Ara
Menü

Osmânzâde Ahmed Tâib Efendi

Osmânzâde Ahmed Tâib Efendi (ö. 1724), Osmanlı tarih ve biyografi yazıcılığına eserler veren; Arapça, Farsça ve Türkçe şiir söyleyen âlimdir.

Vefat
1724
Unvan
Osmanlı âlimi, tarihçi, mütercim ve şair

Ailesi ve tahsili

Süleymaniye Vakfı ruznamçecisi Osman Efendi'nin oğludur ve İstanbul'da doğdu. 1089/1678'de Çehrin seferi vesilesiyle Şeyhülislâm Ali Efendi'den mülâzemet aldı.

Medrese ve kadılık

Babasının yaptırdığı Cedîde-i Osman Efendi Medresesi'nin ilk müderrisi oldu. Şam yolculuğundan sonra Feyziyye-i Cedîde Medresesi'ni kurdu; İstanbul'un yüksek medreselerinde görev yaptı. Halep ve Mısır kadılıklarına yükseldi.

Vefatı

1136 Ramazanının ikinci Perşembe gecesi/1724'te, Mısır kadılığı sırasında vefat etti. Azil haberi gelmeden öldüğü kaynakta özellikle belirtilir.

Edebî ve tarihî kişiliği

Şeyhî, Tâib'in üç dilde söz söyleyebildiğini ve özellikle şiir ile inşada öne çıktığını bildirir. Tarih, ahlâk, biyografi, hadis ve tercüme alanındaki eserleri onu yalnız görev çizelgesi olan bir ilmiye mensubundan ayırır.

III. Ahmed ve Damad İbrâhim Paşa çevresi

Ahmed Tâib'in medrese basamaklarındaki hızlı yükselişinde iki metnin payı büyüktür: 1122'de (1710) III. Ahmed'in hastalığı münasebetiyle kaleme aldığı kırk hadis şerhi Sıhhatâbâd ve ertesi yıl Prut zaferi dolayısıyla padişaha sunduğu kaside. Meşâriku'l-envâr tercümesini de aynı yıllarda III. Ahmed'in emriyle yaptı.

Birkaç yıl sonra Mora'yı geri alan Damad (Şehid) Ali Paşa için yazdığı kaside 200 altınla ödüllendirildi ve şair bu sadrazamın himayesine girdi; Münşeât'ındaki bilgilerden Mora seferine katıldığı, hatta bazı ada ve kalelerin tahririnde görev aldığı anlaşılmaktadır. 1127'deki (1715) yangında evi yanınca padişah başta olmak üzere devlet büyüklerinin yardımını gördü; Şehid Ali Paşa'ya sunduğu arîzada otuz yıllık tedris hayatına rağmen “pâye-i maksûd”a ulaşamadığını yazarak Süleymaniye müderrisliğine talip oldu ve mevleviyetle kadılık mesleğine terfi ettirildi.

Halep kadılığı ve azli

16 Cemâziyelâhir 1129'da (28 Mayıs 1717) Halep kadılığına yükseltildi, ancak bir yıl kadar sonra azledilerek İstanbul'a döndü. Münşeât'ındaki bir arîzasından, kısa süren bu görevin sonunda Halep'te bir kiliseyi camiye çevirtmekle itham edilmesinin ve şehirdeki Fransız konsolosunun hükümet nezdindeki faaliyetlerinin rol oynadığı anlaşılmaktadır.

Mısır kadılığı ve ölümü

27 Rebîülevvel 1135'te (5 Ocak 1723) Mısır kadılığına tayin edildi. Şem'dânîzâde Süleyman Efendi bu tayini sert bir dille eleştirir ve arkasında sadrazamın himmetinin bulunduğuna işaret eder. Mısır'daki hayatı hakkında fazla bilgi yoktur; Halep nakibine, müftüsüne ve mahkemesinde birlikte çalıştığı Gürânîzâde'ye yazdığı mektuplarda Mısır mahkemesini anlatır ve maiyetindeki kâtiplerin yetersizliğinden şikâyet eder.

Kaynağa göre bu görevden azlinden kısa süre sonra, zamanın Mısır valisinin Kayserili olduğunu öğrenince söylediği bir latife yüzünden 2 Ramazan 1136'da (25 Mayıs 1724) vali tarafından zehirletilerek öldürüldü ve Kahire'deki Hazra-i Haseneyn Türbesi'ne defnedildi; Nef'î'den sonra hicvi yüzünden katledilen ikinci şair sayılır. Sitedeki mevcut biyografide ise vefatın Mısır kadılığı sırasında ve azil haberi gelmeden gerçekleştiği kayıtlıdır. İki rivayet birleştirilmemeli, ayrı ayrı korunmalıdır.

Reîs-i şâirân ve hiciv

Vezîriâzam Damad İbrâhim Paşa ile III. Ahmed'in takdirini kazanan Ahmed Tâib “reîs-i şâirân” diye anıldı ve bu ehliyetini meşhur kasidesiyle âdeta ilân etti. “Melikü'ş-şuarâ” unvanını aldıktan sonra yazdığı kasidede devrinin şairlerini birer nükteyle hicvedip sözü vekili saydığı Seyyid Vehbî'ye bıraktı; o da sözü Nedîm'e verdi.

