Ara
Menü
ذ

Latife

لطيفه

Köken ve kullanım

i. ar.

لطيفه

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(لطيفه) T. Ince, yumuşak şaka. 2. tas. Son derece ince bir mana ihtiva eden, anlaşılan ama sözle anlatılamayan işaret. Ulam-i zevkiye gibi tadilarak öğrenilen bilgiler (CT; Gİ 1:80; kı; IFM; SL 448), Latife-i insaniye Kalp ismi verilen nefs-i nâtıka. Aslında insani latife, ruhun nefse

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Tasavvuf f] ehli arasında İlâhî cevhere işaret e eden bir terim. ad § tam. latîfe-i insâniyye a. G2LuJ WJ) tas. İnsan ve özellikle kalp için tasavvuf + dünyasında kullanılan terim. latîfe-i Rabbâniyye a. (<uLj oüll) tas. İnsanın bütün dueyularına yönelik ince his. Lâ uksimu suresi 428 Lâ uksimu suresi a- (^j>- ^1 'i) bk. Beled suresi

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Hoş, tatlı söz, şaka.

Arkadaşlarınıza latîfe yapınız. Onlarla edebli ve hoşça vakit geçiriniz. Kalb kırmayınız. Lâkin şunu biliniz ki, bir topluluğu güldürenlerde hayır yoktur. (İmâm-ı Mâverdî)

Latîfenin fazlası iyi görülmemiştir. Çünkü, latîfenin çokluğu gülmeyi artırır. Çok gülmek kalbi öldürür, heybeti giderir. Böyle latîfelerden sakınmalıdır. (İmâm-ı Gazâlî)

Resûlullah efendimiz latîfe yapmış ve söylemiş, latîfeleri hep hak üzere ve fâideli olmuştur. (Muhammed Hâdimî)

2. Maddeli, zamanlı ve ölçülü olmayan Âlem-i emirdeki beş mertebeden her biri.

Âlem-i emrde bulunan beş latîfenin insanda birer sûreti, benzeri vardır. Bu beş latîfeye kalb, rûh, sır, hafî ve ahfâ isimleri verilmiştir. Evliyânın çoğu bunları birbirinden ayırmamış ve hepsine rûh demişlerdir. (İmâm-ı Rabbânî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Latîfe; manası hoş olan söz, espri ve şaka gibi mânâları ihtiva eden Arapça bir kelime. Hal inceliklerine sahip kalbe işaret eden bir kelime. Zihinde parlayan, anlayışla zuhur eden ve manasmdaki incelik sebebiyle anlatılamayan bir işarettir, denilmiştir. Ebu Said İbnü’l-Arâbî” Allah’ın, katından sana bağışladığı bir lütuftur. Onunla sen, Allah’ın anlamanı istediği şeyi anlarsın” diye açıklar. Bir de, her insanın göğsü üzerinde ruh dünyasının, maddî bedenle alâkasının yoğunluk kazandığı bir takım yerler vardır. Bunlar: 1. Kalp : Somatik olarak sol memenin dört karış altında; 2. Ruh : Sağ memenin dört karış altında; 3. Sır : Sol memenin dört karış üstünde; 4. Hafî : Sağ memenin dört parmak üstünde; 5. Ahfâ: Sağ ve sol memenin tam orta yerinin biraz üstünde. Bunlar ruhun bedene taallukunu anlattığı için, âlem-i emirden sayılmıştır. Bu latifelerden her biri, bir Peygamberin ayağı altındadır. Yani çeşitli peygamberlerin ulaştığı hakikatlara kabiliyet kazanmayı ifade eden kavramlar, tekâmülleri gösterir. Kaynaklara göre bu beş letaif (latifeler); kırmızı, sarı, beyaz, siyah ve yeşil olarak çeşitli kozmik renkler, ihtiva ederler.el-

Sözlüğe dön