstüvânî), Kazan 1802.
TARİHÎ KAYIT

Yatırlardan medet umma tartışması

Şirk bölümündeki hükümler.

Metni gösterMetni daralt

Risâlesinin “Şirk” bölümünde onun sert, katı ve kesin hükümlerinin izleri açıkça görülür.

Tasavvufa karşı hoşgörüsüz anlayışı yanında, evliya kabirleri ve yatırlardan medet umulmasının bid'at olduğuna dair görüşleri de burada yer alır.

Çerçeve. Bu, tasavvuf geleneğinin en yaygın uygulamalarından birine — tevessül ve kabir ziyaretine — doğrudan itirazdır; aynı geleneği başlatan isim olarak Ma'rûf-i Kerhî gösterilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Üstüvânî Risâlesi (Kitâb-ı Üstüvânî).
KAVRAM

Mezhep değiştirmesi

Şâfiî tahsil, Hanbelî mensubiyet, Hanefî vâizlik.

Metni gösterMetni daralt

Şam'da Şemseddin el-Meydânî ve Necmeddin el-Gazzî'den Şâfiî fıkhıyla ilgili dersler görmüştü.

İstanbul'a yerleştikten sonra: benimsediği Hanbelî mezhebini değiştirip Hanefîliğe geçti. Vefatına kadar Hanefîlik hakkında çalışmalar yaptı ve bu mezhebin meşhur bir vâizi oldu.

Çerçeve. Hanefîlik Osmanlı'nın resmî mezhebidir; geçiş, İstanbul'da vâiz olarak yer edinmenin şartıdır. Aynı hamleyi bir asır önce başka sebeplerle Abdülkādir-i Geylânî (Şâfiîlikten Hanbelîliğe) yapmıştı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.
KAVRAM

Çınar Vak'ası

Nüfuzunun bittiği gün.

Metni gösterMetni daralt

Mehmed Efendi'nin gücü Çınar Vak'ası'na (Vak'a-i Vakvakıyye) kadar sürdü (4 Mart 1656). Bu olayda sarayda nüfuz sahibi olan taraftarlarının çoğunu kaybetti.

Çerçeve. Vak'a, ulûfelerini alamayan sipahilerin ayaklanıp saray ağalarını idam ettirmesi ve cesetlerin At Meydanı'ndaki çınara asılmasıyla anılır. Üstüvânî'nin gücü tam da saraydaki helvacı, bostancı, baltacı ve Enderun halkına dayanıyordu; o çevre dağılınca nüfuzu da bitti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Üstüvânî Mehmed Efendi”, c. 42, s. 396-397.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Dımaşk · SuriyeFerâdis Mezarlığı16 Muharrem 1072'de (11 Eylül 1661) vefat edip gömüldüğü mezarlık. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.Dımaşk · SuriyeÜmeyye Camiiİlk eğitimini buranın âlim ve mollalarından aldı; Şam'a döndükten sonra da Kur'an öğretip vaaz etti. Suûdî b. Muhammed el-Gazzî tarafından buradaki hatiplik görevinden uzaklaştırılması ölümüne yol açan üzüntünün sebebidir.İstanbul · TürkiyeAyasofya Camiiİstanbul'daki ilk görevi olan vâizliği burada yaptı; ders verirken sırtını bir mermer sütuna dayadığından “Üstüvânî” lakabını aldı. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.İstanbul · TürkiyeFâtih Camii1653 hac dönüşü Veli Efendi'nin ölümüyle vâizliğine getirildiği cami; Kadızâdelilerle sûfîler arasındaki kavga da burada çıkmış ve sürgününe yol açmıştır. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.İstanbul · TürkiyeSultan Ahmed CamiiKadızâde Mehmed Efendi'nin görüşlerini anlattığı vaazlarının karşılığı olarak tayin edildiği cami. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.İstanbul · TürkiyeTopkapı Sarayı (Has Oda)IV. Mehmed'in hocası Reyhan Efendi'nin himayesinde vaaz vermekle görevlendirildiği yer; halk arasında “padişah şeyhi” unvanını buradan kazandı. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.Kahire · MısırEzher, KahireÖğrenimini tamamlamak için gidip Burhâneddin İbrâhim el-Lekānî, Nûreddin el-Halebî, Abdurrahman el-Yemenî ve Şemseddin el-Bâbilî gibi hocaların derslerine devam ettiği yer. Ne kadar kaldığı bilinmemektedir.Kıbrıs · KıbrısKıbrısKöprülü Mehmed Paşa'nın aldığı fetva ve fermanla, Türk Ahmed ve Divane Mustafa ile birlikte sürüldüğü yer; kısa bir sürgünün ardından aynı yıl Şam'a dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.Mekke · Suudi ArabistanMekke1063'te (1653) hacca gittiği şehir; dönüşünde Fâtih Camii vâizliğine getirilmiştir. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed Efendi (1608-1661), Şam ve Kahire'de tahsil gören; Ayasofya, Sultan Ahmed ve Fatih camilerinde vaaz eden, 1656'da Kıbrıs'a sürülen etkili Osmanlı vâizidir.