HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Sûs vadisinden Fas’a
Ebû Abdullah Muhammed b. Süleyman el-Cezûlî, Güney Fas’taki Sûs vadisinin Simlâl köyünde doğdu. Berberî Cezûle kabilesine mensuptu; seyyid kabul edildiği kaynaklar da vardır. Bölgedeki siyasî karışıklık ve Portekiz tehdidi sırasında Fas’a giderek Medresetü’s-saffârîn’de dil ve din ilimleri tahsil etti.
Seyahat ve Şâzelî terbiyesi
Kabileler arasındaki bir cinayet ihtilâfını durdurmak için suçu üstlendiği ve bu yüzden bölgeden ayrıldığı anlatılır. Tanca, Mekke, Medine ve Kudüs’e uzanan uzun seyahatlerden sonra Fas’a döndü. Azemmûr yakınındaki Benî Amgār Zâviyesi şeyhi Muhammed eş-Şerîf vasıtasıyla Şâzeliyye’ye intisap etti.
Halvet ve irşad
On dört yıl kadar inzivada kaldığı, ardından Asfî’de geniş bir mürid topluluğu oluşturduğu kaydedilir. Çevresinin büyümesi siyasî idarenin kuşkusunu çekince Asfî’den çıkarıldı ve Şeyâzıme bölgesindeki Efûgāl köyüne yerleşti. 16 Rebîülevvel 870’te (6 Kasım 1465) sabah namazında vefat etti. Zehirletildiği rivayeti kuvvetli görülmekle birlikte olayın ayrıntıları kesin değildir.
Delâilü’l-hayrât
Delâilü’l-hayrât, Hz. Peygamber’e salavatları haftanın günlerine göre düzenleyen en yaygın evrâd kitaplarından biri oldu. Mağrib’den Osmanlı coğrafyasına, Sahra altı Afrika’dan Hint dünyasına kadar binlerce yazma nüsha üretildi; hat, tezhip ve kitap sanatında da ayrı bir gelenek doğurdu. Hizbü’l-felâh ve Hizbü’l-Cezûlî diğer dua metinleridir.
Cezûliyye ve sonraki kollar
Şâzeliyye’nin ana ilkelerini taşıyan Cezûliyye, Abdülazîz et-Tebbâ‘ üzerinden devam etti; Tebbâiyye, Îseviyye, Vezzâniyye/Tayyibiyye ve Hansaliyye gibi Mağrib kollarına zemin hazırladı. Naaşı daha sonra Merakeş’e nakledildi ve şehirdeki “yedi velî” ziyaret halkasının en tanınmış duraklarından biri oldu.