Önceleri Hamdî mahlasını kullanan şair, yaptıklarına tövbe ederek “Tâib” mahlasını almışsa da hiciv tarafı yine ağır bastı. 1115 (1703) Edirne Vak'ası'yla ilgili manzumelerinde olaya karışan devrin ileri gelenlerini, hadisenin seyrini ve halkın tutumunu anlattı; saray düğünleri, imar hareketleri, İstanbul yangınları, hayat pahalılığı ve kıtlık üzerine söyledikleri dönemin sosyal tarihi için kaynak sayılmaktadır. Kaleminin dostları için tatlı dilli bir papağan, düşmanları için zehirli bir yılan olduğu söylenir; “su gibi ezberleme” ve “bir içim su” gibi ifadelerin ona dayandığı kaydedilir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hoca, talebe ve irşad bağı

Osman Efendi (babası).

Metni gösterMetni daralt

Osman Efendi (babası).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tâib'in eserleri

Tarih, biyografi, ahlâk, hadis ve tercüme alanındaki başlıca eserleri.

Metni gösterMetni daralt

Meşâriku'l-envâr Tercümesi, İcmâlü't-tevârîh, Hadîkatü'l-vüzerâ, Telhîsü'l-hikem, Hümâyunnâme Tercümesi, Nasîhatü'l-mülûk özeti, kırk hadis tercümesi, Mehâsinü'l-âdâb özeti, Ahlâk-ı Muhsinî tercümesi ve Münşeât kaynakta adı verilen eserleridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, c. IV, s. 3055-3077.
TARİHÎ KAYIT

Tâib'in şiirinden

Kaynakta Tâib mahlasıyla aktarılan seçilmiş kıta.

Metni gösterMetni daralt

Merd-i âkıl her umûrunda edip sabrı şiâr
Kâmrân olup iki âlemde maksûdun bulur

Şâhid-i âdil yeter “es-sabru miftâhu'l-ferec”
Hoş meseldir sabr ile derler koruk helvâ olur

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, c. IV, s. 3055-3077.
TARİHÎ KAYIT

Eser kaydı

Meşāriḳ-ı Şerīf Tercemesi, İcmālu’t-Tevārīḫ, Ḥadīḳatu’l-Vuzerā, Telḫīṣu’l-Ḥikem, Humāyūn-nāme Tercemesi, Muḫtaṣar-ı Naṣīḥatu’l-Mulūk, Ḥadīs̱-i Erbaʿīn ve Muḫtaṣaru Meḥāsini’l-Ādāb.

Metni gösterMetni daralt

Meşāriḳ-ı Şerīf Tercemesi, İcmālu’t-Tevārīḫ, Ḥadīḳatu’l-Vuzerā, Telḫīṣu’l-Ḥikem, Humāyūn-nāme Tercemesi, Muḫtaṣar-ı Naṣīḥatu’l-Mulūk, Ḥadīs̱-i Erbaʿīn ve Muḫtaṣaru Meḥāsini’l-Ādāb.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul, Kumkapı · TürkiyeCedîde-i Osman Efendi MedresesiBabası Osman Efendi'nin Kumkapı'da Karamânî Mehmed Paşa Camii bitişiğinde yaptırdığı veya yenilediği medrese. Osmanzâde Ahmed Tâib 5 Rebîülevvel 1099'da (9 Ocak 1688) buranın ilk müderrisliğine tayin edildi ve görevi yedi yıl kadar sürdü.İstanbul, Horhor · TürkiyeFeyziyye-i Cedîde MedresesiAdı iki defa müderrisler listesinden çıkarıldıktan sonra 1115'te (1703) Horhor civarında kendi inşa ettirdiği medrese. Önce hareket-i dâhil, ardından mûsıle-i Sahn derecesiyle buraya müderris oldu. İlişkili kişi dosyası Osmânzâde Ahmed Tâib Efendi : Osmânzâde Ahmed Tâib Efendi (ö. 1724), Osmanlı tarih ve biyografi yazıcılığına eserler veren; Arapça, Farsça ve Türkçe şiir söyleyen âlimdir.İstanbul, Kadıköy · TürkiyeFenerbahçe KöşküHalep kadılığından azledilip İstanbul'a döndükten sonra Kadıköy'ün Fenerbahçe semtinde yaptırdığı köşk. Kaynak, evinin şair, âlim ve mûsikişinasların toplantı yeri hâline geldiğini kaydeder. Aynı dönemde Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa sayesinde Vâlide Sultan evkafından Demirkapı Çiftliği'ni elde edip onarttı.Kahire · MısırHazra-i Haseneyn TürbesiOsmanzâde Ahmed Tâib'in defnedildiği yer. Kaynağa göre Mısır kadılığından azlinden kısa süre sonra, zamanın Mısır valisi hakkındaki bir latifesi yüzünden 2 Ramazan 1136'da (25 Mayıs 1724) zehirletilerek öldürülmüş ve buraya defnedilmiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, c. IV, s. 3055-3077
  2. [2]İSAM Ulema Veritabanı
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Osmânzâde Ahmed Tâib Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →